Ana içeriğe geç
Sözlük

ağ ile cümle

ağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Karmaşık sistem çalışan bilim insanları Facebook gibi geniş sosyal ağlarla çok ilgilenirlerComplex systems scientists are very interested in studying large social networks such as
Ekonomiler ağ etkileşimlerinin esas olduğu diğer bir tür karmaşık sistemdir.Economies are another type of complex system, in which networks of interaction are fundamental.
Teknoloji ağacındaki değişiklikler hakkında bizi biraz daha bilgilendirebilir misiniz?Could you tell us more about the changes in the tech tree?
Sosyal ağlar nedir?So, that leads us to networks.
Şimdi bu sosyal ağ fikrini açıklamak için, size kendi hayatımdan bir hikaye anlatacağım.So, it's your friends and even the friends of your friends.
Bu tür sosyal ağlar görünmez olduklarından, gözlemlemesi çok da zordur.These networks tend to be much more invisible and much less easy to observe.
Sizin sosyal ağınızı oluşturan insanlar, size benziyen insanlardan oluşacaktır.Your social networks are going to be with people who are like you.
Ve bu sosyal ağlar, yalnızca kendi türünü içine alan bir hale dönüşmekteydi.And ultimately, these networks tended to be very incestuous.
Bütün sosyal ağlarda bu eğilim vardır.They do in general networks tend to be.
Evet, sosyal ağlar size yardımcı olabilir ancak bu yardım sizin planladığınız şekilde olmayabilir.Yes, it can help you. But not in ways that you can necessarily plan.
Ve artık kendisinin bir yabancı gibi gözüktüğü diğerleri ağlaştılar:And the creatures down stream, to whom he was a stranger, cried:
Ama onlar daha da ağlaştılar:But they cried him more:
Bu nedenle hepsi ağitim aldılar.So they all trained.
Para şirketten köye aktarılıyor, bunu ağaç dikerek yapıyoruz.The money goes from the company into the village via tree-planting.
Ağabey ! bir bakar mısın ?Brother ! Look !
Ağabey ! önemli bir istihbarat mektubu aldık !Chief ! we got a very important letter !
Ağabey ! nasıl bir şey bu ?Brother ! what is this ?
Ağabey ! onu yenebilmek için senin tuzaklı Sopanı kullanabiliriz !Chief ! we may use your tricky Rod for beat that guy !
Ağabey ! kötülere birşey olmaz ! endişe etme !Chief ! don't worry ! nothing happen to bad guys :P
Ağabey ! şerefine !Chief ! your honor
Ağabey ! sayende o ihtiyarı yenebildik ! Artık zenginiz, senin sayende ! şerefe !Brother ! we beat that oldman thanks to you ! now we are rich because of you ! cheers !
Ağabey ! Kız zorlu çıktı !Brother ! she is really tough!
Kesin hazine çok ağır olduğu için, taşıyamadıklarından geciktiler bir sorun olduğunu sanmam !I guess, they are late because of heavy treasure ! I think there is nothing !
Ama ağabey ! sizin eliniz ağırdır ! Çok konuşma bakalım !Brother ! you are too strong ! shut up ! let's fight !
Ağabey ! çok iyi dövüşüyorsunuz !brother ! you are very well!
Sağol Ağabey !thank you !
Ağzınıza alıp üfleyin.You put this in your mouth, and you blow.
1994 Nisan ve Ağustos arasında, bir milyon insan katledildi.Between April and August, 1994, one million people were slaughtered.
Bir örnek vererek Bayes Ağı'nın nasıl birşey olduğunu gösterelim.Let me give you a flavor of a Bayes network using an example.
Burada bir Bayes Ağı var.What you have here is a Bayes network.
Bir Bayes Ağı düğümlerden oluşur.A Bayes network is composed of nodes.
Bu Bayes Ağı'nda toplamda 16 değişken var.There is a total of 16 variables in this Bayes network.
Dahası, Baye Ağı'nı tanımladıktan sonra, mesela, arabanın çalışmadığı durumu, gözlemleyebiliriz.Further, once we specify the Bayes network, we can observe, for example, the car won't start.
Daha sonra, Peter size "Bayes Ağları Çıkarsama" konusundan bahsedecek.Later on, Peter will tell you about inference in Bayes networks.
Böylece kariyerimi ağır akıl hastalıkları üzerinde araştırmalara adadım.So I dedicated my career to research into the severe mental illnesses.
Bütün bunlar çok garipti ve başımın ağrısı da giderek kötüleşiyordu.And it was all very peculiar, and my headache was just getting worse.
Ve her adımım kaskatı, iyice ağır, ve tutuktu.And every step is very rigid and very deliberate.
Ama ağzımdan çıkan ses şöyleydi: "Voo voo voo voo vooo."And what comes out of my voice is, "Woo woo woo woo woo."
Bilirsiniz, ağaçların arasında olup ormanı görememe durumu.You know, it's a silo, people in silos.
Ve nöral ağlardan, genetik algoritmalardan, evrimci programlamadan. Bunlar yazılım tarafında.That's on the software side.
Sonra yedekleri üzerinize alırsınız ve ardından ağır çantayı sırtınıza takarsınız.And then you put on your reserve, and then you put on your heavy rucksack.
Böylece hiç ağrıtmayacaktır.And that's not going to hurt.
Günde 100 ağaç diktim.I've planted a hundred trees in a day.
Ve bütün bunlar ağızlarımızdan çıkan bir parça hava dolayısıyla olabilir.And all of this from a puff of air emanating from our mouths.
Dünyanın en ağır ve en pahalı yiyeceklerinden biridir.One of the most expensive luxury foods by weight in the world.
Luwak, Asya'da palmiye ağaçlarının teperinde yaşayan bir misk kedisi türü.The luwak is an Asian Palm Civet.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.It's a cat that lives in trees, and at night it comes down and it prowls the coffee plantations.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.You couldn't see it from the street, because the home was surrounded by beech trees.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --When I was about 14 or 15, one day my brother came home and he had this six-pack of beer --
Nereden buldu bilmiyorum -- beni ve kız kardeşimi alıp ağaçlık bölgeye götürdü.I don't know where he got it -- and he grabbed me and my sister and we went out in the woods.
Ağabeyim "Haydi.My brother said, "Come on.
Sonra ağabeyim bana dik dik bakmaya başladı.And then my brother started staring at me.
Ben çok ağır cezalara mahkum edilmiş çocukları temsil ediyorum.And I've been representing these kids who have been sentenced to do these very harsh sentences.
Aynı ağırlıkta, fakat farklı ses renkleri.Same amount of weight, but different sound colors.
Tıpkı ağaçların hareket ettiğini gördüğümde, ağaçların hışırtı sesi çıkardığını hayal etmem gibi.In the same way that when I see tree moves, then I imagine that tree making a rustling sound.
Fakat, beni ağırladığınız için çok teşekkür ederim!But thank you very much for having me!
Genel olarak ağır uçaklar, hafif uçaklardan pike yaparak kurtulabilir.In general heavy aircraft can escape from light ones by diving.
Taşıdığı silahlar ne kadar ağır olursa, uçak dönüşlerde o kadar kötü olur.The heavier the weapons load out - the worse the plane is at turning.
Evet, öncelikle bu kayalar ağır biçimde metamorfozlaşmışlardır.Well, first of all these are rocks very heavily metamorphosed.
Objenin bütününü istiyordum, objenin gerçek ağırlığını istiyordum.I wanted the entirety of the object, I wanted the weight behind the object.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod