ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們 貪 而 無 厭 、 食 物 還 在 他 們 口 中 的 時 候
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們貪 而 無厭 、 食物 還 在 他 們 口中 的 時候
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.이 말들의 힘은 그 입과 그 꼬리에 있으니 그 꼬리는 뱀 같고 또 꼬리에 머리가 있어 이것으로 해하더라
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.Lebo moc koní je v ich ústach a ich chvostoch, lebo ich chvosty sú podobné hadom a majú hlavy a nimi škodia.
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.Сила бо їх в ротї (і в хвостах їх); хвости бо їх подобні зміям, маючи голови, котрими шкодять.
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.כי כח הסוסים בפיהם כי זנבותם דומים לנחשים ויש להם ראשים ובהם ישחיתו׃
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.فان سلطانها هو في افواهها وفي اذنابها لان اذنابها شبه الحيّات ولها رؤوس وبها تضر.
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.這 馬 的 能 力 、 是 在 口 裡 、 和 尾 巴 上 . 因 這 尾 巴 像 蛇 、 並 且 有 頭 用 以 害 人
Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.這馬 的 能力 、 是 在 口裡 、 和 尾巴 上 . 因 這 尾巴 像 蛇 、 並且 有 頭用以 害人
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Allo stesso modo abbiamo dovuto creare un sistema dedicato alla bocca
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.A trebuit de asemenea să creăm un sistem pentru gură.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık. Brad'in diş yapılarından çalıştık.Pracowaliśmy również nad ustami, opierając się na szczęce Brada.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Chúng tôi cũng phải tạo ra một hệ thống miệng.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.입의 움직임에 관한 시스템 역시 구축해야했습니다.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Nous devions aussi créer une "bouche numérique".
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Ook een mondsysteem was nodig.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Tuvimos que crear una boca.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Wir mussten auch ein Mundsystem kreieren.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Επίσης έπρεπε να κάνουμε ένα σύστημα για το στόμα.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Нам также пришлось создать ротовую систему.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Нам також довелось створити ротову систему.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.Трябваше да създадем и система за устата.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.עבדנו עם תבניות יציקה של שיניו של בראד.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.وكان علينا خلق نظام الفم.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık.ブラッドの歯の型をベースにして
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Ale oni też z nich piją podczas przerwy, bo jest przecież gorąco. Zwyczajnie tryskają wodę prosto do ust.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Ale také z nich pijí, během přestávek, protože je vedro. A stříkají vodu do svých úst.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Dar ei și beau din ele în timpul pauzelor, pentru că e cald. Și își pun apă în gură.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.De ugyanakkor isznak is belőle, amíg a szüneten vannak, mert meleg van. És a vizet a szájukba spriccelik.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.그러나 주사기로 물을 마시기도 합니다. 매우 덥기 때문이죠. 또한 아이들은 입 속에 물을 쏩니다.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Maar ze drinken er ook uit tijdens de pauze, want het is warm. En ze spuiten het water in hun mond.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Ma le usano anche per bere durante le pause, perchè fa caldo. E si schizzano l'acqua nella bocca.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Men de drikker også vand fra dem i pauserne, fordi der er varmt. Og de sprøjter vandet ind i munden.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Nhưng chúng còn uống nước từ đó khi trong giờ ra chơi, vì trời nóng nực. Và chúng phun nước vào mồm.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Taktiež z nich pijú vodu počas prestávky, pretože im je teplo. A striekajú si vodu do úst.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Y exprimen el agua en sus bocas
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Але вони також п'ють з них Під час перерв, бо гаряче. І вони вливають струменем воду в іхні роти.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Но они также пьют из шприцов на переменах, так как очень жарко. Они брызгают водой себе в рот.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.Но също така пият от тях по време на междучасията, защото е горещо. И пръскат водата в устата си.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.אבל הם גם שותים מהמזרקים כשהם בהפסקות, בגלל החום. והם משפריצים את המים לפה.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.لكنهم أيضاً يشربوا منها أثناء تواجدهم في فترات الراحة، لأن الطقس حار. ويقومون ببخ الماء على أفواههم.
Ayrıca, sıcak olduğu için, ders aralarında bu şırıngalardan ağızlarına sıkarak su da içiyorlar.休憩時間中 そこから口に 水を吹きかけて飲むのです 血がついている使用済みの注射器です
"Bakanlarımın ağızlarını kapalı tutmanın en iyi yolu buydu.24時間後にこの情報が
"Bakanlarımın ağızlarını kapalı tutmanın en iyi yolu buydu."장관들의 입을 막을 수 있는 최선의 방법입니다."
"Bakanlarımın ağızlarını kapalı tutmanın en iyi yolu buydu."Sehen Sie, das ist die beste Methode, damit meine Minister den Mund halten.
"Bakanlarımın ağızlarını kapalı tutmanın en iyi yolu buydu.בכדי לוודא שפיות השרים שלי ישארו סגורים.
"Bakanlarımın ağızlarını kapalı tutmanın en iyi yolu buydu.لأغلق بها أفواه وزرائي.
Bakışları ağıza kayıyor.Dirigen su mirada a la boca.
Bakışları ağıza kayıyor.Ils se mettent à regarder la bouche.
Bakışları ağıza kayıyor.言い換えると この時期に 唇の動きを読み始めるのです
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.(58:8) вот они изрыгают хулу языком своим; в устах их мечи: „ибо", думают они , „кто слышит?"
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Da, din gura lor ţîşneşte răul, pe buzele lor sînt săbii; căci zic: ,,Cine aude?``
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.De kommer igjen om aftenen, tuter som hunder og løper rundt omkring i byen.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Eis que eles soltam gritos; espadas estão nos seus lábios; porque (pensam eles), quem ouve?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Elke avond komen zij terug en lopen als huilende honden door de stad.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Estenden megjelennek, ordítnak, mint az eb; körüljárják a várost.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Glej, iz ust jim vre hudo, meči so v njih ustnah, kajti: Kdo sliši? pravijo.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He aquí, profieren con sus bocas; espadas hay en sus labios. Porque dicen: "¿Quién oye?
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.He tulevat ehtoolla, ulvovat kuin koirat ja kiertävät kaupunkia.
Bak, neler dökülür ağızlarından, Kılıç çıkar dudaklarından. ‹‹Kim duyacak?›› derler.Kìa , miệng chúng_nó tuôn lời mắng chưởi ; Những gươm ở nơi môi chúng_nó ; Vì chúng_nó rằng : Có ai nghe_đâu ?
İlgili Sayfalar