ağız ile cümle

ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir.That is a saying from their mouths.
Bu, ağızlarından çıkan sözleridir.That is a saying from their mouths.
Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür.Hatred has already appeared from their mouths, but what their hearts conceal is worse.
Ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlar.On that day they were closer to infidelity than they were to faith.
Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah, onların gizli tuttuklarını daha iyi bilir.They say with their mouths what is not in their hearts; but God knows what they hide.
Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.They say with their mouths what is not in their hearts; but God knows what they hide.
Onları, yüreklerin ağıza geleceği, tasadan yutkunacakları, yaklaşan kıyamet günü ile uyar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar.On that day they were closer to infidelity than they were to faith.
Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz mânasız sözlerden ibarettir.These are your words coming out of your mouths.
Onları, yaklaşan müthiş güne karşı uyar! Yürekler ağıza gelir, yutkunur da yutkunurlar.And warn them of the Day of Imminence, when the hearts are at the throats, choking them.
Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Halbuki ALLAH onların gizlediğini çok iyi biliyor.They say with their mouths what is not in their hearts; but God knows what they hide.
Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı.They utter from their mouths what is not in their hearts.
Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar.They utter from their mouths what is not in their hearts.
Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır.Their hatred is clearly manifest in what they say, and what their breasts conceal is even greater.
Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı.They utter from their mouths what is not in their hearts.
Onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı.They utter from their mouths what is not in their hearts.
Onlar, ağızlarıyla, kalplerinde olmayan şeyleri söylüyorlardı.They utter from their mouths what is not in their hearts.
Ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez.They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse.
Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalpleri ise karşı koyar.They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse.
O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar. Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar.They utter with their mouths a thing which is not in their hearts.
Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır.Hatred is revealed by (the utterance of) their mouths, but that which their breasts hide is greater.
Ağızlarıyla size hoşnutluk sunarlar, fakat kalpleri inat eder durur.They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse.
Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor.They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse.
Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük.Hatred is revealed by (the utterance of) their mouths, but that which their breasts hide is greater.
Ağızlarıyla sizi pasifleştirecek hoş sözler söylerler, fakat kalpleri tersini ister.They satisfy you with their mouths the while their hearts refuse.
Onlar, o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlar.They said with their mouths what was not in their hearts.
O gün onlar, imandan çok küfre daha yakındılar. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı.They said with their mouths what was not in their hearts.
O gün onlar, imandan çok küfre yakın idiler. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar.They said with their mouths what was not in their hearts.
Onlar o gün, imandan çok, kafirliğe yakın idiler. Ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı.They said with their mouths what was not in their hearts.
O an onlar imandan daha çok inkara yakın idiler. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar.They said with their mouths what was not in their hearts.
Ne onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz.Neither they nor their fathers had any knowledge of such utterance (that God has begotten a son).
O gün, ağızlarını mühürleyeceğiz.That Day shall We set a seal on their mouths.
Ağızstar nameAchernar
Bu arada DUI ve DPA da kötü bir ağız dalaşına girdiler.Meanwhile, the DUI and DPA have been engaged in a bitter war of words.
Hırvatistan ve Slovenya'dan, çözüm beklenen sorunlar konusunda ağız dalaşıCroatia, Slovenia spar over unresolved issues
Ağızlarında Tanrı fakat kalplerinde şeytan olan insanlar ilgili hak etmiyorlar.People who have God in their mouth but the devil in their heart don't deserve attention.
Rakip partiler söz konusu ekonomi olunca tek bir ağızdan konuşuyorlar.When it comes to the economy, the rival parties speak with one voice.
BM misyonu başkanı General Jacques Klein ile çok kereler ağız dalaşı yapmıştı.He had many open quarrels with the UN's mission head, General Jacques Klein.
Çoğu zaman ağızlıkları yurtdışından 45 avroya alıyordu.He often bought mouthpieces abroad for 45 euros.
Haftanın her günü atinalıları ağız sulandıran yemek kokuları ve satıcıların sesleri uyandırıyor.The mouth-watering smell of food and the sounds of traders wake up Athenians every weekday morning.
Ağız yoluyla alınır.[1]It is taken by mouth.[1]
Peynirin tüketildikten sonra birkaç saat boyunca ağızda bir tat bıraktığı söyleniyor.The cheese is known to leave an aftertaste for a duration of up to several hours.[3]
Periodontal hastalıktan korunmak için günlük ağız temizliğinde yapılması gerekenler:Daily oral hygiene measures to prevent periodontal disease include:
Başarılı bir periodontal tedavinin esası çok iyi bir ağız bakımı alışkanlığı sağlanmasından geçer.The cornerstone of successful periodontal treatment starts with establishing excellent oral hygiene.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.Certain bacteria in the mouth live off the remains of foods, especially sugars and starches.
Ağız hijyeniOral hygiene
Elektronik diş fırçaları popüler, ağız hijyenine yardımcı aletlerdir.Electric toothbrushes are a popular aid to oral hygiene.
Sonuç olarak, diş ipi kullanmak ağız hijyenini korumak açısından bir gereklilik olarak görülür.As a result, flossing is also considered a necessity to maintain oral hygiene.
Bu dişler kişi altı yaşına gelene kadar ağızda bulunan tek dişlerdir.These teeth are the only ones in the mouth until a person is about six years old.
Kemiğin üzerini, kolayca ağızda görülebilen, diş eti ya da gingiva örter.Lying over the bone is the gingiva or gum, which is readily visible in the mouth.
Kök apeksinden insizal kenara olan toplam uzunluk bakımından ağızdaki en uzun diştir.It is the longest tooth in total length, from root to the incisal edge, in the mouth.
Dentisyon, dişlerin gelişimi ve ağızdaki konumlanması ile alakalıdır.Dentition pertains to the development of teeth and their arrangement in the mouth.
Ağızdaki toplam uzunluk bakımından (kökten kesici kenara kadar) en uzun diştir.It is the longest tooth in total length (from the root to the incisal edge) in the mouth.
Maksiller kaninlerin yalnızca bir kökü olup ağızdaki en uzun köktür.The maxillary canines have one root, usually the longest root of any tooth in the mouth.
Mandibular ve maksiller kaninler ağızdaki en uzun dişlerdir.The mandibular and maxillary canines are the longest teeth in the mouth.
Bukkal kütle, sindirim sisteminin ilk parçasıdır ve ağız ve farenksden oluşur.The buccal mass is the first part of the digestive system, and consists of the mouth and pharynx.
Ağız hareketinde, yüz ifadesinde ve diş hekimliğinde önemlidir.It is important in moving the mouth, facial expression and in dentistry.
Tablet olarak ağızdan alınabilen birkaç DPP-4 inhibitörü geliştirilmiştir.Several DPP-4 inhibitors that can be taken orally as tablets have been developed.
1994 yazında uzun zamandır pipo ve puro içen Ives'e ağız kanseri teşhisi kondu.Ives, a longtime smoker of pipes and cigars, was diagnosed with oral cancer in the summer of 1994.
'Normal olarak' 'kaynaktan' ağza ve ağızdan 'kaynağa' akar.It flows 'normally' from the 'source' to the mouth and from the mouth to the 'source'.
İlgili Sayfalar