ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.in pobil je njih trte in smokve in polomil drevje njih pokrajine.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Ja hän hävitti heidän viini- ja viikunapuunsa ja murskasi puut heidän alueeltansa.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.저희 포도나무와 무화과나무를 치시며 저희 사경의 나무를 찍으셨도다
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Le -a bătut viile şi smochinii, şi a sfărîmat copacii din ţinutul lor.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Ngài cũng hại vườn nho và cây vả , Bẻ gãy cây_cối tại bờ_cõi chúng_nó .
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Ngài cũng hại vườn nho và cây vả, Bẻ gãy cây cối tại bờ cõi chúng nó.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Och han slog deras vinträd och fikonträd och bröt sönder träden i deras land.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.og han slo ned deres vintrær og deres fikentrær, og brøt sønder trærne innen deres landemerke.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Tak že potloukl réví jejich i fíkoví jejich, a zpřerážel dříví v krajině jejich.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Także potłukł winnice ich, i figi ich, a pokruszył drzewa w granicach ich.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.und schlug ihre Weinstöcke und Feigenbäume und zerbrach die Bäume in ihrem Gebiet.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.και επαταξε τας αμπελους αυτων και τας συκεας αυτων, και συνετριψε τα δενδρα των οριων αυτων.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.Порази тъй също лозята им и смоковниците им, И изпочупи всичките дървета в пределите им.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.ויך גפנם ותאנתם וישבר עץ גבולם׃
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.ضرب كرومهم وتينهم وكسر كل اشجار تخومهم.
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.他 也 擊 打 他 們 的 葡 萄 樹 、 和 無 花 果 樹 、 毀 壞 他 們 境 內 的 樹 木
Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.他 也擊打 他 們的 葡萄樹 、 和 無花果樹 、 毀壞 他 們境內 的 樹木
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.anlagde mig Haver og Lunde og plantede alle Hånde Frugttræer deri,
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Felette nagy dolgokat cselekedtem; építék magamnak házakat; ülteték magamnak szõlõket.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.fiz hortas e jardins, e plantei neles árvores frutíferas de todas as espécies.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.ich machte mir Gärten und Lustgärten und pflanzte allerlei fruchtbare Bäume darein;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Jag anlade åt mig lustgårdar och parker och planterade i dem alla slags fruktträd.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.jeg gjorde mig haver og parker og plantet i dem alle slags frukttrær,
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.je me fis des jardins et des vergers, et j`y plantai des arbres à fruit de toute espèce;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.여러 동산과 과원을 만들고 그 가운데 각종 과목을 심었으며
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.lập cho mình vườn cây trái và vườn hoa , và trồng cây trái đủ thứ ở đó ;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.lập cho mình vườn cây trái và vườn hoa, và trồng cây trái đủ thứ ở đó;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.me hice huertos y jardines, y planté en ellos toda clase de árboles frutales
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.mi-am făcut grădini şi livezi de pomi, şi am sădit în ele tot felul de pomi roditori.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Minä laitoin itselleni puutarhoja ja puistoja ja istutin niihin kaikkinaisia hedelmäpuita.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Mi sono fatto parchi e giardini e vi ho piantato alberi da frutto d'ogni specie
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Naczyniłem sobie ogrodów, i sadów, i naszczepiłem w nich drzew wszelakiego owocu;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.napravljal sem si vrte in nasade in v njih zasajal vsakršno sadno drevje;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.narobil som si zahrád a sadov a nasadil som v nich stromov všelijakého ovocia;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.tuinen, parken en boomgaarden voor mijzelf en
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Vzdělal jsem sobě zahrady a štěpnice, a štípil jsem v nich stromy všelijakého ovoce.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Εκαμον δι' εμαυτον κηπους και παραδεισους και εφυτευσα εν αυτοις δενδρα παντος καρπου.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.Направих си градини и садове, И насадих в тях всякакви плодни дървета;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.устроил себе сады и рощи и насадил в них всякие плодовитые дерева;
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.עשיתי לי גנות ופרדסים ונטעתי בהם עץ כל פרי׃
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.عملت لنفسي جنات وفراديس وغرست فيها اشجارا من كل نوع ثمر.
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.修 造 園 囿 、 在 其 中 栽 種 各 樣 果 木 樹
Bahçeler, parklar yaptım, oralara türlü türlü meyve ağaçları diktim.修造 園囿 、 在 其中 栽種 各 樣 果木 樹
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Ada taman dan jalan dan pohon-pohon besar, namun semuanya tampak kusam dan dingin.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Au fost gradini si poteci şi copaci mari, dar totul sa uitat plictisitoare şi de iarnă.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Były ogrody i ścieżki i wielkie drzewa, ale wszystko wyglądało nudne i zimowy.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.C'erano giardini e sentieri e grandi alberi, ma tutto sembrava noioso e invernale.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Có những khu vườn và những con đường và cây cối lớn, nhưng tất cả mọi thứ nhìn ngu si đần độn và mùa đông.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Der var haver og veje og store træer, men alt så kedeligt og vinterlige.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Det var trädgårdar och gångar och stora träd, men allt såg tråkigt och vintrigt.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Er waren tuinen en paden en grote bomen, maar alles zag er saai en winterse.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Es gab Gärten und Wege und große Bäume, aber alles sah stumpf und winterlich.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Había jardines y caminos y los árboles grandes, pero todo parecía aburrido e invernal.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Havia jardins e caminhos e árvores grandes, mas tudo parecia aborrecido e inverno.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Il y avait des jardins et de chemins et de grands arbres, mais tout avait l'air terne et hivernal.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.이 정원과 경로 큰 나무는했지만 모든 재미와 겨울 보았다.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Oli puutarhojen ja polkuja ja suuria puita, mutta kaikki näytti tylsältä ja talvinen.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam boli záhrady a cesty a veľké stromy, ale všetko vyzeralo nudné a zimné.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam byly zahrady a cesty a velké stromy, ale vše vypadalo nudné a zimní.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Tam so bili vrtovi in poti in velika drevesa, vendar je vse videti pusta in zimskih.