ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kulak tıkacı, ağız koruyucusu kullanıyor musun?Калъфка за чадър?!
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Ako sa vám darí?" Povedala mačka, čo tam bola úst dosť na to, aby hovoriť.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Ce mai faci mai departe?", A spus Cat, de îndată ce a fost suficient de gura pentru ca aceasta să vorbesc cu.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'Come hai trovato su?' Disse il Gatto, appena ci fu la bocca a sufficienza per la sua parlare.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Comment en êtes-vous sur?" Dit le chat, dès qu'il y avait la bouche suffisamment pour qu'il parler avec.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Como você está indo?", Disse o Gato, tão logo houve boca suficiente para que falar com.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'Hoe krijg je op?' Zei de Kat, zodra er was mond zo Om het systeem spreken.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Hur har du fått den?" Sade katten, så fort det fanns munnen tillräckligt för att det ska tala med.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Jak se vám daří?" Řekla kočka, co tam byla úst dost na to, aby mluvit.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Jak się masz?" Powiedział, że Cat, jak tylko było usta wystarczy, że mówić.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Kako ste dobili na?" Je dejal Cat, takoj ko je bila usta dovolj, da bi govoriti s.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'어떻게에지고?'고양이는 즉시가 충분히 입을 거기로했다
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Làm thế nào bạn nhận được?" Cát, ngay sau khi có miệng đủ cho nó để nói chuyện với.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Miten sujuu päälle?" Sanoi kissa, heti kun oli suussa tarpeeksi, jotta se puhua.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.Mondta a macska, amint volt szája elég, hogy beszélni.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Wie geht es dir?" Sagte die Katze, sobald es den Mund genug, um es zu sprechen Sie mit.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Πώς είσαι πάρει επάνω;" είπε η γάτα, μόλις υπήρξε το στόμα αρκετή για να μιλήσουν με.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Как поживаешь?" Сказал Кот, как только было рот достаточно для того, чтобы поговорить.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Как сте?", Каза котка, веднага след като имаше устата достатъчно, за да говори с.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."Як поживаєш?" Сказав Кіт, як тільки було рот достатньо для того, щоб поговорити.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'איך את מסתדרת? "אמר החתול, ברגע שיש פה מספיק כדי
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun."كيف حالك الحصول عليها؟ قال القط ، في أقرب وقت كان هناك ما يكفي من الفم من أجل أن
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.と話す。目が出現し、までアリスが待っていた
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ 어떤 말로도 ♫ ♫ 어떤 의식으로도 알 수 없지 ♫ ♫ 심장이 들은 것이 무엇이었는지 ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Ani ústa ♫ ♫ ani myseľ nevyjadria, ♫ ♫ čo srdce spoznalo ♫ ♫ o tieňoch v náznakoch ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Geen mond of verstand drukte ooit uit ♫ ♫ wat het hart had gehoord, de geest had geraden: ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ La boca no ha expresado ♫ ♫ y la mente tampoco ♫ ♫ lo que ha oído el corazón ♫ ♫ el alma ha adivinado ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Lời nói hay tâm trí đều chưa thể hiện được ♫ ♫ Những gì trái tim cảm thấy linh hồn đã đoán thấy: ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Nessuna bocca ♫ ♫ ha proferito parola ♫ ♫ su quel che il cuore ha sentito ♫ ♫ forse i fantasmi lo sanno ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Ni la bouche ♫ ♫ ni l'esprit n'ont exprimés ♫ ♫ ce que le coeur a entendu, ♫ que le fantôme a deviné : ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ Żadne usta ♫ ♫ ni umysł nie opisały ♫ ♫ co serca słyszały ♫ ♫ co dusze widziały ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin ettiНикоя уста, нито ум е изразявал за това, което е чувало сърцето, духът е отгатнал.
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin ettiלא בפיך ולא בראשך הדבר בוטא, אך לבך שמע,
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti♫ كما كان الفم ♫ ♫ ولا عقل عُبّر عنه ♫ ♫ ولم يسمع به قلب ♫
Ne ağız söyledi ne hiçbir zihin açıkladı kalbin ne duyduğunu hayalet tahmin etti言い表したことはないんだ- 心が聞いたものを 幽霊が知っていることを
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale co z ust pochodzi, z serca wychodzi, a toć pokala człowieka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale které věci z úst pocházejí, z srdce jdou, a tyť poskvrňují člověka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Ale to, čo vychádza z úst, ide zo srdca, a to poškvrňuje človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.A mik pedig a szájból jõnek ki, a szívbõl származnak, és azok fertõztetik meg az embert.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Dar, ce iese din gură, vine din inimă, şi aceea spurcă pe om.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Invece ciò che esce dalla bocca proviene dal cuore. Questo rende immondo l'uomo
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Kar pa prihaja iz ust, izhaja iz srca, in to skruni človeka.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.입에서 나오는 것들은 마음에서 나오나니 이것이야말로 사람을 더럽게 하느니라
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Maar wat een mens zegt, komt van binnenuit. Uit zijn hart.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mais ce qui sort de la bouche vient du coeur, et c`est ce qui souille l`homme.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mas o que sai da boca procede do coração; e é isso o que contamina o homem.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det, som går ud af Munden, kommer ud fra Hjertet, og det gør Mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men det som går ut av munnen, det kommer fra hjertet, og dette er det som gjør mennesket urent.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Men vad som går ut ifrån munnen, det kommer från hjärtat, och det är detta som orenar människan.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Mutta mikä käy suusta ulos, se tulee sydämestä, ja se saastuttaa ihmisen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Pero lo que sale de la boca viene del corazón, y eso contamina al hombre
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng , thì những điều đó làm dơ_dáy người .
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Song những điều bởi miệng mà ra là từ trong lòng, thì những điều đó làm dơ dáy người.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Tetapi yang keluar dari mulut, berasal dari hati; dan itulah yang membuat orang menjadi najis
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Was aber zum Munde herausgeht, das kommt aus dem Herzen, und das verunreinigt den Menschen.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.Τα δε εξερχομενα εκ του στοματος εκ της καρδιας εξερχονται, και εκεινα μολυνουσι τον ανθρωπον.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а исходящее из уст - из сердца исходит - сие оскверняет человека,
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.А онова, което излиза из устата, произхожда от сърцето, и то осквернява човека.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.а те, що виходить із уст, береть ся з серця, і воно сквернить чоловіка.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.אבל היוצא מן הפה יוצא מן הלב והוא מטמא את האדם׃
İlgili Sayfalar