ağaçtan ile cümle
ağaçtan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Ja te näitte heidän iljetyksensä, ne puu-, kivi-, hopea- ja kultajumalat, jotka heillä on.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Kamu sudah melihat patung-patung berhala mereka yang menjijikkan dari kayu, batu, perak dan emas
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.너희가 또 그들 중에 있는 가증한 것과 목석과 은금의 우상을 보았느니라)
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.og I så deres væmmelige Guder og de Afgudsbilleder af Træ og Sten, af Sølv og Guld, som de har.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Og I så deres vederstyggelige og motbydelige avguder, de guder av tre og sten, av sølv og gull som de hadde.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.U hebt hun heidense afgoden van hout, steen, zilver en goud gezien.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.und saht ihre Greuel und ihre Götzen, Holz und Stein, Silber und Gold, die bei ihnen waren.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Vous avez vu leurs abominations et leurs idoles, le bois et la pierre, l`argent et l`or, qui sont chez elles.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.και ειδετε τα βδελυγματα αυτων και τα ειδωλα αυτων, ξυλα και λιθους, αργυριον και χρυσιον, τα μεταξυ αυτων
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.и видели мерзости их и кумиры их, деревянные и каменные, серебряные и золотые, которые у них.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.и видяхме мерзостите им, и дървените им и каменни, сребърни и златни кумири, които са между тях);
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.ותראו את שקוציהם ואת גלליהם עץ ואבן כסף וזהב אשר עמהם׃
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.ورأيتم ارجاسهم واصنامهم التي عندهم من خشب وحجر وفضة وذهب.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.你 們 也 看 見 他 們 中 間 可 憎 之 物 、 並 他 們 木 、 石 、 金 、 銀 的 偶 像 。
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.你 們 也 看見 他 們中間 可憎 之 物 、 並他 們木 、 石 、 金 、 銀的 偶像 。
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››Da sa han: Hvem har sagt dig at du er naken? Har du ett av det tre som jeg forbød dig å ete av?
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››Deus perguntou-lhe mais: Quem te mostrou que estavas nu? Comeste da árvore de que te ordenei que não comesses?
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››I řekl Bůh: Kdožť oznámil, že jsi nahý? Nejedl-lis ale z toho stromu, z něhožť jsem jísti zapověděl?
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››가라사대 누가 너의 벗었음을 네게 고하였느냐 내가 너더러 먹지말라 명한 그 나무 실과를 네가 먹었느냐
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››А Бог му рече: Кой ти каза, че си гол? Да не би да си ял от дървото, от което ти заповядах да не ядеш?
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››И сказал: кто сказал тебе, что ты наг? не ел ли ты от дерева, с которого Я запретил тебе есть?
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››ויאמר מי הגיד לך כי עירם אתה המן העץ אשר צויתיך לבלתי אכל ממנו אכלת׃
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››فقال من اعلمك انك عريان. هل اكلت من الشجرة التي اوصيتك ان لا تأكل منها.
