ağız ile cümle
ağız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağızları ön taraftadır.Girls to the Front.
Bu yüzden göz ağızda." dedi.Eye for an eye, she says.
Ağızdaki streptokoklar arasında hem zararsız hem de zararlı bakteriler vardır.Oral streptococci have both harmless and harmful bacteria.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.In the frail elderly good oral health care may lower the risk of aspiration pneumonia.
Adları, gagayı andıran uzun ağızlarından kaynaklanır.They are named after their long arm-like appearance.
Metanamin kimyasalı ağızdan alınır.Spironolactone is taken by mouth.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.Certain bacteria in the mouth live off the remains of foods, especially sugars and starches.
2002 yılında bir çeşit burun ve ağız arkası (nazofarenks) kanserine yakalandığını öğrendi.In 2002, she learned that he had some kind of cancer of the nose and mouth (nasopharynx)..
Damar içi veya ağız yoluyla verilebilir.It can be taken intravenously or by mouth.
Dişin gömülü kalmasının en yaygın sebebi ağızda diş için yer olmamasıdır.The most common cause of tooth impaction is lack of space in the mouth for the tooth.
Lakabı Mouth (ağız) dır.Wanka da garri ba ya maganin yunwa.
Ağızlarını dışarıya doğru kıvırabilirler.They can shove it up their ass.
Bunlar sırasıyla genel anamnez, ağıziçi muayene ve radyografik tetkiktir.On top of it is the Rimbergturm, an observation tower and radio transmitter.
Ağızdan kulağa telefonla konuşarak çok daha rahat."We talk on the phone a lot."
Peynirin tüketildikten sonra birkaç saat boyunca ağızda bir tat bıraktığı söyleniyor.The cheese is known to leave an aftertaste for a duration of up to several hours.
Bir bıçak tek ya da çift ağızlı olabilir.The lanes can have either single or double arms.
Farklı Arap bölge ve yerleşim yerlerinde farklı yerel Arapça ağızları vardır.There are different local colloquial dialects among Arabs in different regions and localities.
"Ak at arabasının ağızı yok."Our car didn’t have the horsepower they had.
Ağız içinde oluşan yaralanmalara karşı iyi gelir.They prefer to attack wounds in the bark.
Bu soruları John, doğrudan birinci ağız olarak yanıtlar.In the first book, John reads upside-down.
Hem ağızdan verilir, hem de şırınga edilir.It is then skewered and grilled.
Ağızlarda ise bugün de yaşamaktadır.It is on everybody’s lips these days.
Ağızları bir kuşun gagasına benzer.These men's faces resemble the beak of a bird.
Horasan Ağızları.Healthy mouth.
Ağız için örnek; Karadeniz ağzı, Ege ağzı vb.Examples are to bathe, to mouth, to breathe.
Yutak: (farinks veya farenks) ağız ve burnun hemen arkasındaki boyun bölümüdür.It will have Swwapnil Joshi and Mukta Barve in the lead roles.
Daha sonra ağız kapatılır ve kese sıkıştırılarak boşaltılır.It will be thrown out and door or canopy closed.
Ağız temizliğine dikkat edilir.Adducts the limb.
Bu eserinde sanatçı "kanlı paketler" yaratarak ağızlarını gevşekçe bağlamıştır.In this work Barrio constructed "bloody packages" and tied them loosely.
Sørvágsfjørður ağız ve Fjallavatn ise göz şeklindedir.Sørvágsfjørður is the mouth and Fjallavatn is the eye.
Ardından hasta 5 gün için ağızdan antibiyotiklere geçirilerek taburcu edilir.Those treated with antibiotics are no longer infectious after five days.
Ağız kapalıyken bile alt ve üst çenede bulunan diş dizileri görünür.Their teeth are visible in both the upper and lower jaws even when the mouth is closed.
Bu sırada Ray, Stella'dan "Lemonade Mouth" (Limonata Ağız) olarak söz eder.Ray refers to Stella as "Lemonade Mouth", giving the band its name.
Profesyonel obuacılar kendi ağızlıklarını kendileri hazırlamaktadır.Trade unions are the main way that workers organise their own voice.
Onlar da ağız birliğiyle eseri övdüler.They approached him cheerfully and spoke with him boldly.
Ağızda C. albicans enfeksiyonuna pamukçuk denir.Since, a consistent correlation with C. albicans has been demonstrated.
Bu ağızlık özgün sesini yakalamasında hayatî rol oynamıştır.I think she has a distinct sound when she raps.
Jagdpanzer IV/48 modelinin topunun namlu ucuna ağızlık takılmıştı.Officially, only the L/48-armed vehicle was named Jagdpanzer IV.
Ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır.It seems like cutting your own nose off to spite your face.
Ağız, intramsküler enjeksiyon ya da intravenöz yoluyla kullanılabilir.It is administered by mouth, by intramuscular injection, or intravenously.
Ağız terminal olup büyüktür.Mouth terminal and small.
Bu nedenle sindirilmemeş besinler ağızdan dışarı atılır.Undigested remains are ejected through the mouth.
Borazana benzer biçimli çiçeklerin açık ağızları aşağı doğru bakar.Same version as appears on Under Stellar Stream.
Asla ağızdan yiyecek içecek VERİLMEZ.One is to never lick food off a knife.
Olayı başlatan etmen genellikle kötü ağız hijyenidir.It often results in a small bowel obstruction.
Ellerini kullanmadan, dört ayak üzerinde, ağızlarıyla yiyorlarmış.They ate without their hands on all fours with their mouth.
Peçete kucağıma, küçük ısırıklar, ağız kapalı çiğne, ve kaşınmak yok.Napkin in my lap, half-bites, chew with my mouth closed, no scratching.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.He had a wide, red, curving mouth and his smile spread all over his face.
Dili çizebilirim. Ama ağzınızda bu boşluğa ağız boşluğu diyin.Maybe I'll draw the tongue.
Ağız boşluğu. Oral kelimesi için ağız, kavite kelimesi için de boşluk.But you have this space inside of the mouth-- call that the oral cavity.
(Beatbox / Ağızla Ritim)(Beatboxing)
(Beatbox / Ağızla Ritim:(Beatboxing:
Hindistan (Beatbox / Ağızla Ritim) (Sitar / Bir tür Hint çalgısı)India. (Beatboxing) (Sitar)
Çin (Guzheng / Eski Çin çalgısı) (Beatbox / Ağızla Ritim)China. (Guzheng) (Beatboxing)
Almanya (Beatbox / Ağızla Ritim)Germany. (Beatboxing)
Bu ağız dolusu lafları alın ve Google'da aratın.Well, you take that mouthful and you put it into Google.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.I did a performance with two singers who specialize in making strange noises with their mouths.
Bakışları ağıza kayıyor.They shift their looking to the mouth.
"Breath"(Nefes) ile ağızlarını kapattılar.With "Breath" they covered their mouths.
'Nasıl?' Kedi gibi kısa bir süre için yeterli ağız vardı dedi. ile konuşun.'How are you getting on?' said the Cat, as soon as there was mouth enough for it to speak with.
İlgili Sayfalar