ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hepimiz ağlıyorduk.父親は仕事から帰宅したら
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?Dacă suntem cu toţii la fel, de ce urâm, de ce ne luptăm și de ce plângem?
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?Jeżeli jesteśmy aż tak podobni, czemu nienawidzimy, walczymy i płaczemy?
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?우리가 이렇게 다 똑같은데 미워하고 싸우고 울부짖을 필요가 있을까요?
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?Se siamo tutti uguali, perché odiamo, lottiamo, piangiamo.
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?Si nous sommes tous pareils, pourquoi haïssons-nous, nous battons-nous, pleurons-nous ?
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?Si somos todos iguales ¿por qué odiamos, peleamos y lloramos?
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?תחת השמיים הגדולים הכחולים והיפיפים האלו. כל יום, ברכו כל אחד ואת כולם,
Hepimiz aynıyken neden nefret ediyor, savaşıyor ve ağlıyoruz?وبما أننا جميعا متساوون. لماذا هذه الكراهية والحرب والهتافات
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Đêm hằng đêm tôi vẫn khóc, "Cha ơi cha sẽ về nhé?"
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Jag gråter varje natt: Kan du inte komma hem?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Joka yö mä itken iskä palaisit jo kotiin taas
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Nacht für Nacht weine ich, Daddy, würdest Du bitte nach Hause kommen?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Night after night I'm cryin' Daddy won't you please come home?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Night after night I'm cryin' Daddy won't you please come home?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Noapte după noapte eu plâng Vino acasă Tati, te implor!
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Noc co noc já pláču. Miláčku, kdy prosím přijdeš za mnou?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Noche tras noche, lloro. Papá, ¿no puedes venir a casa?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Noite após noite, eu continuo a chorar! " Amor quando vais voltar para casa, por favor?"
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Notte dopo notte grido Papino, per favore, torni a casa?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Nuit après nuit je pleure, papa, vous s'il te plaît, rentre à la maison.
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Płaczę noc po nocy Proszę wróc do domu kochany
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?Нощ подир нощ аз плача, татенце, ще си дойдеш ли у дома?
Her gece ağlıyorum, Babacığım eve gelmeyecek misin?ダディー 帰ってきて 寂しすぎる
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Ai nấy đều khóc lóc than vãn về con đó. Nhưng Ngài phán rằng: Ðừng khóc, con nầy không phải chết, song nó ngủ.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››A płakali wszyscy, i narzekali nad nią. Ale on rzekł: Nie płaczcież! Nie umarłać, ale śpi.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››A všetci plakali a nariekali nad ňou. A on povedal: Neplačte, veď nezomrela, ale spí.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››E todos choravam e pranteavam; ele, porém, disse: Não choreis; ela não está morta, mas dorme.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››모든 사람이 아이를 위하여 울며 통곡하매 예수께서 이르시되 울지 말라 죽은 것이 아니라 잔다 하시니
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Och alla gräto och jämrade sig över henne. Men han sade: »Gråten icke; hon är icke död, hon sover.»
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Og alle gråt og jamret sig over henne; men han sa: Gråt ikke! hun er ikke død, hun sover.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Og de græd alle og holdt Veklage over hende; men han sagde: "Græder ikke; hun er ikke død, men sover."
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Plakali jí pak všickni a kvílili. A on řekl: Neplačtež. Neumřelať, ale spíť.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Sírának pedig mindnyájan, és gyászolák azt; õ pedig monda: Ne sírjatok; nem halt meg, hanem aluszik.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Todos lloraban y lamentaban por ella. Pero él dijo: --No lloréis. Ella no ha muerto, sino que duerme
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Toţi plîngeau şi o boceau. Atunci Isus a zis: ,,Nu plîngeţi; fetiţa n'a murit, ci doarme.``
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Tutti piangevano e facevano il lamento su di lei. Gesù disse: «Non piangete, perché non è morta, ma dorme»
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Vsi pa so jokali in žalovali za njo. On pa reče: Ne jokajte, ni umrla, ampak spi.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Εκλαιον δε παντες και εθρηνουν αυτην. Ο δε ειπε Μη κλαιετε δεν απεθανεν, αλλα κοιμαται.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Все плакали и рыдали о ней. Но Он сказал: не плачьте; она не умерла, но спит.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››И всички плачеха и го оплакваха. А Той им рече: Не плачете; защото не е умряло, а спи.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››Плакали ж усї й голосили по нїй; Він же рече: Не плачте; не вмерла, а спить.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››וכלם בכים וספדים לה ויאמר אל תבכו כי לא מתה אך ישנה היא׃
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››وكان الجميع يبكون عليها ويلطمون. فقال لا تبكوا. لم تمت لكنها نائمة.
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››眾 人 都 為 這 女 兒 哀 哭 捶 胸 。 耶 穌 說 、 不 要 哭 . 他 不 是 死 了 、 是 睡 著 了
Herkes kız için ağlıyor, dövünüyordu. İsa, ‹‹Ağlamayın›› dedi, ‹‹Kız ölmedi, uyuyor.››眾 人 都 為這 女 兒哀哭 捶胸 。 耶穌說 、 不 要 哭 . 他 不是 死了 、 是 睡著 了
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Dia menangis sepanjang waktu sambil melihat foto Hamid.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Die ganze Zeit ist er am weinen und schaut sich Hamids Fotos an.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Han bara gråter hela tiden och tittar på Hamids foton.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Hij huilt de hele tijd en kijkt naar de foto van Hamid.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Il ne cesse de pleuré à la vue de la photo de Hamid.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Neprestano joka in gleda Hamidovo fotografijo.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Płacze cały dzień i patrzy na zdjęcie Hamida".
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.Sta tutto il tempo a piangere e a guardare le foto di Hamid.
Her zaman ağlıyor ve Hamid'in fotoğrafına bakıyor.يبكي طوال اليوم وينظر إلى صورة حميد.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››a vojdúc povedal im: Čo robíte krik a plačete? Dieťa nezomrelo, ale spí.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››E, entrando, disse-lhes: Por que fazeis alvoroço e chorais? a menina não morreu, mas dorme.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››Entrato, disse loro: «Perché fate tanto strepito e piangete? La bambina non è morta, ma dorme»
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››És bemenvén, monda nékik: Mit zavarogtok és sírtok? A gyermek nem halt meg, hanem alszik.
İçeri girerek onlara, ‹‹Niye gürültü edip ağlıyorsunuz?›› dedi. ‹‹Çocuk ölmedi, uyuyor.››In ko vnide, jim reče: Kaj hrumite in jokate? Deklica ni umrla, marveč spi!