ağaçları ile cümle
ağaçları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ağaçların Özal Hayatı.Tajný život stromů.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.Většina z těch nejznámějších archeí se dnes řadí do dvou kmenů, Euryarchaeota a Crenarchaeota.
Unter den Linden ("Ihlamur ağaçlarının altı") Almanya başkenti Berlin'in Mitte ilçesinde bir bulvar.Unter den Linden („Pod lipami“) je bulvár v berlínském obvodu Mitte.
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.Radosti i strasti při ochraně stromů.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.Upřednostňuje staré stromy.
Bu bahçe, ağaçların ölmesini önlemek için her yıl budanır.Stráň se každoročně kosí, aby se zamezilo zarůstání lesem.
Dendroloji, ağaçları inceleyen bilim dalı.Dendrologie – nauka o dřevinách.
Ağaçların ömürleri 100 yılı aşmaktadır, görünüş olarak da ağaçlar hindistan cevizine benzerler.Trpaslíci žijí dlouho, jejich život se počítá na stovky let, podobně jako život elfů.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Dříve zde bývaly jesle.
Zaman zaman dere kenarlarında kavak ağaçlarına rastlanmaktadır.Přes den se někdy přidržují na kmenech stromů.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Navíc, ložiska by byla i při průměrné těžbě 3 miliony barelů denně schopna vydávat ropu a živice po 400 let.
Meyve ağaçları ise daha ziyade evlerin bahçelerinde yetiştirilmekteydi.Ovocné stromy jsou v zahradách spíše výjimečně.
İki yamacında yaşlı, yüksek çam ağaçları ve fundalık bulunur.V Brně se nachází dva velké a staré hradní komplexy.
Ağaçların boyları kısa ve büyümeleri çok yavaştır.Nové stromy se špatně pěstují a rostou velice pomalu.
Kurak geçen yıllarda Gölet sadece ağaçların sulanması amacıyla hizmet vermektedir.Ca urmare, rudarii ar fi fost pedepsiți pentru vecie să lucreze numai lemnul.
P, listeleri (özellikle soy ağaçları), tarihleri, sayıları ve kanunları içerir.Sursa preoțească conține multe liste (în special genealogii), cifre, date calendaristice și legi.
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.Toamna frunzele se îngălbenesc și cad (frunze caduce).
Kayın ağaçları ormanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.Pădurile de conifere au format o mare parte din păduri.
Ağaçların tepesinde durmaktadır.Ei bine, acum el e sus, în copac.
Kakao ağaçları dört yaşından sonra meyve vermeye başlar.Planta începe să producă fructe cam la 4 ani de la plantare.
Manzara sadece çam ağaçlarıyla sınırlı değildir.Apa nu se încadrează în limitele STAS de potabilitate.
Ancak, göçebe halkın ilk yerleştiği alandaki sögüt ağaçlarından geldiği zannedilmektedir.Se crede că pădurile ar fi constituit locul lor inițial de formare.
Belirli palmiye ağaçları palmiye şurubu üretmek için kullanılır.Adoră să consume seva unor specii de palmieri din care se prepară vinul de palmier.
Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.Cireșii au înflorit complet.
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.Se face din ce în ce mai frig dimineaţa şi seara. Frunzele copacilor vor deveni în curând roşii şi galbene.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Egykor gabonaőrlő malmok álltak itt.
Çok eskiden meşelikte, meşe ağaçları çokmuş.Régen sok kisnemes lakta.
Lübnan'ın çam ve sedir ağaçları bile kralın yok oluşuna seviniyor.Fenyő- és pálmafa jelképek díszítették a királyi kerteket is.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Köztük számos üvegházi dísznövény is akad.
Arkeler rRNA filojenetik ağaçlarına göre iki ana gruba ayrılırlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota.A legtöbb tenyészthető és jól vizsgált faj két fő törzs tagjaː Euryarchaeota és Crenarchaeota.
Süslemeleri Noel ağaçları için aynıdır.A készülődés hasonló a karácsonyihoz.
Mezarlık yaşlı çam ve meşe ağaçları içerisindedir.A sír átmenetet képez a veremsírok és a masztabák között.
