O, bütün gece ağlamaya devam etti.She kept crying all night.
Bütün gece ağlamaya devam etti.She kept crying all night long.
O kızının ağladığını bir bakışta gördü.She saw at a glance that her daughter had been crying.
O, sağ bacağındaki ağrıya rağmen okula gitti.She went to school in spite of the pain in her right leg.
O, duygulanmaktan dolayı ağladı.She wept with emotion.
Arkasını döndü ve ağlamaya başladı.She turned away and began to cry.
Ağlamaya devam etti.She kept on crying.
O konuklarını yürekten ağırladı.She gave her guests a hearty reception.
O, ağlayarak ayrıldı.She broke away crying.
O ağladı.She cried.
Gözleri ağlamaktan kızarmıştı.Her eyes were red from crying.
Ağlayan bebeğine biraz süt içirdi.She made her crying baby drink some milk.
O, ağlamaktan başka bir şey yapmaz.She does nothing but cry.
Ağlamamak için boş yere çabaladı.She tried in vain not to cry.
Ağlamamaya çalıştı.She tried not to cry.
O ağlamamaya çalıştı.She tried not to cry.
Canı ağlamak istiyordu.She felt like crying.
O şimdi sakin; ağlamayı durdurdu.She is calm now; she has stopped crying.
O, ağlamaya başladı.She began crying.
Ağlamamak için kendini güçlendirdi.She steeled herself not to cry.
Çile çekmekten saçı ağardı.Her hair grayed with suffering.
Saçı dertten ağardı.Her hair grayed with suffering.
O, ağabeyine hayrandır.She adores her elder brother.
O ağladıkça ağladı ama hiç kimse onu rahatlatmaya gelmedi.She cried and cried, but no one came to comfort her.
O, ağzında gümüş bir kaşıkla doğmuş.She was born with a silver spoon in her mouth.
O, ağlamak üzereydi.She was on the verge of crying.
O, bana ağustosta Paris'e gideceğini söyledi.She told me that she would go to Paris in August.
O, yüzümü gördüğünde ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of my face.
Yüzümü görünce, ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of my face.
O beni görür görmez ağlamaya başladı.As soon as she saw me, she began to weep.
O, odaya girer girmez ağlamaya başladı.No sooner had she entered her room than she began to cry.
O mektubu okurken ağladı.She wept reading the letter.
Uykusuzluktan başı ağrıyordu.She had a headache from lack of sleep.
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.She wept over her son's death.
Bacağındaki ağrıya rağmen o, okula gitti.She went to school in spite of the pain in her leg.
O, 120 paund ağırlığındadır.She weighs 120 pounds.
O ağır bir kadın olmasına rağmen, o iyi dans etti.Even though she was a heavy woman, she danced well.
Onun her tarafı ağrıyordu.She was aching all over.
O, yüksek bir sesle ağlamaya başladı.She began to cry in a loud voice.
O, gür bir sesle ağlamaya başladı.She began to cry in a loud voice.
O uzun süredir kötü baş ağrısı çekiyor.She has suffered from bad headaches for a long time.
Sırt ağrısı ile yıllardır sorun yaşıyor.She's been having trouble with back pain for years.
Bahçeye girdi ve uzun süre ağaçlara baktı.She came into the garden and looked at the trees for a long time.
O, başı ağrıyor gibi görünüyor.She appears to have a headache.
O, bir baş ağrısından yakındı.She complained of a headache.
O, onun yüzünü görünce ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of his face.
O, sırrı ağzından kaçırdı.She let the secret out.
Söylenmeye ve ardından ağlamaya başladı.She began to grumble and then to weep.
O, babasının cesedini görünce ağladı.She cried at the sight of her father's dead body.
Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı.She began to cry as soon as she left the room.
O, ağaçtan düştü.She fell from the tree.
O, bir ağacın altında oturuyordu.She was sitting under a tree.
Bir ağaca tırmanmada iyidir.She is good at climbing up a tree.
Onlar ağaçtan indiler.They climbed down the tree.
Üzücü hikaye bizi ağlattı.The sad story moved us to tears.
O, ağzından kaçırabilir.She may spill the beans.
Buz bizim ağırlığımızı taşıyacak kadar kalın değil.The ice is not thick enough to hold our weight.
Buz bizim ağırlığını taşıyabilecek mi?Will the ice bear our weight?
Buz senin ağırlığını taşımayacak kadar ince.The ice is so thin that it won't bear your weight.
Buz o kadar ince ki senin ağırlığını taşımaz.The ice is so thin that it won't bear your weight.