ağlıyor ile cümle
ağlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Glej, njih junaki vpijejo zunaj, poslanci miru jokajo bridko.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.He aquí que sus héroes claman en las calles; los embajadores de la paz lloran amargamente
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Hľa, ich hrdinovia kričia vonku; poslovia pokoja plačú horko;
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Hör, deras hjältar klaga därute, fredsbudbärarna gråta bitterligen.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Iată, vitejii strigă afară; solii păcii plîng cu amar.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ímé, erõseik ott künn kiáltanak, a békesség követei keservesen sírnak.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Katso, sankarit huutavat ulkona, rauhan sanansaattajat itkevät katkerasti.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.보라 그들의 용사가 밖에서 부르짖으며 평화의 사신들이 슬피 곡하며
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Maar nu huilen uw gezanten van bittere teleurstelling, want de vredesregeling is verworpen.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Nầy , những kẻ mạnh_bạo đương kêu_rêu ở ngoài ; các sứ_giả cầu_hòa khóc_lóc đắng_cay .
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Nầy, những kẻ mạnh bạo đương kêu rêu ở ngoài; các sứ giả cầu hòa khóc lóc đắng cay.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Oto mocarze ich wołają na dworze, posłowie pokoju gorzko płaczą.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Se, deres Helte skriger derude, Fredens Sendebud græder bittert;
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Se, deres løvehelter* skriker der ute, fredsbudene gråter sårt. / {* 2SA 23, 20.}
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Siehe, ihre Helden schreien draußen, die Boten des Friedens weinen bitterlich.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Voici, les héros Poussent des cris au dehors; Les messagers de paix Pleurent amèrement.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ιδου, οι ανδρειοι αυτων θελουσι βοησει εξωθεν, και οι πρεσβεις της ειρηνης θελουσι κλαυσει πικρως.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Вот, сильные их кричат на улицах; послы для мирагорько плачут.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.Ето, юнаците им викат навън; Посланиците на мира плачат горчиво
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.הן אראלם צעקו חצה מלאכי שלום מר יבכיון׃
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.هوذا ابطالهم قد صرخوا خارجا. رسل السلام يبكون بمرارة.
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.看 哪 、 他 們 的 豪 傑 在 外 頭 哀 號 . 求 和 的 使 臣 、 痛 痛 哭 泣
İşte, en yiğitleri sokaklarda feryat ediyor, Barış elçileri acı acı ağlıyor.看哪 、 他 們 的 豪傑 在 外頭 哀號 . 求和 的 使臣 、 痛痛 哭泣
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.En koskaan tiedä, itkeekö vaimoni oikeasti vai leikisti.
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Ich kann nie sagen, ob meine Frau echt weint oder nur Theater spielt.
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Ich kann nie sagen, ob meine Frau echt weint oder nur Theater spielt.
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Je ne sais jamais si elle pleure ou joue la comédie.
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Niciodatã nu ºtiu dacã nevastã-mea plânge cu adevãrat sau doar joacã teatru.
Karım gerçekten ağlıyor mu yoksa rol mü yapıyor hiç bilemiyorum.Nunca sé si mi mujer llora de verdad o sólo está actuando.
Korkarım annemiz evde, yine ağlıyordur.Espero que mamá no esté llorando en casa.
Korkarım annemiz evde, yine ağlıyordur.Kosaku, będziemy już w 4 klasie gimnazjum.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.A ja roním slzy, plačem, ako malé decko.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Dan saya menunduk, menangis, seperti anak kecil.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.E mi sciolgo, piango, come un ragazzino.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.És bőgök, sírok, mint egy kisgyerek.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Et je suis en pelote, je pleure, comme un petit enfant. Et ça avait tout le sens du monde pour moi.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Ik doe mee, ik huil mee, als een klein kind.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Jaz se zvijam, jaz jočem kot majhen otrok.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.저는 몸을 웅크리고, 울어요. 어린아이처럼요.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Och jag grät, som ett barn.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Og jeg bryder sammen, jeg græder som et lille barn.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Plakal jsem, plakal jsem jako malé dítě.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.(Risos) Eu estava a chorar como uma criancinha.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Și eram fericit, plângeam ca un copil mic.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Und ich feiere, ich weine wie ein kleines Kind.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Và tôi bối rối, tôi đã khóc như 1 đứa trẻ con.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Wrzeszczałem i płakałem jak małe dziecko.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Y grito, lloro, como un pequeño.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.Και έχω πετύχει, κλαίω, σα μικρό παιδί.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.И аз се тресях, аз плачех като малко дете.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.И я веселился вовсю и плакал, как дитя.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.І я скрутився і плакав, як мале дитя.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.ואני מייבב, אני בוכה, כמו ילד קטן.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.و أنا أنتحب، أنا أبكي، مثل طفل صغير.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.幼い子どものようでした そこで はっきりと気付きました
(Kunduz ağlıyor)(A hód sírása)
(Kunduz ağlıyor)(Castor a chorar) Bem.
(Kunduz ağlıyor)(Castor llorando)
(Kunduz ağlıyor)(Castoro che piange)
(Kunduz ağlıyor)(Gémissement de castor)