ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››I všed tam, řekl jim: Co se bouříte a plačete? Neumřelať jest děvečka, ale spí.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Ja käydessään sisään hän sanoi heille: "Mitä te hälisette ja itkette? Lapsi ei ole kuollut, vaan nukkuu."
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Jezus ging naar binnen en vroeg: "Waarom maakt u zo'n lawaai? Waar is dat gehuil voor nodig?
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››들어가서 저희에게 이르시되 너희가 어찌하여 훤화하며 우느냐 이 아이가 죽은 것이 아니라 잔다 하시니
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Och han gick in och sade till dem: »Varför klagen I och gråten? Flickan är icke död, hon sover.»
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Og han går ind og siger til dem: "Hvorfor larme og græde I? Barnet er ikke død, men det sover."
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››og han gikk inn og sa til dem: Hvorfor larmer og gråter I? Barnet er ikke død; hun sover.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Wszedłszy tedy, rzekł im: Przecz zgiełk czynicie i płaczecie? nie umarłać dzieweczka, ale śpi.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Y al entrar, les dijo: --¿Por qué hacéis alboroto y lloráis? La niña no ha muerto, sino que duerme
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››και εισελθων λεγει προς αυτους Τι θορυβεισθε και κλαιετε; το παιδιον δεν απεθανεν, αλλα κοιμαται.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››И, войдя, говорит им: что смущаетесь и плачете? девица не умерла, но спит.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››И като влезе, каза им: Защо правите вълнение и плачете? Детето не е умряло, а спи.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››І, ввійшовши, рече їм: Чого трівожетесь та голосите? Дївча не вмерло, а спить.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››ובבאו אמר אליהם מה תהמו ותבכו הנערה לא מתה אך ישנה היא׃
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››فدخل وقال لهم لماذا تضجون وتبكون. لم تمت الصبية لكنها نائمة.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››進 到 裡 面 、 就 對 他 們 說 、 為 甚 麼 亂 嚷 哭 泣 呢 、 孩 子 不 是 死 了 、 是 睡 著 了
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››進到 裡面 、 就 對 他 們說 、 為甚麼 亂嚷 哭泣 呢 、 孩子 不 是 死了 、 是 睡著 了
İçten içe ağlıyorum.Deixemos isso. Estou a chorar interiormente.
İçten içe ağlıyorum.Estoy llorando por dentro.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.Choć wewnętrznie rozpaczam.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.저는 속으로 울고 있어요, 여전히 흉터들도 남아있고요.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.Я плачу внутри себя, и шрамы ещё не зажили.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.אני בוכה מבפנים. יש עדיין צלקות.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.فأنا أبكي من الداخل، لا زالت لديَّ بعض الجروح منه.
İçten içe ağlıyorum. Hala izleri var.とにかく私が言いたいことは
İçten içe ağlıyorum.Ich weine innerlich.
İçten içe ağlıyorum.Je pleure à l'intérieur.
İçten içe ağlıyorum.Ne sto ancora soffrendo.
İçten içe ağlıyorum.Plâng pe dinăuntru.
İçten içe ağlıyorum.Tôi đang khóc ở bên trong.
İçten içe ağlıyorum.Uvnitř pláču.
İçten içe ağlıyorum.Vanbinnen ben ik troosteloos.
İçten içe ağlıyorum.Vnútri to ešte stále bolí.
İçten içe ağlıyorum.Плача на ум.
İçten içe ağlıyorum.Я ридаю глибоко в середині.
İnsanlar ağlıyor.Er zijn mensen aan het huilen.'
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Folk græder, og hun kom, hun læste teksten og så begyndte hun at græde.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Ihmiset itkevät, ja hän luki tekstin ja hänkin alkoi itkeä.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.La gente sta piangendo, così è venuta a vedere, ha letto il testo, e ha iniziato a piangere.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Les gens pleurent, elle est venue, elle a lu le texte et elle a commencé à pleurer.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Ľudia plačú, ona príde, prečíta si správu, a začne plakať.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Ludzie płaczą!" Przyszła, przeczytała i sama zaczęła płakać.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Lumea plânge, ea a venit, a citit textul și a început să plângă.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Mọi người đang khóc, và cô ấy bước đến, đọc chữ, và cô ấy cũng bật khóc.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Orang-orang menangis, dan saat istri saya membaca tulisan itu, dia mulai menangis.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Pessoas a chorar, e ela veio, leu o texto, e começou a chorar.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Sírnak ezek az emberek, ő meg odajött, elolvasta az üzenetet és ő is elkezdett sírni.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Она подошла, прочитала сообщение и начала плакать сама.
İnsanlar ağlıyor. Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Хората плачат, тя дойде, прочете текста, и тя започна да плаче.
İnsanlar ağlıyor."사람들이 울고 있다", 그래서 그녀가 와서 글을 보더니,
İnsanlar ağlıyor.Menschen weinen.
İnsanlar ağlıyor.To musíš vidět.
İnsanlar ağlıyor.Y ella vino, leyó el texto y empezó a llorar.
İnsanlar ağlıyor.Κάποιοι άνθρωποι κλαίνε.
İnsanlar ağlıyor.אנשים בוכים, והיא באה, היא קראה את הטקסט,
İnsanlar ağlıyor.إن الناس يبكون، وجاءت وقرأت الكلام المكتوب،
İnsanlar ağlıyor.妻も泣き始めました
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Aj, rekové jejich naříkali vně, jednatelé pokoje hořce plakali.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ecco gli araldi gridano di fuori, i messaggeri di pace piangono amaramente
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Eis que os valentes estão clamando de fora; e os embaixadores da paz estão chorando amargamente.