Burada ağaçların hepsi insanlar tarafından kesildi.The trees here were all cut down by people.
O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.That person thinks that my cat lives on the tree.
O sen ağaçtan inene kadar bekleyecek.She'll wait until you climb off the tree.
Bir ağaç çizmek istiyorum.I would like to draw a tree.
Beni o ağacın yanında bekle.Wait for me next to that tree.
Avokadolar avokado ağacının meyvesidirler.Avocados are the fruit of the avocado tree.
Ağacın tüm yaprakları sarardı.All of the tree's leaves turned yellow.
Şeftali ağacı çiçek açtığı zaman çok güzeldir.The peach tree is beautiful when in flower.
Tom bir ağaca tırmanıyor.Tom is climbing a tree.
Tom ağaçları buduyor.Tom is pruning the trees.
Bir palmiye ağacına tırmanıyorum.I am climbing a palm tree.
Armut ağaçlarını buduyorum.I am pruning the pear trees.
Şimdiye kadar ilk kez ağaç kestim.This is the first time I've ever felled a tree.
Şimdiye kadar ilk kez bir ağaç diktim.This is the first time I've ever planted a tree.
Bu ağacı kesemem. O çok büyük.I cannot fell this tree. It's very big.
Öğretmen öğrencilere büyük ağacın etrafında toplanmalarını emretti.The teacher ordered the students to gather around the big tree.
Ben bir portakal ağacı dikiyorum.I am planting an orange tree.
Bu ağacı budayamam. Çok uzun.I cannot prune this tree. It's too high.
Bu ağacı budayamam. Çok yüksek.I cannot prune this tree. It's too high.
Biz palmiye ağacına tırmanıyoruz.We are climbing the palm tree.
Bahçemdeki ölü ağacı kestiğin için teşekkürler.Thank you for cutting the dead tree in my garden.
Bana yardımcı olmak için bu ağaca tırmandığın için teşekkürler.Thank you for climbing this tree to help me.
Sen hiç balta ile ağaç kestin mi?Have you ever cut a tree with an ax?
Hiç bir ağaç devirdin mi?Have you ever felled a tree?
Bütün gece ziyafet çekebilirsin ama gün ağarmadan önce mezarına geri dönebilirsin!You may feast all night, but return to your grave before dawn!
Hiç bir ağaç diktin mi?Have you ever planted a tree?
Hiç ağaç budadın mı?Have you ever pruned a tree?
Bu büyük ağacı tek başına kestiğin doğru mu?Is it true that you cut this huge tree by yourself?
Ona ağaçları budadığımı söyle.Tell her that I am pruning the trees.
Tom henüz ağacı kesmedi.Tom hasn't cut the tree yet.
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.In spring, flowers grow and trees bloom.
Bahçeye ağaç dikmek zorundayım.I have to plant trees in the garden.
En son ne zaman ağaçları suladın?When was the last time you watered the trees?
İşte benim ağabeyim. O iyi görünmüyor mu?Here's my big brother. Doesn't he look good?
O büyük ağaçları nasıl keseceğini biliyor.He knows how to cut huge trees.
O, palmiye ağaçlarını nasıl dikeceğini bilir.He knows how to plant palm trees.
Bir portakal ağacımız var.We have an orange tree.
Onların işi bilgisayarları ağa bağlamaktır.Their job is to connect the computers to the network.
Onların işi kurumuş ağaçları kesip devirmek.Their job is to fell the dead trees.
Neden ağacı kesiyorsun?Why are you chopping the wood?
Bu ağaca neden tırmanıyorsun?Why are you climbing this tree?
Bir ağaçta uyuyabilirim.I can sleep on a tree.
Küçük şeftali ağacı Almanya'dandır.Little Peach Tree is from Germany.
Para ağaçta yetişmiyor.Money doesn't grow on trees.
Eski bir ağaç gölge sağlar.An old tree provides shade.
O ağaçlığın perili olduğunu söylüyorlar.They say that the wood is haunted.
Tom bir ağacın altına oturdu.Tom sat down underneath a tree.
Kütüphanenin önündeki ağaçların altında öğle yemeklerini yiyen bazı adamlar vardı.There were some men eating their lunches under the trees in front of the library.
Ağabeyim sana kötü davrandığı için beni eleştirme.Don't lash out at me just because my brother treated you badly.
Benim ağabeyim çok iyi bir kişi.My older brother is a very good person.
Tom, ağaçta bir kedinin miyavladığını duydu.Tom heard a cat meowing in the tree.
Tom okulun önündeki büyük meşe ağacına adının baş harflerini kazıdı.Tom carved his initials on the large oak tree in front of the school.
Onu bir ağaca bağla.Tie him to a tree.
Tom bahçesine üç elma ağacı ve bir şeftali ağacı dikti.Tom planted three apple trees and a peach tree in his yard.
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Ağaçtan in.Come down from the tree.
Soyguncular ağacın arkasından çıktılar ve ona saldırdılar.The robbers came out from behind the trees and attacked him.
Ağaç diktir.The tree is straight.
O kolayca ağaçlara tırmanır.He climbs trees easily.
O, ağaçlara tırmanmada zorluk çekmiyor.He has no trouble climbing trees.