Ana içeriğe geç
Sözlük

ağ ile cümle

ağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çocuk annesi için ağlıyordu.The child was crying for her mother.
Çocuklar ağaçlara tırmanmayı severler.Children like climbing trees.
Çocuk oyuncak için ağladı.The child cried for the toy.
Çocuk oyuncak araba için ağladı.The child cried for a toy car.
Çocuklar bazen sırf ilgi çekmek için ağlarlar.Children often cry just to attract attention.
Çocuk ağlaya ağlaya uyuyakaldı.The child cried herself to sleep.
Yavru kedi ağaçtan inemedi.The kitten couldn't get down from the tree.
Onu düşündüğümde yüreğim ağzımdaydı.My heart was in my boots when I thought of it.
O parmağı ağzında durdu.He stood with his finger in his mouth.
Toplantıya katılamamamın nedeni şiddetli bir baş ağrımın olmasıydı.The reason I could not attend the meeting was that I had a severe headache.
Bebeği kollarımda tuttuğum anda ağlamaya başladı.The moment I held the baby in my arms, it began to cry.
Bahçemizin iki kiraz ağacı vardır.Our garden has two cherry trees.
Ağustos ayında kamp yapmaya gittik.We went camping in August.
Çok üzgün olduğumuz zaman ağlarız.We cry when we are very sad.
Sıcak bir karşılamayla ağırlandık.We received a warm welcome.
Biz ağlıyoruz.We are crying.
Ağlamadan edemedik.We couldn't help weeping.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.We took shelter from the rain under a tree.
Biz ağaçtan fındıkları salladık.We shook nuts from the tree.
Biz ağaçlarla çevrili bir otelde kaldık.We stayed at a hotel surrounded by trees.
O hepimizin en ağırıdır.He is the heaviest of us all.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
En büyük ağabeyim bekardır.My oldest brother is single.
Evimin önünde bir kiraz ağacı var.There is a cherry tree in front of my house.
Evimin önünde uzun bir ağaç var.There is a tall tree in front of my house.
Bacaklarım hâlâ ağrıyor.My legs still hurt.
Benim ağabeyim bir öğretmendir.My older brother is a teacher.
Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi.My elder brother finished his homework very quickly.
Ağabeyim felsefesi üzerine bir otoritedir.My elder brother is an authority on philosophy.
Köpeğimi bahçemizdeki ağacın altında uzanırken buldum.I found my dog lying under the tree in our yard.
Benim ağırlığım 58 kilodur.My weight is 58 kilograms.
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.My brother fell off a tree and broke his leg.
Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.My suggestion is for more trees to be planted along the streets.
Sırtımdaki ağrı kötüleşiyor.The pain in my back is getting worse.
Annem sık sık baş ağrısı çeker.My mother often suffers from headaches.
Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.My little sister has been suffering from a toothache since last night.
Kız kardeşim bebekken uyumak için sık sık ağlardı.My sister would often cry to sleep when she was a baby.
Canım ağlamak istedi.I felt like crying.
İçimden ağlamak geldi.I felt like crying.
Ağlıyacak gibi hissettim.I felt like crying.
Yüksek sesle ağlamaktan kendimi alamadım.I could not stop myself from crying aloud.
Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.I saw a bird flying over a tree.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Soğuktan dolayı boğaz ağrım var.I have a sore throat from a cold.
Dün bir dişim ağrıyordu.I had a toothache yesterday.
Dün bir diş ağrım vardı.I had a toothache yesterday.
Bu cins bir ağacı daha önce hiç görmedim.I've never seen that kind of tree before.
Ağır çantayı sırtımda taşıdım.I carried the heavy bag on my back.
Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.I'm suffering from a bad headache.
Midemde keskin bir ağrı hissettim.I felt a sharp pain in the stomach.
Yağmur yağdığında kalçamın ağrıdığının farkındayım.I am aware that my hip aches when it rains.
Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.I felt a sudden pain in my side.
Ağlamama engel olamadım.I couldn't help but cry.
Bir ağabeyim ve bir küçük kız kardeşim var.I have one elder brother and a younger sister.
Köpeğimi avludaki ağaca bağladım.I tied my dog to the tree in the yard.
Şimdi hafif bir baş ağrım var.I have a slight headache now.
Bugün kötü bir baş ağrım var.I have a bad headache today.
Dün ağabeyim ile tartıştım.I quarrelled with my older brother yesterday.
Midemde ara sıra olan ağrılar var.I have occasional pains in the stomach.
Ağır bagajı havaalanına çektim.I dragged the heavy baggage to the airport.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod