ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eriha, Tanah'ta "Palmiye Ağaçları'nın Şehri" olarak tanımlanmaktadır.W Talmudzie Soar nazwany został "miastem palm".
Az da olsa zeytin ağaçları ve üzüm bağları vardır.Jego dietę stanowią małe kręgowce oraz owoce palmy oleistej.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Osiedla rozciągają się wśród pól uprawnych, w otoczeniu licznych drzew.
Doğduğunda ona Ağaçların Oğlu anlamına gelen Anardil ismi verildi.Po narodzinach syna ufundowała sierociniec jego imienia.
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Niektóre drzewa same były uważane za święte.
Sincaplar genelde ağaçların tohumlarıyla beslenirler.Często zjada owoce zrzucone z drzew przez małpy.
Meşe palamudu ağaçları ağırlıktadır.Do głównych drzew należą palmowate.
Ayrıca gemisinde Bonsai ağaçları yetiştirmekte ve yemekleri de pişirmektedir.Poza tym przygotowuje posiłki dla załogi, a w wolnym czasie pielęgnuje drzewka bonsai.
Rock Lee bir tekmeyle kayaları parçalayabilir ağaçları sökebilir bir güce sahiptir.Ruby odnajduje drzewo dzięki, któremu ma moce.
Bölgede Sakız Ağaçları yetişir.Na części terenu rosną drzewa migdałowe.
Asırlık Çınar ağaçları hala günümüzde yaşayan ender yaşam alanlarıdır.Stare zaniedbane drzewa owocowe są jedynymi żywymi pozostałościami wsi.
Bu sıklık içinde ağaçların gövdelerini görmek oldukça güçtür.I w ten prosty sposób zawsze otrzymamy Średnice drzewa.
Dendroloji, ağaçları inceler.Badaniem roślin drzewiastych zajmuje się dendrologia.
Son yıllarda meyve ağaçları ekilmektedir.W ostatnich latach ludzie stawiają na warzywnictwo.
Çam ağaçları olan yerlerde rengi daha koyu olur.U samic kolory są ciemniejsze.
Irmak yatağı boyunca çok miktarda kavak ve söğüt ağaçları bulunmaktadır.Wokół jego łóżka znajduje się mnóstwo słodyczy i liczne laurki.
Dendrokronoloji, yaşlı ağaçları ve yaş halkalarını inceleyen bilim dalı.Ett annat hjälpmedel är dendrokronologi, årsringar hos träd.
Aynı alan ulu çınar ağaçları arasında kalmıştır.Båda kom till som raka grenar från samma träd.
Arkad ağcı dışında, onlar Yahudilerin ağaçlarıdır.Mitt i Judarskogen ligger sjön Judarn.
Dendroloji, ağaçları inceler.Dendron betyder träd.
Moğolistan gibi ağaçların az bulunduğu yerlerde her iki tür de insan yapısı yerlerde yuvalanır.Där det finns ont om träd, som i Mongoliet, kan båda arterna använda byggnader som boplatser.
Alabarda köyü nar, Çayüstü (Kılle) köyü ceviz ağaçları ile yüklüdür.I omgivningarna runt Gətindüşəndağ växer i huvudsak lövfällande lövskog.
Ülkenin kıyı kesimlerinde mangrove ağaçları gözlemlenmektedir.Vid kusterna finns mangrovevegetation.
Avustralya'da okaliptüs ağaçlarının yaralanmış yerlerinde yetişir.I Australien betraktas trädet som en skadeväxt.
Orman botaniği, orman ağaçlarının sistematiği ile ilgilenir.Hållbart skogsbruk är skogsbruk i enlighet med principerna i hållbar utveckling.
Çatı ağaçları sık eğimli halde bağlanmıştır.Ofta är taket snedlutande.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Fasadpipor: attrapper av trä.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Det finns även en del lövträd.
Ağaçların Özal Hayatı.Dess motiv är livets träd.
Ateş ağaçları, dünyadaki "en renkli ağaçlar" olarak tanımlanabilir.Trädet anses vara ett av de vackraste blommande träden i världen.
Grup daha sonra ağaçların arasından gelen bir ses duyarlar ve orada küçük bir tavşanı yakalarlar.Vad händer då när man först ser en anka och sedan en kanin?
Ağaçların ve işlenmiş toprakların suni sulamaya ihtiyacı yoktur...Blomlöken behöver varken jord eller vatten.
Unter den Linden ("Ihlamur ağaçlarının altı") Almanya başkenti Berlin'in Mitte ilçesinde bir bulvar.Unter den Linden (tyska: "under lindarna") är en stor aveny i centrala Berlin i Tyskland.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Tidigare träkyrkor har funnits.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
Orman ağaçları için zararlıdır.Undviker dock skogar.
Çalılarda ve ufak meşe ağaçlarında görülür.De räknas som buskar eller småträd.
Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir.Man skiljer då på kallskrubber (för kallvatten) och varmskrubber (för varmvatten).
Çiçilaki budanmış dallardan yapıldığından, çiçilakilerin ağaçların sağlığına faydalı olduğu düşünülmektedir.Оскільки їх роблять із зрізаних гілок, це вважають корисним для здоров'я дерев.
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı.Стародавні кельти вважали божественними деякі дерева.
Zeytin ve meşe ağaçları ayrıca İtalya doğasının karakteristiğidir.Разом оливкова і дубова гілка характеризують пейзаж Італії.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.Печери з такою назвою зараз немає.
Süslemeleri Noel ağaçları için aynıdır.Католицькі свята схожі на Різдвяні.
İndeksler genellikle B+ ağaçları, R-ağaçları ve bitmap'ler vasıtasıyla uygulanır.Найбільш часто використовувані форми B+ дерева і ІСАМ.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Є також багато мигдалевих дерев.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.Археї поділено на дві основні групи, засновані на деревах 16S рРНК: Euryarchaeota і Crenarchaeota.
Kutsal Kitap döneminde, Kudüs, badem, zeytin ve palmiye ağaçlarından oluşan ormanlarla çevrelenmişti.У біблійні часи Єрусалим був оточений лісами з мигдалю, олив і сосен.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Близько 70% орної землі віддано пшениці і кукурудзі.
Köyün ekonomisi yaz aylarında ürün veren fındık ağaçlarına dayanır.Золоті балки уособлюють навколишні пшеничні лани.
Ağaçların boyları kısa ve büyümeleri çok yavaştır.Гарно лазають по деревах, втім вони досить повільні.
Yapraksız ağaçların üst dallarında tünemiş hâlde gözlemlenebilirler.На дерев'яних сходах підсходинки можуть бути відсутні.
Parkın büyük bir bölümünü huş ağaçları oluşturur.Велика частина деревини має ходи.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Колись тут дійсно було багато яблуневих садів.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.Чіпкі руки та ноги, що допомагають йому жити на деревах.
Özellikle zeytin ağaçları üzerinde bu mantarı görmek mümkündür.Особливо здатні до цього деякі види голубів.
Şaraplık Üzüm asmaları ve Zeytin ağaçları kısmen bakımlıdır.Виноградники й оливкові дерева культивувалися в невеликих масштабах.
Çevresinde birçok tarihi ağaçları barındırmakadır.Навколо руїн декілька старих дерев.
O, ağaçları diktiler.Він посадив дерева.
Çok büyük ağaçları vardır.Stromy jsou velmi velké.
Bu kütüphanedeki tüm kitaplar ise ormanın ağaçlarından oluşturulmuştur.Veškerý nábytek v knihovně je ze dřeva.