Ana içeriğe geç
Sözlük

ağ ile cümle

ağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ağaca tırmanabilir misin?Can you climb the tree?
Ağaca yıldırım düştü.The tree was struck by lightning.
Ağaç meyve ile yüklüydü.The tree was heavy with fruit.
Ağaç üzerinde bol miktarda portakal vardır.There are plenty of oranges on the tree.
Hiç kimse kitabı ağlamadan okuyamaz.No one can read the book without crying.
Fırtına ağır kayıplar getirdi.The storm brought heavy losses.
Erkek kardeşim gürültü duyduğunda ağlamaya başladı.On hearing the noise, my brother started to cry.
Hastalığın ilk belirtileri ateş ve boğaz ağrısı.The initial symptoms of the disease are fever and sore throat.
Buz senin ağırlığını taşıyamayacak kadar ince.The ice is too thin to bear your weight.
Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.The girl lifted the heavy box with one hand.
Kutu onun kaldıramayacağı kadar çok ağırdı.The box was too heavy for him to lift.
Kutu taşınılmayacak kadar çok ağır.The box is too heavy to carry.
Kutu çok ağırdı.The box was too heavy.
Kutu o kadar ağırdı ki onu taşıyamadım.The box was so heavy I could not move it.
Kutu o kadar ağırdı ki onu kaldıramadım.The box was so heavy that I couldn't lift it.
Caddenin her bir tarafında kiraz ağaçları var.There are cherry trees on each side of the street.
Ağrı onun dayanabileceğinden daha fazlaydı.The pain was more than he could stand.
Heykel bir blok kiraz ağacından oyuldu.The statue was carved from a block of cherry wood.
Haberi duyduğumda ağlayacak gibi hissettim.I felt like crying when I heard the news.
Adam düşmüş ağacın üzerinde oturuyordu.The man was sitting on a fallen tree.
Genç tek eliyle ağır kutuyu kaldırdı.The boy lifted the heavy box with one hand.
Çocuk ağlamaya başladı.The boy began to cry.
Büyük çirkin ağaç evin güzelliğini yok eder.The big ugly tree destroys the beauty of the house.
Çanta büyüktü ve dahası ağırdı.The bag was big, and moreover, it was heavy.
Bebek beslenene kadar ağlamayı bırakmadı.It was not until the baby was fed that he stopped crying.
Bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The baby did nothing but cry.
Bebek bütün gece ağlamaya devam etti.The baby kept crying all night.
Bebek süt için ağladı.The baby cried for milk.
Dün gece bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The baby did nothing but cry all last night.
Bebek ağlaya ağlaya uyuyakaldı.The baby cried itself to sleep.
O bebek ağlamaktan başka bir şey yapmaz.That baby does nothing but cry.
Bebek, neredeyse on dakikadır ağlıyor.The baby has been crying for almost ten minutes.
Taş o kadar ağırdı ki hiç kimse onu kaldıramadı.The stone was so heavy that nobody could lift it.
Sahneyi ağır çekimde görmek istiyorum.I want to see the scene in slow motion.
Çocuk odada ağlıyordu.The boy was crying in the room.
Çocuk bir erkek olmaya ve ağlamamaya çalıştı.The boy tried to be a man and not cry.
Çocuk bana niçin ağladığını söyledi.The boy told me why he was crying.
Kızı ağır biçimde cezalandırma; onun huyuna git.Do not punish the girl severely; go easy on her.
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The girl did nothing but cry.
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmıyor.The girl did nothing but cry.
Kız annesini görür görmez birden ağlamaya başladı.Instantly the girl saw her mother, she burst out crying.
Küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The little girl did nothing but cry.
Geyik Jane'in üç katı kadar ağırdır.The deer is three times as heavy as Jane.
Açlıktan ağlıyordu.He was crying with hunger.
Şu çocuk ağlayacakmış gibi görünüyor.That child looks as if he is going to cry.
O çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.That child did nothing but cry.
Çocuk annesini görür görmez, ağlamayı kesti.As soon as the child saw his mother, he stopped crying.
Şu çocuk, ağzı açık olarak, bana baktı.That child stared at me, his mouth agape.
Çocuk köpeği gördüğünde ağlamaya başladı.The child began to cry at the sight of the dog.
O ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.He did nothing but cry.
Çocuk birden ağlamaya başladı.The child burst out crying.
O çocuk bütün gün ağlamaktan başka bir şey yapmadı.That child did nothing but cry all day.
Bu çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.This child did nothing but cry.
O bir oyuncak için ağlıyordu.She was crying for a toy.
O çocuk saatlerce ağlamaya devam etti.That kid kept crying for hours.
Parkta bir sürü uzun ağaç var.There are a lot of tall trees in the park.
Parkta en az iki yüz ağaç bulunmaktadır.There are no less than two hundred trees in the park.
Gölün üstündeki buz senin ağırlığını taşımak için çok ince.The ice on the lake is too thin to bear your weight.
O kelime onun ağzından düştü.That word dropped from his mouth.
O sözcük onun ağzından kaçtı.That word dropped from his mouth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod