Ağlamayı bırak. Rimelini bozacaksın.Stop crying. You'll ruin your mascara.
"Ağlamayı kes. Rimelini bozacaksın." "Endişelenme, o sugeçirmez.""Stop crying. You'll ruin your mascara." "Don't worry, it's waterproof."
Tom zemine oturdu ve ağladı.Tom sat on the floor and cried.
Tom'un ağladığını daha önce hiç görmedim.I'd never seen Tom cry before.
Tom'un ağladığını gördüğümü sanmıyorum.I don't think I've ever seen Tom cry.
Hiç Tom'un ağladığını gördün mü?Have you ever seen Tom cry?
En son ne zaman Tom'un ağladığını gördün?When was the last time you saw Tom crying?
Bir bebek gibi ağlamaya başladım.I started crying like a baby.
Yatak odama gittim ve ağladım.I went to my bedroom and cried.
Tom Mike'ın omuzunda ağladı.Tom cried over Mike's shoulder.
O, onun omuzunda ağladı.She cried over his shoulder.
O onun omuzunda ağladı.He cried over her shoulder.
Biz birbirimizin kollarında ağladık.We cried in each other's arms.
Mary kollarımda ağladı.Mary cried in my arms.
Onlar birbirlerinin kollarında ağladı.They cried in each other's arms.
Artık ağlamayacağımI won't cry anymore.
Tom kolayca ağlar.Tom cries easily.
Ağlamayı kes ve birlikte hareket et.Stop crying and get your act together.
Biz gülenleri görürürüz-Biz ağlayanları görmeyiz.We see who laughs- we don't see who cries.
Tom'un ağladığını hiç duymadım.I've never heard Tom cry.
Tom, Mary'nin ağladığını gördü ve onu teselli etmeye gitti.Tom saw that Mary was crying and went over to comfort her.
Tom ağlamak istiyordu ama ağlamadı.Tom wanted to cry, but he didn't.
O gün üç kez ağladım.I cried three times that day.
Ağlamak istiyorum ama ağlayamam.I want to cry, but I can't.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but cry.
Tom yüksek sesle ağlamaya başladı.Tom began to cry loudly.
Ağlamayı kes, yoksa seni köpeklere atarım.Stop crying or I'll throw you to the dogs.
Bir süre ağladık.We cried for a while.
Tom duygu ile ağladı.Tom wept with emotion.
Mary başını Tom'un omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Mary put her head on Tom's shoulder and began to cry.
Tom başını Mary'nin omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Tom put his head on Mary's shoulder and began to cry.
Anneni ağlattın.You made your mother cry.
Onu ağlattın. İstediğin şey o mudur?You made her cry. Is that what you wanted?
Tom Mary'nin gelecekle ilgili vizyonuna güldü, ancak gerçekleştiğinde ağladı.Tom laughed at Mary's vision of the future, but cried when it came true.
Tom üç yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.Tom cried like a three-year-old.
Hayatımda hiç ağlamadım. Şimdi istiyorum ama yine de yapamıyorum.I have never cried in my life. Now I want to but I still cannot.
Kimse onun için ağlamaz.Nobody will cry for him.
Eğer Tom'u ağlatacağını bilseydim o şarkıyı söylemezdim.I wouldn't have sung that song if I'd known it would make Tom cry.
Tom gittiğinde ağladım.I cried when Tom left.
Burada kalırsak ağlamaya devam edecektir.He will continue to cry if we stay here.
Köpeğim öldüğünde ağladım.I cried when my dog died.
Beni ağlatan bir kitabı severim.I love a book that makes me cry.
Lütfen bana neden ağladığını söyle.Please tell me why you're crying.
Tom sanki ağlamaya hazırmış gibi görünüyordu.Tom looked as if he were ready to cry.
Tom okuldan eve kadar ağladı.Tom cried all the way home from school.
Bir an için Tom sanki ağlamaya başlayabilir gibi görünüyordu.For a moment, it looked as if Tom might start crying.
Ne kadar ağladığım konusunda hiçbir fikrin yok.You have no idea how much I cried.
Asla bir erkek için tekrar ağlamayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I'd never cry again for a man.
Orada! orada! çocuk, ağlama!There, there, child, don't cry.
Sonra bütün kızlar birbiri ardına ağlamaya başladılar.Then all the girls began to cry, one after the other.
Kızlar okuldan eve kadar bütün yolda ağladılar.The girls cried all the way home from school.
Bana ne hakkında ağladığını söyle.Tell me what you're crying about.
Yine ağladım.I cried again.
Hiç yetişkin bir adamın ağladığını gördün mü?Have you ever seen a grown man cry?
Seni ağlattığım için son derece üzgünüm.I'm awfully sorry I've made you cry.
Ben ağlamaya başladım.I began crying.
Bir bebek gibi ağladım.I cried like a baby.
Ne kadar ağladığımı bilmiyorsun.You don't know how much I cried.
Tom kendisini odasında kilitledi ve ağladı.Tom locked himself in his room and cried.
Tom kendisini odasına kilitledi ve ağladı.Tom locked himself in his room and cried.