ağı ile cümle

ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir bütan silindiri 35 kg ağırlığındadır.A butane cylinder weighs 35 kg.
Tom, polis tarafından ağır biçimde dövüldü.Tom was severely beaten by the police.
Tom büyük bir vinçle ağır bir kutuyu indiriyordu.Tom was lowering a heavy box with a huge crane.
Tom Mary'nin ağırlığını tahmin etti.Tom guessed Mary's weight.
Tom Mary'den çok daha ağır.Tom is much heavier than Mary.
Su havadan 800 kat daha ağırdır.Water is 800 times heavier than air.
O, ağır bir kalp krizi geçirdi.He survived a severe heart attack.
Tom ağır yaralandı.Tom was seriously wounded.
Tom, Mary'den otuz pound daha ağırdır.Tom is thirty pounds heavier than Mary.
Bu bavul göründüğü kadar ağır değil.This suitcase isn't as heavy as it looks.
Bu bavul göründüğünden daha ağır.This suitcase is heavier than it looks.
Gerçekten de bu kadar ağır değil.It's really not that heavy.
Bu bavullar gerçekten ağır.These suitcases are really heavy.
Bu bavullar biraz ağır.These suitcases are kind of heavy.
Bu bavullar ağır.These suitcases are heavy.
O, olacağını düşündüğün kadar ağır olmayabilir.That might not be as heavy as you think it's going to be.
Dan bir kamyon tarafından çarpıldı ve ağır bir şekilde yaralandı.Dan was struck and gravely injured by a truck.
Doktor, babamın ağır şeyler taşımasına müsaade etmedi.The doctor didn't allow my father to carry heavy things.
Onlar misafirleri ağırlamak için Allah'ın emrini yerine getiriyorlar.They are fulfilling the commandment to host guests.
Onlar misafirleri ağırlama emrini yerine getiriyor.They are fulfilling the commandment to take in guests.
Böyle ağır bir arabayı kaldıramam.I cannot lift such a heavy car.
Bu şamdan çok ağır.This candlestick is very heavy.
Bu mavi sırt çantası ağır.This blue backpack is heavy.
Ben en az doksan kilo ağırlığında olmalıyım.I must weigh at least ninety kg.
O elli beş kilogram ağırlığında.She weighs fifty five kilograms.
Keçiler ağılda.The goats are in the pen.
Koyunlar ağılda.The sheep are in the pen.
Domuzlar ağılda değil.The pigs are not in the pen.
Çiftçi domuz ağılına girdi.The farmer entered the pigsty.
Bagajını taşıyayım. Yolculuktan yorgun olmalısın ve o ağır olmalı.Let me carry your baggage. You must be tired from the trip and it must be heavy.
Bu çanta aşırı ağır.This bag is too heavy.
Kendini ağırdan satan kızlardan hoşlanmam.I don't like girls who play hard to get.
Tom Mary'den daha ağır.Tom weighs more than Mary does.
Ağır öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Şu ağır metal kutuları taşıyacak kadar güçlüyüm.I'm strong enough to carry those heavy metal boxes.
Artık o görkemli bir kağıt ağırlığı sadece.It's nothing but a glorified paperweight now.
Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.The Etruscan shrew is the smallest mammal by weight. It only weighs 1.8 grammes.
Tom ağır bir kutuyu taşıyarak binaya girdi.Tom came into the building, carrying a heavy box.
Tom ağır biçimde yaralandı.Tom was severely injured.
Senin bavulun ağır görünüyor.Your suitcase looks heavy.
Şehrin bu bölümü ağırlıklı olarak konut.This part of town is mainly residential.
Tom 130 pound ağırlığında geliyor.Tom weighs 130 pounds.
O ağır yaralandı.She suffered severe injuries.
O, kolayca taşıyamayacağım kadar çok ağır.It's too heavy for me to easily carry.
Bu, Tom'un taşıması için çok ağır.It's too heavy for Tom to carry.
Bu, taşımak için çok ağır.It's too heavy to carry.
Taşımak için fazla ağır.It's too heavy to move.
Göz kapaklarım ağır.My eyelids are heavy.
Tom hâlâ bir genç iken olduğu aynı ağırlıkta.Tom is still the same weight he was when he was a teenager.
Tom'un valizi ağır görünüyor.Tom's suitcase looks heavy.
Tom benim kadar ağır değil.Tom isn't as heavy as I am.
Tom onu ağırdan almak zorunda.Tom has to take it easy.
Tom'un geniş bir sosyal ağı var.Tom has a large social network.
Çantam çok ağır.My bag is very heavy.
Bunu bir kağıt ağırlığı olarak kullanabilirsin.You can use it as a paperweight.
Meryem Tom'un kendisine ağız spreyi almasından gücendi.Mary was offended when Tom bought her some breath freshener.
30 kilodan daha ağır bir valizi kaldıramam.I can't lift a suitcase heavier than 30 kilos.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Örümcek bahçede narin ağını ördü.The spider spun her delicate web in the garden.
Taksi şoförü ağır yaralanmadı.The cab driver wasn't seriously injured.
İlgili Sayfalar