Ana içeriğe geç
Sözlük

ağaca ile cümle

ağaca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Gli artigli, comunque limitarono la loro adattabilità sugli alberi.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Hun klauwen beperkten echter hun bedrevenheid in de bomen.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Ihre Klauen jedoch beschränkten ihre Fähigkeiten in den Bäumen.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Jednak Ich szpony ograniczały ich biegłość na drzewach.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Leurs griffes, toutefois, limitaient leur adaptation aux arbres.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Sin embargo sus garras limitaban su destreza en los árboles.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Toda kremplji so jim omejevali spretnost v drevesih.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Τα νύχια τους, ωστόσο, περιόρισαν την προσαρμογή τους στα δέντρα.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Однако, их когти мешали им приспособиться к передвижению по деревьям.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.(преди 65 млн.г.) Но техните нокти затруднявали придържането им към дърветата.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.הציפורניים שלהם הגבילו את יכולת הטיפוס שלהם על העצים.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.De lever i træerne i alle kropsstørrelser, og, selvfølgelig, lever de på landjorden.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ellas habitan los árboles de todos tamaños y, por supuesto, habitan en la tierra.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ils habitaient dans les arbres quelle que soit leur taille, et, bien sûr, ils habitaient sur terre.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.그들은 나무에 삽니다. 물론, 땅에서도 삽니다.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ne asuttavat kaikenkokoisia puita ja luonnollisestikkin, ne asuvat maalla.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Occupavano gli alberi quale che fosse la loro stazza, e, naturalmente, abitavano anche la terra ferma.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Sie bewohnen in jeder Größe die Bäume und sie bewohnen natürlich das Land.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Ze bewonen de bomen in alle lichaamsmaten, en natuurlijk bewonen zij ook het land.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Żyją też na drzewach, oraz na lądzie.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Они обитают в деревьях любых размеров, и, конечно, они живут на земле.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.Те населяват дърветата във всички телесни размери, и, разбира се, населяват земята.
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.יש עופות מתחפרים. יש חיים על העצים בכל הגדלים,
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.وطيور ذات أحجام مختلفة تقطن الأشجار وبالطبع فهم يقطنون على اليابسة أيضا
Ayrıca her boyuttaki ağaca yerleştiler, ve tabii ki, karaya da yerleştiler.もちろん 地上を制覇しています 私たちが最初にこれが鳥だと言い始め
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Dia dapat melihat dan tersenyum, seperti Anda melihat pohon ketika Anda tidak mengerti anatomi tanaman.
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Él puede mirar y sonreír, como cuando tu miras un árbol sin saber nada de anatomía de las plantas.
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Può guardarli e sorridere,come quando guardi un albero, senza vederlo in termini botanici.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyorKanske du börjar rita ett binärt träd som ser ut som ett träd.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyorMoże rysujesz drzewo binarne które wygląda jak drzewo.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyorMožná začneš kreslit binární stromeček, který vypadá jako strom.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyorMožno začneš kresliť binárny stromček, ktorý vyzerá ako strom.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyorPeut-être commencez-vous à dessiner un arbre binaire qui ressemble à un arbre.
Belki ikili bir ağaç çizmeye başlıyorsun ve bir ağaca benziyor二分木を描きはじめるでしょう. 多分あなたはこの木がそんなに 良いものには見えないでしょう.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Amikor a fát nézzük, akkor egy nagyítóval az óriás fát láthatjuk.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Când te uiți la un arbore, îți trebuie o lupă să vezi un gigant.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Il faut une loupe pour voir un géant en regardant un arbre.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Khi bạn nhìn vào một cây, cần một kính khổng lồ để thấy một cây to.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.거대한 나무를 관찰할 때는 돋보기가 필요합니다.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Man braucht eine Lupe, um zu sehen, wie gigantisch dieser Baum ist.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Mientras miran un árbol, se requiere de una lupa para ver un árbol gigante.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Potrzeba szkła powiększającego by dostrzec olbrzymie drzewo.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Quando guardate un albero, ci vuole una lente per vedere un albero gigante.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Wanneer je naar een boom kijkt heb je een vergrootglas nodig om een reuzenboom te zien.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Като гледаш едно дърво, е нужна лупа, за да видиш гигантско дърво.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.Когда вы на него смотрите, вам понадобится увелечительное стекло, чтобы увидеть гигантское дерево.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.כאשר אנו מביטים בעץ, אנו זקוקים לזכוכית מגדלת כדי לראות את העץ הענק.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.عندما تنظرون إلى شجرة. تتطلب عدسة مكبرة لرؤية شجرة عملاقة.
Bir ağaca baktığınızda, onu dev bir bütün olarak görebilmek için bir büyüteç lazım.残念ながら この講演の締めくくりに
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.그러던 어느날, 저희 앞 바로 20걸음 앞에 번개가 떨어졌습니다.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Al snel raakte een bliksemschicht een boom 20 passen van ons vandaan.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Az elején, egy villám belecsapott egy fába 20 lépésnyire tőlünk.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Cuando era pequeña, un rayo cayó en un árbol a 20 pasos de nosotros.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Ešte na začiatku udrel do stromu blesk, len 20 krokov od nás.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Na samym początku naszej przygody, piorun uderzył w drzewo jakieś 15 metrów od nas.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Nel primo periodo, un fulmine ha colpito l'albero a 20 passi da noi.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.No início, um raio atingiu uma árvore a cerca de 20 passos de nós. Foi assustador.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Quand elle était petite, la foudre a frappé un arbre à 20 pas de nous.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Şi destul de devreme, un fulger a lovit un copac la 20 de paşi de noi.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Trước đó, một tia sét đã đánh trúng vào cái cây cách bọn tôi khoảng 20 bộ (15.24m).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod