ağacı ile cümle

ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ülkede yeşimtaşı, pek çok kamış, çin Ilgın ağacı, hutong-Ağacı, ve beyaz ot imal edilir.Das Land stellt Jade, sehr viel Schilf, chinesische Tamarisken, hutong-Bäume, und weißes Gras her.
Kendini rahatlatmak için sarayın iç bahçesine gider ve bir ağacın altında asude bir yerde oturur.Er schleicht sich heimlich in den Garten des Palastes und versteckt sich auf einem Baum.
ABD'nin Montana eyaletinin resmî ağacıdır.Außerdem ist sie offizieller Staatsbaum des US-Bundesstaates Montana.
Bir taraf huş ağacı odunudur. burada sert sesler oluşturulur.Die Holzplättchen werden zusammengedrückt, sodass ein klappernder Klang entsteht.
Ayrıca çalılık ve çok az sayıda meyve ağacı vardır.Daneben gibt es Buschwerk und einige wenige Bäume.
Merkle ağacı kavramı adını 1979 yılında Ralph Merkle'in patentiyle almıştır .Hash-Bäume wurden 1979 von Ralph Merkle erfunden.
Dolaplar için kullanılan ceviz ağacının büyük bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edildi.Ein sehr großer Teil des Rohöls gelangt jedoch über Pipelines in die USA.
Bu Karadut ağacı'da köyde bir tanedir.In der Dorfmitte wird um den Baum getanzt.
AVL ağacı, 2-3-4 ağacı ve kırmızı-siyah ağaçlar dengeli ağaçlara örnektir.2-3-4-Bäume werden beispielsweise durch Rot-Schwarz-Bäume implementiert.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Die Kinder laufen weg, sobald sie Tom sehen.
Brezilya'da Brezilya fındığı ağacını kesmek yasaktır.Die in Brasilien beworbene Plasmatrennung spielt in Europa keine Rolle.
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.Dann zeig es ihm, spring heraus und erledige ihn mit dem Beil.
Bu basamağın hakim ağacı Sakallı kızılağaçtır.Der Baumbesitzer reagiert wütend.
Hemen her yerde bir zerdali ağacı görmeniz mümkündür.Von einem Aussichtshügel lässt sich das gesamte Gelände überblicken.
Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur.Seine Ehefrau (unter dem Namen Nankō Fujin) ist in einem Nebenschrein (sessha) eingeschreint.
Bütün bu yaşananlar sonrası elma ağacında yalnızca çok az sayıda elma kalmıştır.Dabei tragen die Bäume nur wenige Äpfel.
Ağacı, çiçeği, hayvanı, insanı...Tier, Pflanze, Mensch.
Yaşam Ağacı ise onun ortasındaki direktir.Außerdem spiegelt sich der Baum des Lebens darin.
Avcılıkta kullanılan yayları (k’ìłtąį‘) huş ağacından, okları (k’ì’) ise ladin ağacından yaparlar.Der Bogen ist aus Holz, zwischen dessen Enden Pferdehaar gespannt ist.
Ağacı kurtarmak için birçok şey denense de ağaç çürümeye başlamıştı ve kalıcı olarak zayıflamıştı.Obwohl konservierende Maßnahmen ergriffen wurden, litt der Baum fortan an Holzfäule und wurde immer schwächer.
1906 yılında ağacın bulunduğu toprak erozyona uğramaya başlamıştı.Um 1906 litt der Baum unter Bodenerosion an der Stammbasis.
Gündüz öğle sıcağında sık otların veya bir ağacın dalında uyumayı tercih ederler.Während der heißen Mittagsstunden ruhen sie meist im Schatten von Büschen oder Bäumen.
Her bir yerleşim yeri üst çevresi bir hilal ile kapalı bulunan Palmiye Ağacı görünümünde olacaktır.Im Erdgeschoss ist ein altes (vermauertes) im Kleeblattbogen geschlossenes Fenster zu sehen.
Fakat huş ağacı kabuklarına yazıldığı düşünülen orijinal kitap, (tabii gerçekten var olduysa) kaybolmuştur.In diesem Buch geht es jedoch nur um den Tod des ersten Dombaumeisters, der vom Gerüst gefallen sein soll.
"Fresno", İspanyolca'da "dişbudak ağacı" anlamına gelir.Fresno bedeutet im Spanischen Esche.
