Tom köpeğini ağaca bağladı.Tom tied his dog to the tree.
Ağaçların arasında bir adam görüyorum.I see a man between the trees.
Bir elma ağacı elma sağlar.An apple tree provides an apple.
Bir portakal ağacı portakal sağlar.An orange tree provides an orange.
Kiraz ağacı bu yıl normalden daha erken çiçek açtı.The cherry tree blooms earlier this year than usual.
Tom ağacın altına oturdu.Tom sat under a tree.
Tom ağaçtan bir elma kopardı.Tom picked an apple from the tree.
O, zamanında fren yapmadı ve bir ağaca çarptı.He didn't brake on time, and ran into a tree.
Şeftali ağaçları tam çiçeklenme döneminde.The Peach Trees are in their full bloom.
Ağabeyin gerçekten kızgın.Your older brother is really angry.
O şirket ağabeyim tarafından yönetilmektedir.That company is managed by my older brother.
O şirketi ağabeyim yönetiyor.My older brother manages that company.
Kaçak ağaç kesimi önemli ölçüde azalmıştır.Illegal logging has decreased considerably.
Ağaçkakan, eşini besliyor.The woodpecker is feeding its mate.
Görünüşe göre, onlar evin önündeki bir ağaca yuva yaptılar.Apparently, they nest in a tree in front of the house.
Güçlü bir rüzgar ağaçların yapraklarını döktü.A strong wind stripped the trees of their leaves.
Ağaçtaki yapraklar kızarmaya başladı.The leaves on the trees have begun to turn red.
Ağaçlardaki yaprakların rengi değişmeye başladı.The leaves on the trees have begun to change colors.
Devrilen bir ağaç yoku kapattı.A fallen tree blocked the road.
Kız ağaçlarla konuştu.The girl talked to trees.
İki tane ağabeyim var.I have two big brothers.
Ağaç henüz hazır değil.The tree isn't ready yet.
O, bahçesindeki bir ağacı kesti.He felled a tree in his garden.
O bahçede bir ağaç kesti.He cut down a tree in the garden.
Daha önce Noel ağacı diktin mi?Have you put up the Christmas tree already?
Sanırım o, Mary'nin ağabeyidir.I think he's Mary's older brother.
Tam olarak ağabeyine benziyor.He looks exactly like his older brother.
Uçan sincap ağaçtan aşağıya uçarak geldi.The flying squirrel came flying down from the tree.
Bizim elma ağacı çiçek açıyor.Our apple tree is blooming.
Seninle aynı yaşta olan bir ağabeyim var.I have an older brother who's the same age as you.
Bahar ağaç dikimi mevsimidir.Spring is the season for planting trees.
Bu ağaçlardan dolayı manzarayı göremiyoruz.We can't see the view because of these trees.
Tavşan ağacın arkasına saklandı.The rabbit hid behind the tree.
Tam ağabeyine benziyorsun.You look just like your older brother.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Bu bir limon ağacıdır.This is a lemon tree.
Ağabeyim gerçekten uzun boyludur. Yaklaşık 180 santimetredir.My older brother is really tall. He's about 180 centimeters.
Çocuk ismini ağaca kazıdı.The boy carved his name in the tree.
Tony bir bıçakla adını bir ağaca kazıdı.Tony carved his name in a tree with a knife.
Çift meşe ağacının üzerine kendi baş harflerini kazıdı.The couple carved their initials into the oak tree.
Çift baş harflerini meşe ağacına kazıdı.The couple carved their initials in an oak tree.
Çiftler baş harflerini meşe ağaçlarına kazıdılar.The couples carved their initials in oak trees.
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
Bu ağaç kaç yaşında?How old is this tree?
Bu ağacın yaşı yüzden fazla.This tree is more than a hundred years old.
O, çam ağaçlarının kokusunu sever.She likes the smell of pine trees.
Tom, benim ağabeyim.Tom is my older brother.
Tom benim ağabeyim.Tom is my older brother.
Evimin arka tarafında eskiden bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree behind my house.
Bir ağacı meyveleri ile değerlendirmelisin.You should judge a tree by its fruits.
Tom bir ağaçevi yaptı.Tom built a treehouse.
Biz üzüm, mısır ve meyve ağaçları yetiştiririz.We grow grapes, corn and fruit trees.
Ağabeyimin büyük bir şirkette bir pozisyonu vardı.My older brother had a position in a large company.
Bir meşe ağacı kadar güçlü.Strong as an oak.
Çam, reçineli bir ağaçtır.Pine is a resinous wood.
Bir ağaca tırmanma denemesi yaptık.We made an attempt to climb up a tree.
Ağaçları severiz.We love trees.
O ağaca tırmanabilir misin?Can you climb up that tree?
Gri kedi ağaçtan inemiyor.The grey cat can't climb off the tree.
O ağacın gerçek olup olmadığını bilmiyor.He doesn't know if that tree is real.