ağız ile cümle

ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жените са дали отрова на бебетата си и са гледали как излиза пяна по устата им, докато умират.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Женищины отравляли своих младенцев и наблюдали за пеной, выходящей из их ртов, пока дети умирали.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Жінки давали отруту власним дітям, а тоді дивились, як ті помирали, пускаючи з рота піну.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.נשים נתנו רעל לתינוקותיהן. וצפו בקצף יוצא מפיותיהם כאשר מתו.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.أعطت الأمهات السُم لأطفالهن، وشاهدن الزبد يأتي من أفواههم أثناء موتهم
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.泡を吹いて死ぬまで見届けました 上の写真は文 鮮明より清めを受けた
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Ada mulut di dalam pintu, sedang bertanya.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Dajme ústa do dverí, PÝTAŤ SA.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.문 사이에 입을 두면, 질문하는 거고요. [물을 문]
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Laitetaan suu oven sisälle, kysyä kysymyksiä.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Mettiamo una bocca nella porta: "domandare".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Nếu để cái "miệng" vào trong cái "tủ", và hỏi:
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Platzieren Sie einen Mund in die Tür, bedeutet es: "Fragen stellen".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Pongan una boca dentro de la puerta, hacer preguntas.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Puneți o gură în ușă, "a întreba".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Pusa ve dveřích znamená PTÁT SE.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Sätt en mun innanför dörren, som "ställer frågor".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Tegyünk egy szájat az ajtó belsejébe: "kérdezni".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Teken een plank in de deur en het is een 'grendel'. Teken een mond in de deur: 'vragen stellen'.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Une bouche dans la porte, c'est poser des questions.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Usta med vrati pomenijo "spraševati."
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Usta w drzwiach to "zadawać pytania".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Βάλτε ένα στόμα μέσα στην πόρτα, το οποίο κάνει ερωτήσεις.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Позначення роту між дверима - "ставити запитання".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Поставьте иероглиф "рот" внутрь двери — это значит задавать вопросы.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Сложете уста във вратата, задаваме въпроси.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.הציבו פה בתוך הדלת: זו הצגת שאלות.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.ضعوا فمًا داخل الباب، هذا معناه توجيه أسئلة.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.コンコン 誰か帰って来たの?
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Alisnya seperti ini, matanya tidak fokus dan mulutnya terbuka.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.As sobrancelhas ficam assim, os olhos meio desfocados, e ficamos com a boca aberta.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.A szemöldökök ezt csinálják, a szemek elkerekednek, a száj pedig kinyílik.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Brwi się podnoszą, oczy tracą skupienie, a szczęka opada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Chân mày như thế này, đôi mắt như bị lệch đi, miệng mở to.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.De wenkbrauwen doen dit, de ogen zijn ongefocust de mond hangt open. Dat is geen uitdrukking van vreugde.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Die Augenbrauen machen so, die Augen verlieren den Fokus und der Mund steht offen.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.눈썹이 이렇게 되고 눈동자의 초점은 맞질 않죠. 그리고 입은 열려 있습니다.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Las cejas hacen así, los ojos están desenfocados, y la boca desencajada.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Le sopracciglia si muovono così, gli occhi non mettono a fuoco, e la bocca è spalancata.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Les sourcils font ça, les yeux sont dans le vague, et la bouche bée.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Obočí udělá toto, oči se rozostří a ústa visí pootevřená.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Øjenbrynene gør sådan her, øjnene er ufokuserede. og munden er åben.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Sprâncenele fac aşa, ochii sunt defocalizaţi, iar gura atârnă deschisă.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Τα φρύδια πάνε κάπως έτσι, τα μάτια διαστέλλονται, και το στόμα είναι ανοιχτό.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови вот такие, взгляд не сфокусирован, и рот открыт.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Брови роблять так, очі розфокусовані, щелепа відвисає.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.Веждите правят това, очите са разфокусирани, и устата виси отворена.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.הגבות זזות כך, העיניים לא מפוקסות, והפה פתוח לרווחה.
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.فالحواجب متموضعة هكذا , والأعين مشتتة والفم مفتوح
Kaşlar şöyle yapıyor ve gözler odağını yitirmiş, ve ağız açık kalmış.口はだらんと開きます これは喜びの表現ではありません
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Eén van onze dochters had naar iemand gespuwd.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Egyik lányunk egy kis botrányba keveredett.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Eine unserer Töchter war in einen Streit geraten.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Jedna z córek wdała się w konflikt.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.딸 아이 중 한 명이 가벼운 다툼을 했다더군요.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Một đứa nhà tôi dính đến 1 vụ gây gổ.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Salah satu putri kami terlibat sebuah pertengkaran.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Una delle nostre figlie era rimasta coinvolta in una zuffa.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Una de nuestras hijas había tenido una pelea.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.Une de nos filles avait eu une prise de bec.
İlgili Sayfalar