ağaçtan ile cümle

ağaçtan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Είναι μια γάτα που ζει στα δέντρα, και τα βράδια κατεβαίνει από αυτά και περιφέρεται στις καλλιέργειες καφέ.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Кошка, которая живет на деревьях и по ночам выходит и бродит по кофейным плантациям.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Това е котка, която живее по дърветата, а през нощта слиза и върлува из кафеените плантации.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.ובלילות הוא יורד מהם וחומק אל מטעי הקפה.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.وخلال الليل ، ينزل الى الأرض ويتجول في مزارع القهوة
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.とてもグルメで
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!(Ale všetci do jedného sú zhovädilí a sprostí. Naučenie čakať od márností, od dreva!
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Alle sammen er de dumme og Tåber; Afgudernes Lærdom, den er Træ.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!A však ze spolka zhlupěli, a blázni jsou; z dřeva učiti se jest pouhá marnost.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!A wszakże społem zgłupieli i poszaleli; z drewna brać naukę, jest wierutna marność.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Bebal dan bodoh mereka semua sebab dewanya hanya kayu belaka, tak dapat mengajar yang berguna
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Chúng nó hết thảy đều là u mê khờ dại. Sự dạy dỗ của hình tượng chỉ là gỗ mà thôi.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Chúng_nó hết_thảy đều là u_mê khờ_dại . Sự dạy_dỗ của hình_tượng chỉ là gỗ mà thôi .
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!De meest wijze mensen die afgoden vereren, zijn toch allemaal dom en dwaas.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!He ovat kaikki tyynni järjettömiä, tyhmiä. Turhain jumalien opettamista! Ne ovat puuta,
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!그들은 다 무지하고 어리석은 것이니 우상의 도는 나무 뿐이라
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Mas eles todos são embrutecidos e loucos; a instrução dos ídolos é como o madeiro.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Men alle sammen er de ufornuftige, de er dårer. En tom lære! Tre er det*, / {* avgudsbilledet.}
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Mind egyig balgatagok és bolondok; hiábavalóságokra tanít; fa az.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Nej, allasammans äro de oförnuftiga och dårar. Avgudadyrkan är att dyrka trä,
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Sie sind allzumal Narren und Toren; denn ein Holz muß ja ein nichtiger Gottesdienst sein.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Sono allo stesso tempo stolti e testardi; vana la loro dottrina, come un legno
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Son torpes e insensatos a la vez. El mismo ídolo de madera es una lección de vanidades
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!temuč vsi skupaj so nespametni in trapasti. Pouk malikov je njim enak: les.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Toţi laolaltă, sînt proşti şi fără minte, ştiinţa idolilor nu este decît deşertăciune, e lemn!
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Tous ensemble, ils sont stupides et insensés; Leur science n`est que vanité, c`est du bois!
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Αλλ' ειναι πανταπασι κτηνωδεις και αφρονες διδασκαλια ματαιοτητων ειναι το ξυλον.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Все до одного они бессмысленны и глупы; пустое учение – это дерево.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!Но всички ония са скотски и безумни; Суетно е учението им; то е само дърво.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!ובאחת יבערו ויכסלו מוסר הבלים עץ הוא׃
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!بلدوا وحمقوا معا. ادب اباطيل هو الخشب.
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!他 們 盡 都 是 畜 類 、 是 愚 昧 的 . 偶 像 的 訓 誨 算 甚 麼 呢 . 偶 像 不 過 是 木 頭
Hepsi budala ve akılsız. Yararsız putlardan ne öğrenilebilir ki? Ağaçtan yapılmış onlar!他 們盡 都 是 畜類 、 是 愚昧 的 . 偶像 的 訓誨 算 甚麼 呢 . 偶像 不 過 是 木頭
İsimlendirilmiş bir ağaçtan dosyaların arşivini oluştur.Crea un archivio dei file nell'albero di lavoro.
İsimlendirilmiş bir ağaçtan dosyaların arşivini oluştur.Crée une archive de fichiers depuis un branche donnée.
İsimlendirilmiş bir ağaçtan dosyaların arşivini oluştur.Erstelle ein Archiv von Dateien.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.트럭에서 수집하고 있는 것은 마지막 남은 30여 그루의 씨앗입니다.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Abból, amelyikből magot gyűjt az a férfi a teherautón, már csak 30 létező fa maradt.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Benih tanaman yang dikumpulkan di truk oleh orang ini adalah tanaman yang tinggal 30 pohon saja yang tersisa.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Cái cây chỗ có người đang lấy hạt, trên xe tải đó, hiện giờ chỉ còn đúng 30 cây.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Celle où le bonhomme récolte des graines là sur le camion, il n'en reste environ que 30 arbres survivants.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Degene waarvan de man zaden aan het verzamelen is op de wagen, daarvan zijn nog ongeveer 30 bomen in leven.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Del árbol del se están recolectando semillas desde un camión solo quedan 30 ejemplares.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Naquela em que o homem está num camião a colher sementes, só restam certa de 30 árvores.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Quell'albero, del quale il tipo sta raccogliendo i semi lì sul camion è l'ultimo di 30 esemplari.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Ta, u které je muž sbírající semena na nákladním autě, ta už má jen asi 30 zbývajících stromů.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Tých stromov, ktorých semienka zbiera ten chlapík, zostalo už len 30 kusov.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Z tego gatunku, gdzie mężczyzna zbiera nasiona z ciężarówki pozostało około 30 ostatnich drzew.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Η φωτογραφία όπου ένας συλλέγει σπόρους δίπλα σ'ένα φορτηγό, απο αυτό το φυτό έχουν μείνει περίπου 30 δένδρα.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Вид, у которого человек собирает семена на грузовике, насчитывает около 30 оставшихся деревьев.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.Онези, където мъжът събира семена в камиона, те са намалели до 30 последни оставащи дървета,
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.איפה שהבחור אוסף זרעים על המשאית, שם נותרו 30 עצים אחרונים.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.تلك التي يجمع ذلك الشخص بذورها على الشاحنة، أنقرضت لحوالي فقط 30 شجرة متبقية فقط.
Kamyonun üstündeki adamın tohumlarını topladığı ağaçtan, geriye yaklaşık 30 tane kaldı.最後の30本しか残っていません たんぱく質のためにも薬品のためにも
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.Aţi văzut urîciunile şi idolii lor, lemnul şi piatra, argintul şi aurul, cari erau la ele.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.A viděli jste ohavnosti jejich i modly jejich, dřevo i kámen, stříbro i zlato, kteréž jest při nich.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.A videli ste ich ohavnosti a ich ukydané modly, drevo a kameň, striebro a zlato, čo bolo u nich.
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.És láttátok az õ undokságaikat és bálványaikat: fát és követ, ezüstöt és aranyat, a melyek nálok vannak.)
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.e vistes as suas abominações, os seus ídolos de pau e de pedra, de prata e de ouro, que havia entre elas);
Onların arasında iğrenç suretleri, ağaçtan, taştan, altından, gümüşten yapılmış putları gördünüz.in videli ste njih ostude in njih malike, les in kamen, srebro in zlato, ki so bili med njimi.
İlgili Sayfalar