ağız ile cümle

ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Tapi secara singkat, ide itu menyebar luas.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Thế nhưng nhanh chóng sau đó ý tưởng được truyền đi rộng rãi.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Όμως σύντομα η ιδέα ξεκίνησε να εξαπλώνεται σαν ιός.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Але невдовзі моя ідея стала заразливою.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Но вскоре идея превратилась в настоящую эпидемию.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.Но скоро идеята започна стремително да се разпространява.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.אבל מייד הרעיון החל להתפשט כמו וירוס.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.لكن الفكرة بدأت قريبا تنتشر بشكل فيروسي.
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.みんな葉書を自分で買ったり
Ama fikir ağızdan ağıza yayılıverdi.但無幾耐呢個主意非常快傳出去
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Apoi observați ceva puțin ciudat la ochi și la gură.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.A potom si všimnete niečo trochu divného na jeho očiach a ústach.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.E depois reparam em algo um pouco estranho nos seus olhos e na sua boca.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.En dan merk je iets vreemds aan de ogen en de mond.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.E poi notate qualcosa di strano intorno agli occhi e alla bocca.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Et ensuite vous remarquez qu'il y a quelque chose d'un peu bizarre avec les yeux et la bouche.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.그 다음, 눈과 입 부위가 약간 이상하다는 것을 발견하게 되는겁니다.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Lecz później zwracacie uwagę, że coś dziwnego dzieje się z jego oczami i ustami.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Majd észreveszik, hogy valami kicsit fura a szem és a száj körül.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Och sedan noterar du någonting som är aningen lite udda med ögonen och munnen.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Og så lægger man mærke til noget temmelig mærkeligt ved øjnene og munden.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Sau đó bạn thấy có điều gì hơi kì lạ ở đôi mắt và miệng.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Sitten huomaa jotain pientä häikkää silmissä ja suussa.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Und dann bemerken Sie, dass da eine Kleinigkeit mit den Augen und dem Mund nicht stimmt.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Y luego notan algo un poco raro en los ojos y la boca.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Και εν συνεχεία παρατηρείτε ότι υπάρχει κάτι παράξενο αναφορικά με τα μάτια και το στόμα.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.А потом уже замечаете что-то странное в очертаниях глаз и рта.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.И след това забелзвате нещо малко, нещо странно в очите и устата.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.ואז אתם שמים לב למשהו מעט מוזר בקשר לעיניים ולפה.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.ثم تلاحظ شيئا فيه القليل من الغرابة حول الوجه والعينين
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.目と口が奇妙だと気づきます とりわけ上下反転の写真では
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ale skríkli, všetko to množstvo, a hovorili: Zahlaď tohoto a prepusti nám Barabáša!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng thanh kêu lên rằng: Hãy giết người nầy đi, mà tha Ba-ra-ba cho chúng tôi!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng_thanh kêu lên rằng : Hãy giết người nầy đi , mà tha Ba-ra-ba cho chúng_tôi !
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Da schrie der ganze Haufe und sprach: Hinweg mit diesem und gib uns Barabbas los!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Då skriade hela hopen och sade: »Hav bort denne, och giv oss Barabbas lös.»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De felkiálta az egész sokaság, mondván: Vidd el ezt, és bocsásd el nékünk Barabbást!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De ropte da alle som én: Bort med denne, men gi oss Barabbas fri!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ei au strigat cu toţii într'un glas: ,,La moarte cu omul acesta, şi slobozeşte-ne pe Baraba!``
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ils s`écrièrent tous ensemble: Fais mourir celui-ci, et relâche-nous Barabbas.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.무리가 일제히 소리질러 가로되 이 사람을 없이하고 바라바를 우리에게 놓아 주소서 하니
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ma essi si misero a gridare tutti insieme: «A morte costui! Dacci libero Barabba!»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Mas todos clamaram � uma, dizendo: Fora com este, e solta-nos Barrabás!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Men de råbte alle sammen og sagde: "Bort med ham, men løslad os Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Niin he huusivat kaikki yhdessä, sanoen: "Vie pois tämä, mutta päästä meille Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Pero toda la multitud dio voces a una, diciendo: --¡Fuera con éste! ¡Suéltanos a Barrabás
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Protož zkřikli spolu všecko množství, řkouce: Zahlaď tohoto, a propusť nám Barabbáše.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Semua orang yang berkumpul di situ berteriak, "Bunuh Dia! Lepaskan Barabas untuk kami!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Tedy zawołało społem wszystko mnóstwo, mówiąc: Strać tego a wypuść nam Barabbasza!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Vsa množica pa hkratu zavpije, rekoč: Proč s tem, izpusti pa nam Baraba!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Παντες δε ομου ανεκραξαν, λεγοντες Σηκωσον τουτον, απολυσον δε εις ημας τον Βαραββαν
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.А той се задължаваше да им пуща на всеки празник по един затворник].
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Закричали ж вони всі разом, кажучи: Візьми сього, відпусти ж нам і Вараву,
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Но весь народ стал кричать:смерть Ему! а отпусти нам Варавву.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.ויצעקו כל המונם ויאמרו הסר את זה ופטר לנו את בר אבא׃
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.فصرخوا بجملتهم قائلين خذ هذا واطلق لنا باراباس.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾 人 卻 一 齊 喊 著 說 、 除 掉 這 個 人 、 釋 放 巴 拉 巴 給 我 們
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾人卻 一 齊 喊 著說 、 除掉 這個人 、 釋放 巴拉巴 給我們
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.aber hernach bitter wie Wermut und scharf wie ein zweischneidiges Schwert.
Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.Ale jej koniec je horký jako palina; je ostrý jako dvojsečný meč.
İlgili Sayfalar