Ana içeriğe geç
Sözlük

ağla ile cümle

ağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bebek ağlamaya başladı.El bebé empezó a llorar.
Çocuk bana niçin ağladığını söyledi.El niño me dijo por qué lloraba.
O bebek ağlamaktan başka bir şey yapmaz.Ese bebé no hace más que llorar.
Bebek tüm gece ağladı.El bebé lloró toda la noche.
Bebek bütün gece ağlamaya devam etti.El bebé siguió llorando toda la noche.
İsa ağladı.Jesús lloró.
Canım ağlamak istiyor.Tengo ganas de llorar.
Ben kolayca ağlamam.Yo no lloro fácilmente.
Ağlamaya başladım.Rompí a llorar.
Ağlamaya devam etti.Ella siguió llorando.
Ağlamamak elimde değil.No puedo evitar llorar.
O mektubu okurken ağladı.Lloró al leer la carta.
O, ağlamaya başladı.Empezó a llorar.
O ağlamaya başladı.Empezó a llorar.
Bu çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.Este niño no hacía más que llorar.
Ağlasam mı yoksa gülsem mi bilmiyorum.No sé si reír o llorar.
Bebekler aç olduklarında ağlarlar.Los bebés lloran cuando tienen hambre.
O, bütün gece ağlamaya devam etti.Ella estuvo llorando toda la noche.
Bütün gece ağlamaya devam etti.Ella estuvo llorando toda la noche.
Annem, ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.Mi madre no hacía más que llorar.
Tom Mary'ye niçin ağladığını sordu.Tom le preguntó a Mary por qué lloraba.
Ben, kızın yardım için ağladığını duydum.Yo oí a la chica gritar por ayuda.
O ağladı.Ella lloró.
O, ağlamaktan başka bir şey yapmaz.No hace más que llorar.
Ağlama. Her şey iyi olacak.No llores. Todo estará bien.
Kız kardeşim sık sık ağlar.Mi hermana llora a menudo.
Ağlama. Seni seviyorum.No llores. Te quiero.
Tom ağlamaya başladı.Tom empezó a llorar.
Biliyorsun, sen beni ağlattın.Sabes que me hiciste llorar.
Tom bir saat ağladı.Tom lloró durante una hora.
Tom Mary'nin ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom podía ver que Mary estaba a punto de llorar.
O, yüzümü gördüğünde ağlamaya başladı.Cuando me vio la cara empezó a llorar.
Ağlama. Kötü bir şey yok.No llores, no pasa nada.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.Bill siguió llorando durante horas.
Tom, bütün gece ağladı.Tom lloró toda la noche.
Tom Mary'den aldığı mektubu okurken ağladı.Tom lloraba mientras leía la carta que había recibido de parte de Mary.
O ağladıkça ağladı.Él lloró y lloró.
Bebek süt için ağladı.El bebé lloró por la leche.
Onlar ağlamaktan başka bir şey yapmazlar.No hacen más que llorar.
Neden ağladın?¿Por qué llorabas?
Bir kız orada ağlayarak duruyordu.Una niña estaba parada ahí llorando.
O çocuk saatlerce ağlamaya devam etti.Ese niño siguió llorando por horas.
O, ağlamak üzereydi.Ella estaba a punto de llorar.
O, ağlamaya devam etti.Él seguía llorando.
Ben ağlamıyorum.No estoy llorando.
Bir bebek gibi ağlamaya gerek yok.No hace falta llorar como un bebé.
Sık sık ağlar mısın?¿Lloras a menudo?
Kötü haberi duyduktan sonra ağladı.La mujer lloró cuando oyó las malas noticias.
Tom ağlamadı.Tom no lloró.
Mary ağlamadı.Mary no lloró.
Tom, Mary'nin niçin ağladığını bilmiyor.Tom no sabe por qué lloraba Mary.
Küçük kız ağlamaya devam etti.La niña pequeña siguió llorando.
Ağlamak istiyorum.Quiero llorar.
Onu ağlattım.La hice llorar.
Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.El bebé hambriento no hacía más que llorar.
Küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.La niña pequeña no hacía más que llorar.
Ağlamamaya çalış.Intenta no llorar.
Tom ağladı.Tom lloró.
Ağlamak anne babanı geri getirmeyecek.Llorar no va a traer de vuelta a tus padres.
Onun ağlaması bir buluttan yağmur yağmasından daha kolay.Llorar para ella es más fácil que para la nube llover.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod