Ana içeriğe geç
Sözlük

ağla ile cümle

ağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.And advancing retes became cultural emblems.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.We took a look at her, we laughed, we cried, and we knew that she needed to be in a hospice.
Ned öldüğü zaman, ağladım.When Ned died, I cried.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Derek is tearful as he shouts at his mother.
Ağlaya ağlaya, 11 yaşındaki ölen oğlu Derek'i "Because We Believe" adlı şarkıya sallayarak uyutuyor.She tearfully rocks her dying son, Derek, 11, at the song "Because We Believe."
Ağlamaya başladı, onu tekrar aramamı söyledi.She started crying. She asked me to call her back.
Pes etmek için ağlama, devam edebilmek için ağla.Don't cry to give up, cry to keep going.
Beraberlik için ağlama.Don't cry to quit!
Neden ağlamasın ki?Why can't he cry?
Sonra onlardan izin istedim ve banyoya gidip, 15 dakika ağladım.Then I excused myself and I went into the bathroom and cried for about 15 minutes.
Karanlık ormanların dünyası yalan söylese de ve sen hala ağlayacaksın ve nedenini bileceksin♫ Though worlds of wanwood leafmeal lie; ♫ ♫ And yet you will weep and you'll know why. ♫
Ağlamayı kes.Stop crying
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.She was in her grandmother's backyard, and she saw something that made her break down in tears.
Bunlar sosyal ağların merkezleridir.These are the hubs of social networks.
Ağladığında burnu kızarıyor.Her nose gets red when she cries.
Annemi niye ağlattın?Why did you make Mother cry?
Sebep ne olursa olsun, onu ağlatmak aptallık.No matter what your reasons, it's foolish to make her cry.
Daha fazla ağlarsan burnun kızaracak.Your nose will get red if you cry more.
Onları asla ağlatmamalısın.Never make your parents cry.
Evet [Bebek ağlama sesleri]Yes [baby crying]
[Bebek ağlaması][baby crying]
O günahkar için, Jonah ağlamak değildir ve doğrudan kurtuluşu için feryat.For sinful as he is, Jonah does not weep and wail for direct deliverance.
Benim için ağlama Cupertino.Don't cry for me, Cupertino.
Yo, yo. Ağlama.Now, now.
Benim koca çocuğum ağlamasın.Don't cry. Not my big boy.
Fakat sorun ise; insanların sosyal ağlarının bir haritasını çıkarmanın her zaman mümkün olmadığıdır.The problem, however, is that mapping human social networks is not always possible.
Hayvanları ağla yakalamıyorlar.They don't catch them in a net.
Ve ağlamaya başladım, ama bisiklet bana ne dedi biliyor musun?So I bawled and you know what the bike said?
Ağlama artık!Stop crying!
Ağlamak normaldir.Your child might have a tantrum, or your child might be upset.
[Mooji ağlama sesleri çıkarır grup güler]We miss the point, actually, you know.
(Video) (Ağlama sesleri)(Video) (Crying)
Ağlama ve kendine iyi bak, tamam mı prensesim?Don't cry and do well, my Princess.
Annem arabada çok ağlamış olmalı.My mom will probably cry a lot in that car.
Açık bilgiyi inanılmaz buluyorum. Açık ağlar bilgi kaynaklarının temeliler.Open information is fantastic, open networks are essential.
Yıllar sonra, hala hatırlıyorum: Annem hakkında yazıyordum. "Neden ağladın" diye sormuştum.And I remember years later, I was writing about my mother, and I asked her, "Why did you cry then?"
Uzun süre ağladım.I cried for a very long time.
Yaşlı, ağlayan bir adam düşlüyorum,I imagine an old man crying here, out of the sight of the overseer.
"Amy, Amy, bekle. Ağlama. Ağlama.I said, "Amy, wait.
Oh, ben hatta ağladım.Oh, I cried.
Ağlaması gereken kişi Hanna.Why? Hanna is the one to be crying.
Ağlayışım bile güzel olmuş.I even cry prettily.
Bak ne yaptın. Ağlattın onu.Look what you did.
Ağlama lütfen.Don't cry.
-Ağlama artık, ne yaptı sana?- What's he done?
Ve Tanrı ağlamaya başlar.And God cried.
İyi çocuk ! sakın ağlama !Good boy, don't cry.
Geceleri orada yatar, ağlardım, çünkü hayalgücüm yaratıcılığa ulaşamıyordu.And I would lie there crying at night because my imagination could not touch creativity.
"Bir bilgisayar oyunu sizi ağlatabilir mi?" gibi konuşmalar duyacaksınız.You'll hear about talks like, can a video game make you cry?
Ağlayan çocuğa bir tokat da senin atman demek bu.That's like slapping the face of a crying kid.
Erkek çocuklarına ağlamamaları söylenir... "Erkek gibi" davranmaları gerekir, değil mi?Little boys are told not to cry...that they're supposed to, 'Man-Up,' right?
Neden bu sosyal ağlara gömülüyüz?Why are we embedded in social networks?
Belki sosyal ağlarda dalga dalga yayılan duygusal ayaklanmalar vardır.Maybe there are emotional stampedes that ripple through social networks.
Neden insanların sosyal ağları böyle düzenli bir örgüye benzemez?Why don't we form human social networks that look like a regular lattice?
Fakat gerçek ağlarda durum böyle değildir.But that's not the case with real networks.
Fakat sosyal ağların bazı yönleri bu kadar açık değildir.But certain other aspects of social network structure are not so obvious.
Bu durum ağlarda geçişkenlik olarak bilinir.This is known as transitivity in networks.
Belirtmek istediğim görüş, ağların değerli olduğudur.Well, the argument I'd like to make is that networks have value.
Bence sosyal ağları oluşturmamızın nedeni, getirilerinin götürülerinden fazla olmasıdır.I think we form social networks because the benefits of a connected life outweigh the costs.
Bu yüzden iyi ve değerli şeylerin yayılması sosyal ağların devamı ve beslenmesi için gereklidir.So the spread of good and valuable things is required to sustain and nourish social networks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod