ağaçta ile cümle

ağaçta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gece maymunları ağaçta yaşar.Perché le scimmie vivono sugli alberi
1871'de ise köprü yeniden ve bu kez ağaçtan yapılmıştır.Questo ponte venne poi demolito nel 1871 e sostituito da un ponte simile a quello attuale.
Erkek kardeşim ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.Мой брат упал с дерева и сломал себе ногу.
Tom ağaçtan indi.Том слез с дерева.
Ağaçtan yere bir yaprak düştü.Лист упал с дерева на землю.
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.Из 4506 деревьев прежнего кампуса, 1000 будет пересажена в новый кампус.
Ağaçtayken bölgeyi aramaya gelen Parlamento birliklerini de görürler.Вдруг они видят перед собой деревянный дом, который искали.
Ağaçta bulunan düğümler altlarındaki kendi ilgili çocuklarının özet değerleri alınmış halidir.За фруктовыми деревьями здесь ухаживают, как за своими детьми.
1871'de ise köprü yeniden ve bu kez ağaçtan yapılmıştır.В 1891 году мост был перестроен, также в дереве.
Toprak üzerinde ya da ağaçta yaşarlar.Охотятся они как на земле, так и на деревьях.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.تم العثور عليها بشكل منفصل على مسافات 300 و 480 و 630 متر من الشجرة.
Onlar, ölü bir ağaçta bir oyukta yuva veya bir ağacın ölü bir parçasında yuva yaparlar.الصَلْب وسيلة تعذيب وإعدام يُربَطُ فيها المحكوم عليه في صليب خشبيّ كبير - أو يُدقّ فيه بالمسامير ثُمّ يُترك.
Oğuzname’deki “Kıpçak” efsanesinde de ağaçtan söz edilmektedir.ب- شرح العقيلة للعلامة ابن القاصح في رسم القرآن الكريم.
Gece maymunları ağaçta yaşar.يعيش التنين الطائر على الاشجار .
Toprak üzerinde ya da ağaçta yaşarlar.ثم يتم وضعه على البر أو على الشجر.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Eles foram encontrados separadamente, a distâncias de 300, 480 e 630 metros do pinheiro.
Bu maymun familyası ağaçta yaşamayı tercih eder.São animais que preferem viver em árvores.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.A palavra joglo refere-se à forma do telhado.
Bütün değerleri rastgele bir sirayla eklenmis bir ağaçta rastgele secilen bir elemana uzaklik O(log n)'dir.É um abugida, com todas as suas letras contendo uma vogal inerente အ (a. ou ).
Uçar makiler bir ağaçtan diğerine geçmek isterse, uçma derisini gerip ağaçtan sıçrar.Mas para se deslocar de uma árvore para a outra, voa com trajectos curvos.
Gece maymunları ağaçta yaşar.Deze muizen leven in bomen.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.De appel valt niet ver van de boom.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.De slang leeft zowel in bomen als op de grond.
Ağaçta bulunun bir güvercin sürüsü etrafta uçuşmaya başlarlar.Not the Trees – een houtkapbedrijf begint overal bomen om te zagen.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.De kern van de boom is weggerot.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Alleen het "wegdek" is van hout.
O ağaçta artık yaprak yok.Er zit geen blad meer aan die boom.
Onlar, ölü bir ağaçta bir oyukta yuva veya bir ağacın ölü bir parçasında yuva yaparlar.Rosną na próchniejącym drewnie lub na ziemi, na leżących lub zagrzebanych kawałkach próchniejącego drewna.
İki parmaklı tembeller neredeyse bütün hayatlarını ağaçta asılı şekilde geçirirler.Tvåtåiga sengångare tillbringar nästan hela livet hängande i grenar.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Det vanns av den utvandrade engelsmannen Dr. James Moore, som använde en cykel med solida gummidäck.
Ağaçta dört ayak üstünde veya atlayarak ilerlerler.Den går på fyra fötter över grenar eller hoppar.
Başı yukarıda bir ağaçtan aşağı inebilen tek kedi türüdür.Det är även den enda arten i familjen kattdjur som kan klättra nedför ett träd med huvudet nedåt.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Здатен «літати» з дерева на дерево.
Bu arazi üzerine ağaçtan bir kilise ve bir ev inşa edilmiştir.На цих землях від збудував замок і місто.
Çarpma tahtası ağaçtan imal edilir.Лопать бити має бути виготовлена з дерева.
Hem düğünlerde çalgı çalar, hem de ağaçtan çanak çömlek yaparmış.Люблять валятися в піску, а також чесати тіло об дерева.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.Перші оранжереї в Кусково були дерев'яні.
Tom ağaçtan bir elma kopardı.Том зірвав яблуко з дерева.
O, ağaçtan düştü.Він упав з дерева.
O, ağaçtan düştü.Вона упала з дерева.
Maymun ağaçtan düştü.Мавпа упала з дерева.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Těla byla nalezena ve vzdálenostech 300, 480 a 630 metrů od borovice.
Bu maymun familyası ağaçta yaşamayı tercih eder.Pod stromečkem by však nejraději viděla poníka.
Disk: Diskin gövdesi ağaçtan veya diğer uygun materyalden yapılır.Principem intarzie je dekorativní vykládání dřeva jiným dřevem nebo jiným kontrastním materiálem.
Tipik olarak bir gün boyunca aynı ağaçta uyur ve beslenir.De obicei, mănâncă și dorm în același copac, probabil pentru o zi întreagă.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.Partea căzută a arborelui a fost înlăturată.
En uç durumlarda ise erkeklerin kendilerinden küçük olan rakiplerini ağaçtan indirmeye çalıştıkları görülür.În situații extreme, un mascul poate încerca să îndepărteze un rival mai mic dintr-un copac.
Gece maymunları ağaçta yaşar.Noaptea, păsările dorm pe arbori.
Taştan , çamurdan ve ağaçtan yapılmıştır.Este construită din piatră, cărămidă și lemn.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.Ei construiesc o casă în copac unde vor locui.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.Primele biciclete erau din lemn.
Maymunlar bile ağaçtan düşer.Chiar și maimuțele cad din copaci.
Maymunlar bile ağaçtan düşer.Până și maimuțele cad din copaci.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.A korai gyártmányok lóvontatásúak voltak fa kerekekkel.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.Egyaránt jól előfordul a fákon és a földön is.
Ağaçtaki tüm yapraklar sarardı.Miden levél megsárgult a fán.
Elma ağaçtan düştü.Leesett a fáról az alma.
Ağaçta evrenin üç katı yer alır.Puussa sijaitsivat maailmankaikkeuden kolme tasoa.
Koala (Phascolarctos cinereus), Avustralya'ya özgü otçul ve ağaçta yaşayan bir keseli memeli hayvan türüdür.Koala eli pussikarhu (Phascolarctos cinereus) on australialainen puissa elävä pussieläin.
Ağaçta yaptığı yuvasına 2-3 yumurta yumurtlar.Ne munivat 2–3 munaa puussa olevaan pesään.
İlgili Sayfalar