ağaçta ile cümle
ağaçta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Heidät löydettiin toisistaan erillään 300:n, 480:n ja 630:n metrin päässä männystä.
Tom ağaçtan atladı.Tom hyppäsi puusta.
En uç durumlarda ise erkeklerin kendilerinden küçük olan rakiplerini ağaçtan indirmeye çalıştıkları görülür.Στην πρώτη φάση εντοπίζουν το μικρότερο κοπάδι που θα επιτεθούν.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Είναι ένα σχεδόν χωρίς αγκάθια δέντρο.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.Chimpanserne bevæger sig både på jorden og i træer.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.Reden bygges i et hul i et træ.
İyi tırmanırlar ve ömürlerinin büyük bir kısmını ağaçta geçirirler.Den er en god klatrer og finner mye av føden i trær.
Dünyanın en büyük ağaçta yetişen meyveleri arasındadır.Fruktlegemene (hattsoppene) dannes i den midterste sonen.
Koala (Phascolarctos cinereus), Avustralya'ya özgü otçul ve ağaçta yaşayan bir keseli memeli hayvan türüdür.Koala (Phascolarctos cinereus) er et pungdyr som er nært knyttet til livet i trærne.
Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklanırsa eve kötü ruhların girmesi engellenir.Når du i vrede farer frem, ditt hus bli onde ånders hjem.
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).Buah dari pohon yang sama umumnya mempunyai ciri-ciri yang serupa.
Bir ağaçta delerek yuvasını inşa eder ve 3-6 yumurta bırakır.Spesies ini mendirikan sarang di pohon dan mengerami 3-6 telur.
Kodama (Japonca: 木霊 veya 木魂), Japon folklorunde ağaçta yaşayan ruhlardır.Kodama (bahasa Jepang: 木霊 atau 木魂) adalah sejenis roh yang berhubungan dengan pepohonan dalam mitologi Jepang.
Surlar içine, ayrıca otağa benzer, ağaçtan köşklerde yapılmıştır.Selain jenis-jenis di atas, terdapat pula beberapa jenis pohon yang ditanam untuk reboisasi.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.Sebuah rumah sakit dibangun dalam bentuk bangunan kayu.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Kayu mahang tergolong kurang awet.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Người vô địch là James Moore của Anh với chiếc xe đạp gỗ có lốp bằng sắt.
Tipik olarak bir gün boyunca aynı ağaçta uyur ve beslenir.Ban ngày, chúng thường đậu và ngủ trên một nhánh cây nằm ngang trên thân cây.
Hem düğünlerde çalgı çalar, hem de ağaçtan çanak çömlek yaparmış.Chiều nào ông cũng bắt sâu, nhổ cỏ cho cây.
Ağaçtan bir dal keserler.樹から樹皮を剥ぐ。
Yine aynı ağaçtan elde edilen kinin maddesinin eş biçimlisidir (izomer).また木幡の回答も逸見と同じものであった。
Hemen tüketemediklerini ise saklamak üzere ağaçtan uzağa taşır.追い詰めると木の上に上った獲物に対し吠え続け、逃げられなくする。
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.初代の橋は木造であった。
Kızlar cüceye yardım etmişler ama bir türlü çıkaramamışlar sakalını ağaçtan.小人は横暴な態度で助けを求め、姉妹は髭を引き抜こうとしたがうまくいかず、結局しらゆきがはさみで髭を切った。
Biliyorsun, paralar ağaçta yetişmez.金のなる木はないんだよ。
Kodama (Japonca: 木霊 veya 木魂), Japon folklorunde ağaçta yaşayan ruhlardır.木靈(日语:木霊/木魂/木魅/こだま Kodama)是日本傳說中寄宿在樹木裡的精靈。
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.其字从艸从人从木。
Eski kampüste bulunan 4,506 ağaçtan 1,000 yeni kampüs içinde yeniden ağaçlandırılacak.전 캠퍼스에 있는 4,506 그루의 나무 중에서 1,000 개가 새로운 캠퍼스로 옮겨진다.
Ağaçta yaptığı yuvasına 2-3 yumurta yumurtlar.나무 둥지에 2~3개의 알을 낳는다.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.처음 요새는 나무와 흙으로 만들어졌다.
Tipik olarak bir gün boyunca aynı ağaçta uyur ve beslenir.밤에는 얇은 나뭇가지를 움켜쥐고 자며, 매일 같은 나무에서는 결코 자지 않는다.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.우승자는 국외에 살던 영국인 제임스 모어로 쇠로 만든 타이어를 쓰는 목재 자전거를 사용하였다.
Yuva, bir ağaçta inşa edilir.בית זה מוצל על ידי עץ.
Bir filogenetik ağaçta, iki dalın ayrıldığı her bir düğüm noktası altsoyların ortak atasını temsil etmektedir.בעץ פילוגנטי מושרש, כל צומת בעל צאצאים מייצג את האב הקדמון המשותף של צאצאיו.
Ağaçtan olan tepe kısmı tahrip oldu.כמה מהמקדשים בהר ניזוקו.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Новата сграда е изградена от дърво.
Bu arazi üzerine ağaçtan bir kilise ve bir ev inşa edilmiştir.Първоначално под покрива е имало купол, изграден от дърво.
Toprak üzerinde ya da ağaçta yaşarlar.Ловува както на земята, така и по дърветата.
Tamandua ise hem yerde hem ağaçta yaşar.Кодкодът може да живее както на земята, така и по дърветата.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.В тундрата практически няма едра фауна.
Bu basınç ile ağaçta su 30 metre kadar yüksekliğe çıkarılabilmektedir.Tim tlakom se vodu može dopremiti na visine i do 80 metara.
Karıncayiyenler yerde veya ağaçta yaşayan, böcek ile beslenen, dişsiz, uzun ağızlı hayvanlardır.Mravčiare sú bezzubé živočíchy, ktoré žijú na zemi alebo na stromoch a živia sa hmyzom.
Bu ağaçtan ayrıca cinchonine, cinchonidine ve quinidine elde edilmektedir.Poleg kinina, ki je industrijsko pridobljen, vsebuje tudi chinidin in cinchonidin.
Bu yarışı, demir tekerlekli ağaçtan bisikleti kullanan James Moore adında gurbetçi bir İngiliz kazanmıştır.Jas laimėjo anglų emigrantas James Moore kuris važiavo su mediniu dviračiu metalinėmis padangomis.
Tundra neredeyse ağaçtan yoksundur.Krantai beveik ištisai apaugę medžiais.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Pirmosios riedmušos buvo pagamintos iš medžio.
Ağaçta Aşağı GitBajar en el árbol
Ağaçta Aşağı GitDescendre dans l' arborescence
Ağaçta Aşağı GitDescer na Árvore
Ağaçta Aşağı GitDiscendi l' albero
Ağaçta Aşağı GitDol po drevesu
Ağaçta Aşağı GitGå nedad i træ
Ağaçta Aşağı GitGå neråt i trädet
Ağaçta Aşağı GitIdź w dół drzewa
Ağaçta Aşağı GitIm Baum nach unten gehen
Ağaçta Aşağı Git트리의 아래로 가기
Ağaçta Aşağı GitLefelé lépés a fában
Ağaçta Aşağı GitOmlaag in boomstructuur
Ağaçta Aşağı GitPřejít dolů ve stromu
Ağaçta Aşağı GitPrejsť nadol v strome
İlgili Sayfalar