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››耶 和 華 說 、 誰 告 訴 你 赤 身 露 體 呢 、 莫 非 你 喫 了 我 吩 咐 你 不 可 喫 的 那 樹 上 的 果 子 麼
RAB Tanrı, ‹‹Çıplak olduğunu sana kim söyledi?›› diye sordu, ‹‹Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?››耶和華 說 、 誰告訴 你 赤身 露 體 呢 、 莫非 你 喫 了 我 吩咐 你 不 可 喫 的 那 樹 上 的 果子 麼
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.A pijąc wino chwalili bogi złote i srebrne, miedziane, żelazne, drewniane, i kamienne.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Au băut vin, şi au lăudat pe dumnezeii de aur, de argint, de aramă şi de fer, de lemn şi de piatră.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Beberam vinho, e deram louvores aos deuses de ouro, e de prata, de bronze, de ferro, de madeira, e de pedra.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Bebieron vino y alabaron a los dioses de oro, de plata, de bronce, de hierro, de madera y de piedra
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Bort ivának, és dicsérék az arany-, ezüst-, ércz-, vas-, fa- és kõisteneket.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.De drakk vin og priste sine guder av gull og sølv, av kobber, jern, tre og sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.He joivat viiniä ja ylistivät kultaisia ja hopeisia, vaskisia, rautaisia, puisia ja kivisiä jumalia.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Ils burent du vin, et ils louèrent les dieux d`or, d`argent, d`airain, de fer, de bois et de pierre.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler."무리가 술을 마시고는 그 금, 은, 동, 철, 목, 석으로 만든 신들을 찬양하니라"
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Medan de så drucko vin, prisade de sina gudar av guld och silver, av koppar, järn, trä och sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.mentre bevevano il vino, lodavano gli dei d'oro, d'argento, di bronzo, di ferro, di legno e di pietra
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.og medens de drak Vin, priste de deres Guder af Guld, Sølv, Kobber, Jern, Træ og Sten.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili so vino in hvalili bogove iz zlata in srebra, iz brona, železa, lesa in kamena.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili víno a chválili bohov, zlatých, strieborných, medených, železných, drevených a kamenných.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Pili víno, a chválili bohy zlaté a stříbrné, měděné, železné, dřevěné a kamenné.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Sambil minum mereka memuji-muji dewa-dewa yang terbuat dari emas, perak, tembaga, kayu dan batu
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Und da sie so soffen, lobten sie die goldenen, silbernen, ehernen, eisernen, hölzernen und steinernen Götter.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Vậy họ uống rượu và ngợi khen các thần bằng vàng, bằng bạc, bằng đồng, bằng sắt, bằng gỗ và bằng đá.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Vậy họ uống rượu và ngợi_khen các thần bằng vàng , bằng bạc , bằng đồng , bằng sắt , bằng gỗ và bằng đá .
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Пиеха вино, и хвалеха златните, сребърните, медните, железните, дървените и каменните богове.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.Пили вино, и славили богов золотых и серебряных, медных, железных, деревянных и каменных.
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.אשתיו חמרא ושבחו לאלהי דהבא וכספא נחשא פרזלא אעא ואבנא׃
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.كانوا يشربون الخمر ويسبحون آلهة الذهب والفضة والنحاس والحديد والخشب والحجر
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.他 們 飲 酒 、 讚 美 金 銀 銅 鐵 木 石 所 造 的 神
Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler.他 們飲酒 、 讚 美金 銀銅鐵 木石 所 造 的 神
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Arkistoa ei ole valittu. Tuhotaksesi arkiston, tuhottava arkisto pitää ensin valita puusta,
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Chưa chọn kho lưu. Để xoá kho lưu, trước tiên cần phải chọn kho lưu đó trong cây.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Inget arkiv är valt. För att ta bort ett arkiv, måste arkivet som ska tas bort först väljas i trädet.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Intet arkiv er valgt. For at slette et arkiv skal det arkiv der skal slettes, først vælges i træet.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Kein Archiv ausgewählt. Um ein Archiv zu löschen, muss es zunächst in der Baumansicht ausgewählt werden.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.압축 파일을 선택하지 않았습니다. 압축 파일을 지우려면 트리에서 압축 파일을 선택해야 합니다.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Não está seleccionado nenhum arquivo. Para apagar um arquivo este deve estar seleccionado na árvore.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Není vybrán archív. Abyste jej mohli smazat, je třeba jej nejprve vybrat ve stromu.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Nessun archivio selezionato. Per eliminare un archivio, è prima necessario selezionarlo dall' albero.
Seçili arşiv yok. Bir arşivi silmek için, öncelikle arşivin ağaçtan seçilmesi gereklidir.Nici o arhivă selectată. Pentru a șterge o arhivă trebuie mai întîi să o selectați din structura arborescentă.