Bu nedenle incir (Bodhi) ağacı, o günden beri Budist sanatında bir sembol olarak kullanılmaktadır.Die Pappelfeige gilt seither in der buddhistischen Kunst als Symbol des Buddha.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Nach dem Weihnachtsessen werden üblicherweise die Geschenke unter dem Weihnachtsbaum ausgepackt.
Japonya'da süs ağacı olarak yetiştirilir ve bonsai olarak da kullanılır.In Japan wird die Kerb-Buche als Bonsai gezogen.
Yarı gölge ağacıdır.Er ist eine Halbschattenpflanze.
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.Es befanden sich keine bäuerlichen Untertanen am Hof.
Bir hata ağacı için iki tane olay kullanılmaz.Erst ein Doppelfehler führt zum Ausfall.
Yule-tide) ağacı konuyordu.Der Riese im Baum.
Diğer türlerin evrim ağacındaki konumu değişik çalışmalarda farklılık gösterir ve henüz çözülememiştir.Der Anteil seiner Werkstatt an seinen Werken variiert und ist auch heute noch ungeklärt.
Bu ağacın Kavaklı Cadde’sindeki çınar olduğu anlatılır.Man nimmt an, dass es sich hierbei um die Trasse der Dere Street handelt.
Güçlü dişleriyle bir ağacı kemirmek suretiyle devirirler.Knirscht ein Kaninchen lauter mit den Zähnen, dann hat es Schmerzen.
Ağacımda birkaç çiçek var ama onun meyvesi yok.Mon arbre a quelques fleurs mais aucun fruit.
Yorgundu ve bir elma ağacına yaslandı.Elle était fatiguée, et s'est appuyée sur un pommier.
Ağacı kim dikti?Qui a planté l'arbre ?
Ağacı kim ekti?Qui a planté l'arbre ?
Dün Noel ağacını süsledik.Hier, nous avons décoré l'arbre de Noël.
Tavşan ağacın arkasına saklandı.Le lapin se dissimula derrière l'arbre.
Bir ağacın arkasına saklandım.Je me suis dissimulé derrière un arbre.
Şüphesiz zakkum ağacı günahkârların cehennemdeki yiyecekleridir.Atechgah (en azéri : Atəşgah) est le temple des adorateurs du feu.
Ağacın kökü giriş bloğundadır.La racine de l'arbre est le bloc d'entrée.
Aile ağacı kitabında Togarma'nın on oğlu olduğunu buldum.J'ai trouvé dans le livre généalogique de mes ancêtres, que Togarma avait dix fils.
Huş ağacı da, dağlarda kümeler halinde yetişir.Algue des neiges (coloration rosée) en montagne.
Badem bu ağacın meyvesidir.Quoi ! c'est là le fruit de cet arbre.
Kabuktan ağacın yaşını tespit etmek mümkündür.Il est alors difficile d'évaluer l'âge de l'arbre.
Kalkanın her iki tarafında da dört meyveli palmiye ağacı yer almaktadır.Puis, sur les deux tiges ainsi formées, repincer au-dessus de la 4e feuille.
Ardından Apollon bu ağacı kendi ağacı ilan eder ve galibiyet, şarkı ve şiirlere adar.Dès lors, Apollon en fit son arbre et le consacra aux triomphes, aux chants et aux poèmes.
EVRİM AĞACI. ^ "Sık Sorulan Sorular"."Frequently Asked Questions."
Yaşam ağacının sahibidir.Propriétaire du château.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Nous l'ignorons; on a coupé l'arbre.
Yarı ışık ağacıdır.L’Arbre de Lumière.
Birbirine iliştirilmiş bileşenler, asıl program yapısını temsil eden bir ağacı biçimlendirir.Les composants ainsi reliés forment un arbre qui représente la structure du programme.
Meraklı genç varlığı takip eder, onu bir ağacın yanında görür.Son fils a tendance à le voir à la place d'un arbre.
Ölüsü bir ılgın ağacına asılır.Elle présente explicitement un homme pendu à un arbre.
Uyuma yasağı: Bir ağacın altında ejderhayı bekleyen yiğidin uyumaması gerekir.C'est pourquoi il est conseillé de ne pas faire la sieste sous l'arbre.
Tırtılları yine aynı ağacın yapraklarıyla baslenir.Les grandes arcades retombent sur les mêmes tailloirs.
Adam sinirlenerek ağacı kökünden söker atar.Énervé par ce rassemblement, l'homme arrache l'arbre.

İlgili Sayfalar