ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.E Gesù disse loro: «Riempite d'acqua le giare» e le riempirono fino all'orlo
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Isus le -a zis: ,,Umpleţi vasele acestea cu apă``. Şi le-au umplut pînă sus.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jeesus sanoi heille: "Täyttäkää astiat vedellä". Ja he täyttivät ne reunoja myöten.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jesús les dijo: --Llenad de agua las tinajas. Y las llenaron hasta el borde
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jésus leur dit: Remplissez d`eau ces vases. Et ils les remplirent jusqu`au bord.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jesus sade till dem: »Fyllen krukorna med vatten.» Och de fyllde dem ända till brädden.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jesus sa til dem: Fyll karene med vann! Og de fylte dem til randen.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jesus siger til dem: "Fylder Vandkarrene med Vand; " og de fyldte dem indtil det øverste.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jesus spricht zu ihnen: Füllet die Wasserkrüge mit Wasser! Und sie füllten sie bis obenan.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Jezus zei tegen de bedienden: "Vul al die kruiken met water."
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.예수께서 저희에게 이르시되 항아리에 물을 채우라 하신즉 아구까지 채우니
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Monda nékik Jézus: Töltsétek meg a vedreket vízzel. És megtölték azokat színig.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Ordenou-lhe Jesus: Enchei de água essas talhas. E encheram- nas até em cima.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Řekl jim Ježíš: Naplňte ty stoudve vodou. I naplnili je až do vrchu.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Rzekł im Jezus: Napełnijcie te stągwie wodą; i napełnili je aż do wierzchu.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Veli jim Jezus: Napolnite vrče z vodo. In napolnijo jih do vrha.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Λεγει προς αυτους ο Ιησους Γεμισατε τας υδριας υδατος. Και εγεμισαν αυτας εως ανω.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Иисус говорит им: наполните сосуды водою. И наполнили их до верха.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Рече їм Ісус: Поналивайте водники водою. І поналивали їх аж по верх.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.Тогава им казва: Налейте сега та занесете на настойника на угощението. И те занесоха.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.ויאמר אליהם ישוע מלאו לכם הכדים מים וימלאום עד למעלה׃
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.قال لهم يسوع املأوا الاجران ماء. فملأوها الى فوق.
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.耶 穌 對 用 人 說 、 把 缸 倒 滿 了 水 . 他 們 就 倒 滿 了 、 直 到 缸 口
İsa hizmet edenlere, ‹‹Küpleri suyla doldurun›› dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.耶穌對 用人 說 、 把 缸 倒滿 了 水 . 他 們就 倒 滿 了 、 直 到 缸口
İşte ağız.Các bạn sẽ có chữ "Khẩu"
İşte ağız.Daraus wird ein "Mund".
İşte ağız.Ecco una bocca.
İşte ağız.Ez a "száj".
İşte ağız.Itulah mulut.
İşte ağız.그것이 입이죠.[입 구]
İşte ağız.Ni får en "mun".
İşte ağız.Nu heb je een 'mond'.
İşte ağız.Obtienen una boca.
İşte ağız.Obțineți "gură".
İşte ağız.Têm uma boca.
İşte ağız.To je PUSA.
İşte ağız.To so usta.
İşte ağız.To sú ÚSTA.
İşte ağız.To usta.
İşte ağız.Tuloksena on suu.
İşte ağız.Vous avez une bouche.
İşte ağız.Αυτό είναι ένα στόμα.
İşte ağız.Изписва се уста.
İşte ağız.Ось і маємо рот.
İşte ağız.Это рот.
İşte ağız.זהו פה.
İşte ağız.وبذلك تحصلون على فم.
İşte ağız.こちらは散歩に出かけている人です
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.A nők megmérgezték kisbabáikat, és végignézték, ahogy habzik a szájuk haldoklás közben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Femeile si-au otrăvit bebelusii si au urmărit cum făceau spume la gură în timp ce mureau.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Frauen vergifteten ihre Babys, und sahen Schaum aus ihren Mund kommen als sie starben.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.여자들은 그들의 아이들에게 독을 먹이고, 아이들이 입에 거품을 물고 죽어가는 것을 보았습니다.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Kobieta dała truciznę swoim dzieciom i widziała pianę wychodzącą z ich ust gdy umierały.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Las mujeres dieron veneno a sus bebés y veían cómo la espuma salía por sus bocas mientras morían.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Le donne hanno avvelenato i loro bambini, e sono rimaste a guardare le loro bocche schiumare mentre morivano.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Para ibu meracuni bayi-bayi mereka, dan menyaksikan busa keluar dari mulut mereka saat sekarat.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Phụ nữ đầu độc con của họ, và chứng kiến sủi bọt trào khỏi miệng khi chúng chết.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Vrouwen gaven hun babies vergif, en zagen schuim uit hun mondjes komen terwijl ze stierven.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Ženy daly svým dětem jed a dívali se, jak jim jde pěna od úst, když umírali.
Kadınlar, çocuklarına zehir içirip, ölürken ağızlardan köpük kusmalarını seyrettiler.Οι γυναίκες δηλητηρίασαν τα μωρά τους, και είδαν τον αφρό να βγαίνει από τα στόματά τους καθώς πέθαιναν.
İlgili Sayfalar