Ana içeriğe geç
Sözlük

ağaca ile cümle

ağaca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹Eğer bir adam bir günahtan ötürü ölüm cezasına çarptırılıp öldürülür ve ölüsü ağaca asılırsa,人 若 犯 該 死 的 罪 、 被 治 死 了 、 你 將 他 挂 在 木 頭 上
‹‹Eğer bir adam bir günahtan ötürü ölüm cezasına çarptırılıp öldürülür ve ölüsü ağaca asılırsa,人 若 犯 該 死 的 罪 、 被 治 死 了 、 你 將 他 挂在 木 頭上
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.Dwie osoby wspinają się na Gaję. To jedna z najstarszych sekwoi.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.가장 나이가 많은 삼나무로 여겨지는 이 나무 "Gaya"에 올라가는 두 사람이 보입니다. 여기 있군요.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.In deze boom, Gaya, zijn twee mensen aan het klimmen. Het zou een van de oudste kustmammoetbomen zijn.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.По това дърво - Гая, което се смята за една от най-старите секвои, се катерят двама души.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.ישנם שני אנשים המטפסים על העץ הזה, גאיה, אשר נחשב לאחד מהרדווד העתיקים ביותר. הנה הם.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.هناك شخصان يتسلقان هذه الشجرة، "غايا"، والذي يعتقد أنها إحدى أقدم السكويات. هاهم هناك.
Gaya adı verilen ve en yaşlı Sekoyalardan biri olduğu bilinen bu ağaca tırmanabilen iki kişi var.最長寿のセコイアのひとつだと考えられている木です 7分の1の高さまでしか登っていません
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Hé!
İçeri girin. Şu ağaca bakın. İçeri gel baba.Какво щях да правя?
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Kom binnen Kijk naar deze boom.
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Kom in Titta på det här trädet.
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Masuk Lihatlah pohon ini.
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Masuk Lihatlah pohon ini.
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Podívejte se na ten strom.
İçeri girin. Şu ağaca bakın.Regardez cet arbre.
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"Acreditas que alguém subiu ali a uma árvore, "colheu este fruto, pô-lo num camião,
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"Con có tin là có ai đó trèo cây ở bên đó, hái quả này, bỏ vào xe tải,
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"El tudod hinni, hogy valaki megmászott ott egy fát,
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"누군가가 저기 나무를 올라서 열매를 따고, 트럭에 싣고난 다음에
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"¿Puedes creer que alguien se subió a un árbol allá, bajó estas cosas, las puso en un camión,
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,"היית מאמין שמישהו טיפס שם על עץ, קטף את הדבר הזה, שם אותו במשאית,
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,تصور يا بني .. لقد تسلق احدهم النخل هناك .. واقتطف هذا البلح .. ووضعه في شاحنة
"İnanabiliyor musun, birileri orada bir ağaca tırmanmış, bu şeyi toplamış, bir kamyona koymuş,トラックに積まれて 港までわざわざ運ばれ そのあと
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.De discipelen hoorden Hem tegen de boom zeggen: "Er zullen aan jou nooit meer vruchten komen."
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.E gli disse: «Nessuno possa mai più mangiare i tuoi frutti». E i discepoli l'udirono
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.E Jesus, falando, disse � figueira: Nunca mais coma alguém fruto de ti. E seus discípulos ouviram isso.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Entonces Jesús dijo a la higuera: "¡Nunca jamás coma nadie de tu fruto!" Y lo oyeron sus discípulos
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.In Jezus izpregovori in ji reče: Na vekomaj nikoli nihče s tebe sadu ne jej! In slišali so to učenci njegovi.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.예수께서 나무에게 일러 가라사대 이제부터 영원토록 사람이 네게서 열매를 따 먹지 못하리라 하시니 제자들이 이를 듣더라
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Ngài bèn cất tiếng phán cùng cây vả rằng: Chẳng hề có ai ăn trái của mầy nữa! Các môn đồ đều nghe lời ấy.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Ngài bèn cất_tiếng phán cùng cây vả rằng : Chẳng hề có ai ăn_trái của mầy nữa ! Các môn_đồ đều nghe lời ấy .
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Tedy odpověděv Ježíš, řekl jemu: Již více na věky nižádný z tebe ovoce nejez. A slyšeli to učedlníci jeho.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Und Jesus antwortete und sprach zu ihm: Nun esse von dir niemand ewiglich! Und seine Jünger hörten das.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.Vtedy odpovedal Ježiš a riekol mu: Nech nikto viac až na veky nejie z teba ovocia! A počuli to jeho učeníci.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.И сказал ей Иисус: отныне да не вкушает никто от тебя плода вовек! И слышали то ученики Его.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.И Той проговори, думайки й: Отсега нататък никой да не яде плод от тебе до века. И учениците Му чуха това.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.І, озвавшись Ісус, рече до неї: Щоб нїколи з тебе по вік нїхто овощу не їв. І чули ученики Його.
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.ויען ויאמר אליה מעתה איש אל יאכל פרי ממך עד עולם וישמעו תלמידיו׃
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.فاجاب يسوع وقال لها لا يأكل احد منك ثمرا بعد الى الابد. وكان تلاميذه يسمعون
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.耶 穌 就 對 樹 說 、 從 今 以 後 、 永 沒 有 人 喫 你 的 果 子 。 他 的 門 徒 也 聽 見 了
İsa ağaca, ‹‹Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!›› dedi. Öğrencileri de bunu duydular.耶穌 就 對樹說 、 從今以 後 、 永沒 有 人 喫 你 的 果子 。 他 的 門徒 也 聽見了
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.A povedal im aj podobenstvo: Vidzte fík a všetko stromovie:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn , Ngài phán cùng họ một lời ví_dụ rằng : Hãy xem cây vả và các cây khác ;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn, Ngài phán cùng họ một lời ví dụ rằng: Hãy xem cây vả và các cây khác;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.E disse loro una parabola: «Guardate il fico e tutte le piante
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Et il leur dit une comparaison: Voyez le figuier, et tous les arbres.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Hij maakte het hun duidelijk met deze gelijkenis: "Let eens op de vijgeboom of op een andere boom.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.In pove jim priliko: Poglejte smokvo in vse drevje:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I pověděl jim podobenství: Patřte na fíkový strom i na všecka stromoví.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I powiedział im podobieństwo: Spojrzyjcie na figowe drzewo i na wszystkie drzewa;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ja hän puhui heille vertauksen: "Katsokaa viikunapuuta ja kaikkia puita.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.이에 비유로 이르시되 무화과나무와 모든 나무를 보라
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Monda pedig nékik egy példázatot: Tekintsétek meg a fügefát és minden fákat:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Och han framställde för dem en liknelse: »Sen på fikonträdet och på alla andra träd.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sa en lignelse til dem: Se på fikentreet og alle trær:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sagde dem en Lignelse: "Ser Figentræet og alle Træerne;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Propôs-lhes então uma parábola: Olhai para a figueira, e para todas as árvores;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Şi le -a spus o pildă: ,,Vedeţi smochinul şi toţi copacii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod