ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Voltak kertek és sétányok és a nagy fák, de minden látszott unalmas és téli.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Υπήρχαν κήπους και μονοπάτια και μεγάλα δέντρα, αλλά πάντα φαινόταν θαμπό και χειμερινά.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Имаше градини и пътища и големи дървета, но всичко изглеждаше скучна и зимни.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Існували сади і доріжки і великі дерева, але все виглядало нудним і зимовий.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.Существовали сады и дорожки и большие деревья, но все выглядело скучным и зимний.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.היו גינות ושבילים ועצים גדולים, אבל הכל נראה משעמם וחסר חורפי.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı.كانت هناك حدائق وممرات وأشجار كبيرة ، ولكن كل شيء بدا مملة وشتوي.
Bahçeler ve yollar ve büyük ağaçların, ama her şey donuk ve kış baktı."アウト?なぜ私はこのような日に出かけるか?"
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây giờ cái búa đã để kề rễ cây; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt, thì sẽ phải đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây_giờ cái búa đã để kề rễ cây ; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt , thì sẽ phải đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây ; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע והשלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע וישלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 、 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 、 丟 在 火 裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧子 已 經放 在 樹根 上 、 凡 不 結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來 、 丟 在 火裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 . 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 丟 在 火 裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧子 已 經放 在 樹 根上.凡不結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來丟 在 火裡
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırAhogy öregszenek, a majomkenyérfák belseje megpuhul és kiüregesedik.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırAls de Boababs ouder worden, hebben ze de neiging om van binnen zacht te worden en hol.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırAsí que los baobabs, a medida que envejecen, tienden a ponerse carnosos en el centro y a ahuecarse.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırBaobab træer har en tendens til at blive brede i midten og hule når de ældes.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırBaobaby, ako starnú, zvyknú v strede mäkknúť a vytvára sa tam priehlbina.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırDeci baobabii, pe măsură ce îmbătrânesc, tind să devină moi în centru şi să se golească.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırI Baobab, invecchiando, tendo a diventare polposi al centro e poi a svuotarsi.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırIm Laufe ihres Lebens werden die Baobas innerlich matschig und hohl.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşır뭐냐 하면, 바오밥 나무가 성장함에 따라 속 부분이 부드러운 육상태가 되고, 결국 속이 비게 되죠.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırNhững cây Baobab khi già đi, phần ruột sẽ mềm và rỗng đi.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırOs baobás, à medida que envelhecem, tendem a tornar-se polposos no centro e ocos à volta.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırOtóż baobaby, starzejąc się, miękną i stają się puste w środku.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırΈτσι τα Μπαομπάμπ, καθώς μεγαλώνουν, έχουν την τάση γίνονται πλαδαρά στο κέντρο τους καθώς κουφώνουν.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırИ така баобабите, като остаряват стават по-месести в центровете и кухи.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırСтановясь старше, баобабы обычно становятся мягкими внутри и опустевают.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırוהבאובבים, ככל שהם מזדקנים, נוטים להיעשות ציפתיים וחלולים בליבתם.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırإذن فإن هذه الشجرة كلما تقدمت في العمر كلما أصبحت كاللب في وسطها و وجوفاء من خارجها
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşır中心部がパルプ状になり空洞化します そして動物たちの
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Eine weitere Ironie, doppelte Ironie, ist es, dass die Feigen und Oliven
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Ironi lain, ironi ganda adalah bahwa dari ara dan zaitun,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,또 다른 아이러니는, 더한 아이러니는 무화과와 올리브에 있습니다.
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Kolejna ironia: na figach i oliwkach Kolejna ironia: na figach i oliwkach
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Még egy irónia, a dupla irónia az, hogy a fügéből és az olajbogyóból,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Nog een ironie, de dubbele ironie, is dat met de vijgen en olijven,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,O altă ironie, o dublă ironie este că de pe urma smochinelor și a măslinelor
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Otra ironía, la ironía doble es que con los higos y las aceitunas,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Un'altra cosa ironica riguarda i fichi e le olive, Un'altra cosa ironica riguarda i fichi e le olive,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Une autre ironie, la double ironie est qu'avec les figues et les olives,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,А другая ирония, двойная ирония, что весь этот инжир и оливки
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Друга ирония, двойна ирония е че, от смокините и маслините
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,אירוניה נוספת, כפולה היא שהתאנים והזיתים,
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,والسخرية الأخري الأكبر ان ذلك يحتوي علي التين والزيتون
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,イチジクやオリーブを エドゥアルドが売れば フォアグラ以上に
Başkalarının arazisinden kurumuş veya devrilmiş ağaçları, yosunları vs.Hacer fuego en terrenos de propiedad ajena sin que medie una necesidad perentoria.
Başkalarının arazisinden kurumuş veya devrilmiş ağaçları, yosunları vs. izin almadan alamazsınız;enlever du bois séché ou tombé, des arbrisseaux, de la mousse, etc. sur le terrain d'autrui sans autorisation
Başkalarının arazisinden kurumuş veya devrilmiş ağaçları, yosunları vs. izin almadan alamazsınız;ta torra eller kullfallna träd, ris, mossa eller liknande på annans mark utan tillstånd