Yine ceviz ağaçları da çok sayıdadır.Niitä on runsaasti myös maustekasveissa.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.Häränkieli kasvaa mieluiten vanhojen lahojen tammien rungoilla.
Tepelerin üzerinde yalnız alıç ağaçları tipik bozkır manzarısıdır.Vuorten alempia irtokivirinteitä päällystävät tyypillisesti koivumetsät.
Aynı alan ulu çınar ağaçları arasında kalmıştır.Ne ovat ilmeisesti ladottu suorien puiden väliin.
Bir kısmı ağaçların ölü kabuk kısımları içerisinde yaşarlar.Ne elävät puiden loisina osa tappaen puun.
Meyve ağaçları sayısı ve üretimi bakımından elma başta gelir.Syksyn alussa monet hedelmäpuut kuten omenapuut tuottavat satoa.
Yeterli derecede meyve ağaçları mevcuttur.Hedelmissä on pieniä määriä hedelmäestereitä.
Sürü hâlinde dolaşır ve göç ederler. ağaçların arkasına saklandıkları düşünülmektedir.Se tarkkailee puiden oksilta maata ja kiertelee puita saalista etsiessään.
Ayrıca çeşitli meyve ağaçları ve zeytin ağaçları bulunmaktadır.Lisäksi siellä viljellään myös muita sitruspuita sekä oliivipuita ja viiniköynnöksiä.
Noel ağaçları süslenir, Noel bayramına özgü geleneksel yemekler hazırlanır.Jouluna koristellaan joulukuusi, syödään perinteisiä jouluruokia ja käydään usein joulusaunassa.
Bahçedeki bütün ağaçları tanımlayabiliyor musun?Osaatko nimetä kaikki puutarhan puut?
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitioli (β-thujaplisiini) on luonnollinen monoterpenoidi, jota esiintyy Cupressaceae-suvun puissa.
Çok büyük ağaçları vardır.Πρόκειται για μεγάλα δέντρα.
Binalar, Schlosspark'ın geniş bahçeleri ve ağaçlarıyla birbirine bağlanır.Τα κτίρια συνδέονται με τους μεγάλους κήπους και τα δέντρα του Σλόσπαρκ Schlosspark.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Οι Καταριανοί καταναλώνουν μεγάλες ποσότητες νερού την ημέρα, χρησιμοποιώντας περίπου 400 λίτρα.
Vadinin yaklaşık % 70’i ormanlar ve meyve ağaçlarından oluşur.Έχουμε ήδη χάσει το 70% των δασών και της ζούγκλας μας.
Palmiye ağaçları korusu Sarastro’nun başkanlık ettiği rahipler şurası, vakur bir marş ile girerler.Scene 1: En palmelund: Præsterne ledet af Sarastro træder ind til en højtidelig march.
Bu filmler, Arkadaşımın Evi Nerede (1987), Ve Yaşam Sürüyor (1992) ve Zeytin Ağaçları Altında'dır.Hvor er min vens hus? (1987) og Og livet går videre (1991).
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Ældre træer får afrundet top.
Daha önce mezarın etrafı çam ağaçları ile kaplı idi.Hele anlægget har tidligere været omgivet af voldgrav.
Dendroloji, ağaçları inceler.Esplanader er beplantet med træer.
Fındık ağaçlarının yanı sıra kısa boylu çalılıklar da görülür.Foran ham dukker andre klipper frem med små træer.
Yeterli derecede meyve ağaçları mevcuttur.Frugtlegemerne sidder i tætte knipper.
Caddenin her iki yanında sıralanmış yaşlı kavak ağaçları bulunmaktadır.Der er lindetræer på begge sider af gaden.
Manzara sadece çam ağaçlarıyla sınırlı değildir.Man kan ikke se skoven for bare træer.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Den kryber med sindige bevægelser rundt i træerne og bærer sine unger på ryggen.
Süslemeleri Noel ağaçları için aynıdır.Brigejerne er de samme som frigejerne.
Bu ağaçların yapraklarını taşıyan dalsız gövdeleri vardır .De har altså dette træs rødder.