Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.ב"פיתוח תוכנה זריז" העובדים מתארגנים בקבוצות קטנות והם עושים דברים בפרקי-זמן קצרים ביותר.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.في هذا البرنامج، يقسَم العمال إلى مجموعات صغيرة و ينجزون أشياء، في فترات قصيرة جداً من الزمن.
Agile geliştirmede, çalışanlar küçük gruplara ayrılıyor ve çok kısa zaman dilimlerinde işlerini yapıyorlar.「アジャイル」では メンバーを小さなチームに分けて 短期間のタスクを進めます 上層部から指示を発するのではなく
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:애자일 방법론 하에, 저희는 3가지 질문을 했습니다:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Alors en suivant le modèle "Agile", on posait trois questions :
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Así que siguiendo el modelo Agile, hacemos tres preguntas:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Az agilis modellt követve, három kérdést tettünk fel:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:In het 'agile'-model stellen we drie vragen: wat werkte goed deze week?
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Jadi mengikuti model <em>Agile</em>, kami mengajukan tiga pertanyaan:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Nach dem agilen Modell stellen wir drei Fragen:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Per cui, seguendo il metodo Agile, facciamo tre domande:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Vậy, theo mô hình Agile, chúng ta cần 3 câu hỏi:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Zadaliśmy trzy pytania według modelu Agile.
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Ακολουθώντας λοιπόν το ευέλικτο μοντέλο, θέτουμε τρεις ερωτήσεις:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Итак, в соответствии с гибкой моделью, мы задаём три вопроса:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:Следвайки "гъвкавият" модел, ние задаваме три въпроса:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:לפי המודל של הפיתוח הזריז אנו שואלים 3 שאלות:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:لذا بإتباع نموذج "Agile"، نسأل الأسئلة الثلاثة التالية:
Agile metodunu izleyerek üç soru soruyoruz:今週 うちで上手くいったことは何?
Ağıllar aynı zamanda geniş bir antibiyotik kullanımına açık.Futterhallen haben ebenfalls dazu geführt, dass mehr Antibiotika benutzt werden.
Ağıllar aynı zamanda geniş bir antibiyotik kullanımına açık.מכלאות האבסה גרמו לשימוש רב יותר באנטיביוטיקה.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››A seregek királyai futnak, futnak: s a házi asszony zsákmányt osztogat.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Deitados entre redis, sois como as asas da pomba cobertas de prata, com as suas penas de ouro amarelo.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››De koningen van de vijandelijke legers vluchtten allemaal en de vrouwen konden de buit verdelen.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››«Fuggono i re, fuggono gli eserciti, anche le donne si dividono il bottino
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Hærenes konger flyr, de flyr, og hun som sitter hjemme, deler bytte.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››»Härskarornas konungar fly, de fly, och husmodern därhemma får utskifta byte.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Khi các ngươi nằm nghỉ ở giữa chuồng chiên , Thì giống như cánh bò câu bọc bạc , Và lông nó bọc vàng xanh .
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Khi các ngươi nằm nghỉ ở giữa chuồng chiên, Thì giống như cánh bò câu bọc bạc, Và lông nó bọc vàng xanh.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››너희가 양우리에 누울 때에는 그 날개를 은으로 입히고 그 깃을 황금으로 입힌 비둘기 같도다
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Králové s vojsky utíkali, utíkali, a doma hlídající dělily kořisti.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Królowie z wojskami uciekali, uciekali: ale ta, która przyglądała domu, dzieliła łupy.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››"Sotajoukkojen kuninkaat pakenevat, he pakenevat, ja perheen emäntä jakaa saaliin.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Vil l da blive imellem Foldene? Duens Vinger dækkes af Sølv, dens Fjedre af gulgrønt Guld.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››Wenn ihr zwischen den Hürden laget, so glänzte es wie der Taube Flügel, die wie Silber und Gold schimmern.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››אם תשכבון בין שפתים כנפי יונה נחפה בכסף ואברותיה בירקרק חרוץ׃
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››اذا اضطجعتم بين الحضائر فاجنحة حمامة مغشاة بفضة وريشها بصفرة الذهب.
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››你 們 安 臥 在 羊 圈 的 時 候 、 好 像 鴿 子 的 翅 膀 鍍 白 銀 、 翎 毛 鍍 黃 金 一 般
Ağılların arasında uyurken, Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı Bir güvercine benzersiniz.››你 們安臥 在 羊圈 的 時候 、 好像 鴿子 的 翅膀 鍍 白銀 、 翎毛 鍍黃 金 一般
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Bagi saya ini adalah keajaiban <em>Agile</em> yang terbukti.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Für mich ist das der Beweis eines agilen Wunders.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.저에게는 보증된 애자일의 기적이에요.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Para mí eso es un milagro Agile certificado.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Per me questo è stato un miracolo Agile certificato.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Pour moi, c'est un miracle estampillé "Agile" !
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Számomra ez az agilis csoda beigazolódása.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.To certyfikowany cud Agile jak dla mnie.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Với tôi, đó là giấy chứng nhận phép lạ của Agile.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Voor mij is dat een authentiek agile-wonder.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Για μένα αυτό είναι ένα πιστοποιημένο θαύμα της ευέλικτης μεθόδου.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.За мен това е сертифицирано гъвкаво чудо.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Мне кажется, это сертифицированное гибкое чудо.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.Справжнє чудо гнучкого методу.
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.בעיני זהו ממש נס של "פיתוח זריז".
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.بالنسبة لي هذه معجزة مصادق عليها .
Benim için bu onaylanmış bir agile mucizesiydi.(笑) (拍手)
Bir gün, sığır ağıldayken.Ainsi, un jour, le bétail dans un enclos.
Bir gün, sığır ağıldayken.Also, eines Tages, Rind in einem Gatter.
Bir gün, sığır ağıldayken.Así que un día, vacas, en un corral.
Bir gün, sığır ağıldayken.Astfel, intr-o zi, bovinele sa stea intr-un ocol.