Ana içeriğe geç
Sözlük

ağır ağır ile cümle

ağır ağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.This racket of Jane's is a little heavier than the one which I bought yesterday.
Bu torbalar çok ağır, bu nedenle bir seferde bir tane torba taşı.These bags are very heavy, so carry one bag at a time.
Tüm bu mallar ağır biçimde vergilendiriliyor.All these goods are heavily taxed.
Bu o kadar ağır bir kutu ki onu taşıyamam.This is so heavy a box that I can't carry it.
Bu, şimdiye kadar okuduğum en ağır kitap.This is the most difficult book I have ever read.
Bu kurşun kadar ağır.This is as heavy as lead.
Ne kadar da ağır bir masa bu!What a heavy desk this is!
Bu, omuzlarımdan kaldırılan bir ağırlık gibi.It's like a weight has been lifted from my shoulders.
Üzgünüm. Trafik ağırdı.Sorry. Traffic was heavy.
Bu kitap ağır.This book is heavy.
Bu buz senin ağırlığına dayanamayacak kadar ince.This ice is too thin to bear your weight.
Bu kutu tek başıma kaldırabilmem için çok ağır.This box is too heavy for me alone to lift.
Bu kirişler çatının ağırlığını taşımazlar.These beams will not carry the weight of the roof.
Bu borç çok ağır faiz taşıyacak.This loan will carry very heavy interest.
Bu taş kaldırmak için çok ağır.This stone is too heavy to lift.
Bu taş benim hareket ettiremeyeceğim kadar çok ağır.This stone is too heavy for me to move.
Bu taş onun iki katı kadar çok ağır.This stone is twice as heavy as that one.
Lütfen bu ağır bagajda bana yardım et.Please help me with this heavy baggage.
Bu bisiklet berbat, çok ağır.This bike is awful; it's too heavy.
Bu makine benim taşıyamayacağım kadar çok ağır.This machine is too heavy for me to carry.
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.This desk was too heavy to lift.
Bu masa Patty'nin kaldırması için çok ağırdı.This desk was too heavy for Patty to lift.
Bu otel 500 konuk ağırlayabilir.This hotel can accommodate 500 guests.
Bu otel 100 konuğu ağırlayabilir.This hotel can accommodate 100 guests.
Bu otel 700 konuk ağırlayabilir.This hotel can accommodate 700 guests.
Bu merdiven benim ağırlığımı taşıyacak kadar güçlü mü?Is this ladder strong enough to bear my weight?
Bu reçelin net ağırlığı 200 gramdır.The net weight of this jam is 200 grams.
Trafik burada ağırdır, özellikle sabahları.The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada özellikle sabahları ağırdır,The traffic is heavy here, especially in the morning.
Bütün bu kitaplar bir gün ağırlıkları değerinde olacaklardır.All these books will be worth their weight in gold someday.
Bu sabah kalktığımda ağır biçimde yağmur yağıyordu.It was raining heavily when I got up this morning.
Eri'nin çantası ağır gözükmesine rağmen, aslında oldukça hafiftir.Although Eri's suitcase looks heavy, it's actually very light.
Viskiye ağır bir vergi konuldu.A heavy tax was imposed on whiskey.
O bunun kadar ağır mıdır?Is that as heavy as this?
Çocuk ağır kanapeyi taşımaya çalıştı.The boy tried moving the heavy sofa.
O ağır bavulu kendiniz taşıyabilir misiniz?Can you manage to carry that heavy suitcase by yourself?
Sizi misafirimiz olarak ağırlamaktan zevk aldık.We enjoyed having you as our guest.
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
"O ağır hasta mı?" "Umarım değildir.""Is he seriously ill?" "I hope not."
Göldeki buz onun ağırlığına dayanamadı.The ice on the lake couldn't bear his weight.
O ağır yaralı değildi.She was not seriously injured.
Paraların değeri kullanılan metalin ağırlığına bağlıydı.The value of the coins depended on the weight of the metal used.
Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.Air traffic controllers are under severe mental strain.
Teslim şartları ağır idi.The surrender terms were harsh.
Ağır yağışların bir sonucu olarak sel baskınları meydana geldi.There were floods as a result of the heavy rain.
Bu sabah ağır bir don vardı.We had a heavy frost this morning.
Bu gece beş misafir ağırlıyoruz.We're having five guests tonight.
Sıcak bir karşılamayla ağırlandık.We received a warm welcome.
O hepimizin en ağırıdır.He is the heaviest of us all.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
Benim ağırlığım 58 kilodur.My weight is 58 kilograms.
Ağır çantayı sırtımda taşıdım.I carried the heavy bag on my back.
Ağır bagajı havaalanına çektim.I dragged the heavy baggage to the airport.
Arabam kazada ağır hasar gördü.My car was badly damaged in the accident.
Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.The tree bent under the weight of the fruit.
Trafik çok ağır değilse, herhangi bir sorun yaşamamalıyız.We shouldn't have any trouble if the traffic isn't too heavy.
Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.Let me help you. Your bag looks very heavy.
O ağır, ama başedebilirim.It's heavy, but I can manage it.
Ağır ama idare ederim.It's heavy, but I can manage it.
O kadar ağır ki onu kaldıramıyorum.It's so heavy that I can't lift it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod