ağırlık ile cümle

ağırlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez.And He is the Most High, the Most Great.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlara bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur'an), onlara karşı bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk.We have placed coverings over their hearts, lest they understand it, and heaviness in their ears.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.You can neither pierce the earth, nor can you match the mountains in height.
Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik.We have placed coverings over their hearts, lest they understand it, and heaviness in their ears.
İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. Kur'ân onlara göre bir körlüktür.But as for those who do not believe: there is heaviness in their ears, and it is blindness for them.
Harb, ağırlıklarını bırakıncaya (savaş sona erinceye) kadar (böyle yaparsınız).If Allah had so willed, He would have Himself exacted retribution from them.
Nihayet, harp, ağırlıklarını yere bırakır. İşte böyle!If Allah had so willed, He would have Himself exacted retribution from them.
İnanmıyanların ise kulaklarında ağırlık vardır.But to those who do not believe, it serves as a plug in their ears and a covering over their eyes.
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır.Act, then.
İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır.Say, ‘It is guidance and healing for those who have faith.
Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar.He will relieve them of their burdens and of the shackles that weigh upon them.
Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir.He will make good things lawful to them and prohibit all that is foul.
Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik.We were forced to carry people's ornaments.
Fakat biz o halkın, Mısırlıların zinet eşyalarından birtakım ağırlıklar yüklenmiştik.We were forced to carry people's ornaments.
Merkez ağırlıklı ortalamaCenter weighted average
Ağırlıklı PuanScore Weighted
Ağırlıklı Beğeni PuanıRating Weighted
Ağırlıkları sırala:Sort weight:
Ağırlık@ infoWeights
İçindekiler Ögelerinin AğırlıklarıIngredient Weights
Ağırlık AyarlaGravity Setup
Ağırlık noktalarıGravity points
Düşük ağırlıklı bir çok pencereyi bir çerçeveye toplayabilen bir pencere yöneticisiNameA lightweight window manager able to attach multiple windows to one frame
Ağırlık kuvvetiPropertyNameWeight force
Ağırlık sabitiObjectClassWeight constant
AğırlıkKuvveti hataları türüPropertyNameErrors class for WeightForce
Ağırlık sabiti sapmasıObjectClassWeight constant variance
Doygunluk AğırlıklarıSaturation decrease
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.That applies overwhelmingly, and even covers cases of the most egregious domestic violence.
Ağırlıkları 297 tonu bulan toplam 4.246 antik eseri taşımak için üç adet vinç kullanılıyor.Three cranes are being used to move a total of 4,246 antiquities, amounting to 297 tonnes.
Kürt nüfusun ağırlıkta olduğu güneydoğuda çok sayıda namus cinayeti yaşanıyor. [Reuters]The heavily Kurdish southeast has been the scene of dozens of honour killings. [Reuters]
Ayrıca eylemin başarılı olması da ona büyük ağırlık kazandırıyor." dedi.Also, the action was successful, which gives it great weight."
Muhalefet partileri de konuya ağırlıklarını koydular.Opposition parties have seized on the issue.
Genelde ağırlık bağımsız filmlere veriliyor.The focus is on independent films.
Yunanistan eğitim bakanlığı okullarda çevre derslerine daha fazla ağırlık vermeyi planlıyor.The education ministry in Greece plans to offer more environmental lessons in schools.
Yeni bakan kültür ve turizme ağırlık vermeyi planlıyor.The new minister plans to beef up culture and tourism.
Hepsi de oğlan olan bebeklerin ağırlıkları 1,2 ile 1,5kg arasında değişiyor. [Gent Shkullaku]The babies, all boys, and weigh between 1.2-1.5kg. [Gent Shkullaku]
Şehir merkezine yaklaştıkça da Müslüman mahalleleri ağırlık kazanıyor.And the closer you get to the city centre you will find mostly Muslim city-dwellers.
İki günlük yarışma boyunca ağırlıkları 3,5 ile 26 kilogram arasında değişen tek balıklar yakalandı.During the two days of competition, individual catches ranged between 3.5 and 26kg.
Diğer öncelikler arasında reformlara ağırlık verme ve istihdam girişimleri başlatma yer alıyor.Other priorities include pressing ahead with reforms and launching job creation initiatives.
Finansman ise ağırlıklı olarak bağışlarla sağlanacak.The financing would come mostly from donor assistance.
Bilim ve Teknoloji: Nobel ödülü sahipleri Bulgar hemşireleriyle ilgili davaya ağırlıklarını koydularScience and Technology: Nobel laureates weigh in on Bulgarian nurses case
1950 sonrasında, şiirden ziyade, ağırlıklı olarak, mizah, gezi, anı ve biyografi türlerinde yazdı.After 1950, he wrote mainly in humor, travel, memoir and biography genres rather than poetry.
Tüplerin yüksek mukavemetli ve düşük ağırlıklı olması önemli ölçüde açıklık kapasitesini arttırır.The high strength but low weight of tubes substantially increases span capability.
Von Braun uzun süre ağırlıksızlığa maruz kalmadan kaynaklanacak tehtidin farkındaydı.Von Braun was aware of the threat posed by extended exposure to weightlessness.
"Ağırlık" kısmı iyolnarın göreceli geçirgenliğidir.The "weighting" is the ions relative permeability across the membrane.
Ağırlıklandırılmış En Kısa İş ÖnceWeighted shortest job first
Zemin ve çatı döşemelerinde ahşap malzemeler ağırlıklı olarak kullanılmaktadır.In floor and cealing tiling we can see highly usage of wood.
Çekimler ağırlıklı olarak Londra ve Port Dover'da yapılmaktadır .The production mainly filmed in London and the Port of Dover, featured briefly in Episode 7.
Yüzgeçleri ağırlıklı olarak beyaz, küçük ve kavislidir.Their flippers are mainly white and are small and curved.
Yetişkin ağırlıkları 60–100 kg arasındadır.Adults weigh 60–100 kg (130–220 lb).
10 Aralık 2016'dan itibaren, UFC'nin orta ağırlıktaki sıralamalarında 10'uncu.[5]As of 10, December , 2016, he is #10 in official UFC middleweight rankings.[5]
Kanada'nın buğday, yulaf, keten tohumu ve arpa üretimi ağırlıklı olarak bu alandan gelir.Canada's production of wheat, oats, flaxseed, and barley come mainly from this area.
Kızıl Viyana ağırlıklı olarak aşağıdaki siyasi liderlerle bağlantılıdır:Red Vienna mainly is associated with the following political leaders:
Ağırlıkça %11.23 magnezyum içerir.It contains 11.23% magnesium by weight.
Ortalama ağırlık hala belirsizdir.The average weight is still undetermined.

İlgili Sayfalar