Babam ve annem bir ağacın altında oturuyorlardı.My father and mother were sitting under a tree.
Benim babam ağır sigara tiryakisi.My father is a heavy smoker.
Babamın saçları ağarıyor.My father is becoming gray.
Babam ağaca karşı bir merdiven koydu.My father put a ladder against the tree.
Rüzgar ağaçlara usulca dokundu.The wind gently kissed the trees.
Rüzgar çok sayıda ağacı devirdi.The wind brought down a large number of trees.
Üç ağaç rüzgarda eğildi.The tree bent in the wind.
Göğsümde öksürük ve baş ağrısı olan soğuk algınlığı var.I have a cold in my chest, with coughing and a headache.
Ben soğuk algınlığına yakalandım ve başım ağrıyor.I've caught a cold and my head hurts.
Balon ağaca takıldı.The balloon was caught in the tree.
Aç bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The hungry baby did nothing but cry.
Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.When I try to walk, I get an awful pain here.
Annem, ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.My mother did nothing but weep.
Annem ağır hasta.My mother is seriously ill.
Anne ağlayan bebeğini sakinleştiriyordu.The mother was quieting her crying baby.
Arı sokmaları çok ağrılı olabilir.Bee stings can be very painful.
Bir ağabeyim ve iki küçük kız kardeşim var.I have one big brother and two little sisters.
Bir ağabeyim ve iki kız kardeşim var.I have one big brother and two little sisters.
Yarın için hiç planım yok. Ağırdan alacağım.I don't have any plans for tomorrow. I'm going to take it easy.
Büyük bir gürültüyle ağacın düştüğünü duyduk.We heard the tree fall with a crash.
Birçok ağaç yıkıldı.Many trees fell down.
Yapraklar ağaçlardan düştü.The leaves fell from the trees.
Ağaçlar evimi rüzgardan koruyorlar.Trees shelter my house from the wind.
Ağaç düştü.The tree fell down.
Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.The road was obstructed by fallen trees.
Oduncu bir baltayla bir ağacı deviriyor.The woodcutter fells a tree with an ax.
Ağaçta birkaç portakal var.There are some oranges on the tree.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istedi.He wanted to know more about the trees, too.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the trees, too.
Ben bir ağaca rastladım.I ran into a tree.
Ağaçlar beni yağmurdan korudu.The trees kept me out of the rain.
Ağacın altında biraz dinlenelim.Let's take a little rest under the tree.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.I had to take shelter under a tree.
Ağacın altındaki bisiklet benimkidir.The bicycle under the tree is mine.
Ağacın altında bir bank var.There is a bench under the tree.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.There are some boys under the tree.
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.I see a house among the trees.
Biz ağaçların üzerindeki kuleyi görebiliyoruz.We can see the tower above the trees.
Ağaçtaki kedi bana doğru aşağıya geldi.The cat on the tree came down to me.
Ağaçta öten kuşa bak.Look at the bird singing in the tree.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.The leaves of the trees turn yellow in fall.
Ağaçların yaprakları sonbaharda kırmızılaşır.The leaves of the trees turn red in the fall.
Eğer varsa, az sayıda ağaç vardı.There were few, if any, trees.
Ağaçlar yakında yapraksız olacak.The trees will soon be bare.
Görünürde bir ağaç yoktu.There was not a tree in sight.
Bir ağaç ne kadar uzun olursa tırmanmak o kadar zor olur.The taller a tree is, the harder it is to climb.
Bir ağacın altına sığındık.We took shelter under a tree.
Ağacın altında yaşlı bir kadın görüyorum.I see an old woman under the tree.
Ağacın gölgesinde hava serindi.It was cool in the shade of the trees.
Ağaçların yaprakları kızarmaya başladı.The leaves of the trees began to turn red.
Ağaçlar zaten yapraksız.The trees are already bare.
Ağaçlar tomurcuklanmaya başlıyor.The trees are beginning to bud.
Gün ağarıyor.Day is breaking.
Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.A big tree in the field was struck by lightning.
Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.I think they should put a heavy tax on imports.
Bazı arkadaşları ağırlıyoruz.We're having some friends over.
Dün gece hafif bir baş ağrım vardı.I had a slight headache last night.
Dün geceden bu yana hafif bir baş ağrım var.I have had a slight headache since last night.
Dün geceden beri hafif bir baş ağrım var.I have had a slight headache since last night.
Yumurtalar ağırlığına ve boyutuna göre sınıflandırılır.The eggs were graded according to weight and size.