Mary kendini yatak odasına kilitledi ve yaklaşık bir saat boyunca ağladı.Mary locked herself in her bedroom and cried for nearly an hour.
Mary banyoda kendisini kilitledi ve yaklaşık bir saat ağladı.Mary locked herself in the bathroom and cried for nearly an hour.
Mary kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.Mary locked herself in the bathroom and cried.
Tom kesintili olarak saatlerce ağladı.Tom cried on and off for hours.
Mary hiç kimse ağlamasını görmesin diye kendini banyoda kilitledi.Mary locked herself in the bathroom so that no one would see her cry.
Leyla çığlık atıp ağlamaya başladı.Layla just started screaming and crying.
Fadıl ağlamaya başladı.Fadil started to cry.
Ağlaya ağlaya uyuyakaldım.I cried myself to sleep.
Kendimden geçinceye kadar ağladım.I cried myself to sleep.
Bir kadının ağlaması değersizdir.A woman's crying is worthless.
Ağlamak yerine hareket etmeyi tercih ederim.I prefer to act, instead of crying.
Ben ağlayarak uyandım.I woke up crying.
O zamandan önce babamın ağladığını hiç görmemiştim.I had never seen my father cry before that time.
Herkes ağlıyordu, sadece Tom ağlamıyordu.Everybody was crying, not just Tom.
Tom, Mary'nin onun ağlamasını görmesini istemedi.Tom didn't want Mary to see him cry.
Leyla hemen ağlamaya başladı.Layla started to cry right away.
Bebek ağlamayı bıraktı.The baby has stopped crying.
Bebek nihayet ağlamayı bıraktı.The baby has finally stopped crying.
Onun hepsini dinledikten sonra, o ağladı.Upon hearing it all, he cried.
Tom hemen ağlamaya başladı.Tom started to cry right away.
O her zaman beni ağlatır.It makes me cry every time.
Tom o hikayeyi sana anlattığında ağladın mı?Did you cry when Tom told you that story?
Bütün bebekler ağlar.All babies cry.
Tom ona kazayı söylediğim zaman ağlamaya başladı.Tom started crying when I told him about the accident.
Köpeğinin öldüğünü söylediğimde Tom ağlamaya başladı.Tom started crying when I told him his dog had died.
Leyla, Sami ile ağladı.Layla cried with Sami.
Leyla, Arapça rüya gördü, Arapça düşündü, Arapça konuştu ve Arapça ağladı.Layla dreamed in Arabic, thought in Arabic, spoke in Arabic, and cried in Arabic.
Birinin ağladığını duydun mu?Did you hear anyone crying?
Tom saatlerce ara sıra ağladı.Tom cried off and on for hours.
Onlar ağlamaktan vazgeçmedi.They did not stop crying.
Beni ağlatan da bu işte.That's what made me cry.
Layla sadece ağlayıp çığlık atıyordu.Layla was just crying and screaming.
Köpek öldüğünde ağladılar.They wept when the dog died.
Tom oturdu ve ağladı.Tom sat down and cried.
Tom'un ağladığını duyduğumu sanmıştımI thought I heard Tom crying.
Tom Mary'ye ne yaptığını söylediğinde o ağlamaya başladı.When Tom told Mary what he had done, she started crying.
Tom hep ağladı.Tom cried the entire time.
Tom sürekli ağladı.Tom cried the entire time.
Sami ağlamaya başladı.Sami started to cry.
Kardeşim sık sık ağlar.My sibling often cries.
Erkek kardeşim sık sık ağlar.My brother often cries.
O sadece kuru bir beze ihtiyacı olduğunda ağlar.He only cries when he needs a dry nappy.
Sadece kuru bir bez gerektiğinde ağlar.She only cries when she needs a dry nappy.
Bu çocuk bütün gece ağladı.This child cried all night.
Ağlayıp sızlanmayı kes!Stop whingeing!
Ağlayıp sızlanmayı kes.Stop whingeing!
Tom'un neden ağladığını biliyor musun?Do you know the reason why Tom was crying?
Arkadaşlarımın beni ağlarken görmelerini istemiyorum.I don't want my friends to see me cry.
Güleyim mi ağlayayım mı bilmiyorum.I didn't know whether to laugh or cry.
Daha önce Tom'un ağladığını hiç görmemiştim.I've never seen Tom cry before.
Tom'un ağladığımı görmesini istemem.I don't want Tom to see me cry.
Tom'un beni ağlarken görmesini istemiyorum.I don't want Tom to see me cry.
Tom'un cenazesinde ağlamadım.I didn't cry at Tom's funeral.
Tom'un niye ağladığından haberin var mı?Do you know why Tom is crying?
Tom Mary'den gelen mektubu okuken ağladı.Tom cried as he read the letter from Mary.
Tom, Mary'nin bu sabah ağladığını gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary crying this morning.
Tom sadece orada oturdu ve ağladı.Tom just sat there and cried.
Tom Mary'nin ağladığını fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was crying.
Eğer Mary bırakırsa Tom muhtemelen ağlar.Tom will probably cry if Mary leaves.
Sen ağlamadın, değil mi?You didn't cry, did you?