ağı ile cümle

ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz ağır görünüyor.It looks a little heavy.
Birçok nemlendirici krem, anti-aging etkileri olduğunu iddia eder.Many moisturizing creams claim to have an anti-aging effect.
Tom ağır yaralı.Tom has been seriously wounded.
Tom bizi çok güzel ağırladı.Tom made us feel welcome.
Tom kendi ağırlığını taşıyabilir.Tom can carry his own weight.
Tom, işi ağırdan almayı sever.Tom likes to take his time.
Tom'u ağırlık basıyor olmalı.Tom must be getting sleepy.
Tom ağır taraftadır.Tom is on the heavy side.
Sen benim kadar ağır değilsin.You aren't as heavy as I am.
Tom eskisinden çok daha ağır.Tom is much heavier than he used to be.
Tom benim iki katım kadar ağır.Tom is twice as heavy as I am.
Tom üç aydır ağırbaşlı.Tom has been sober three months.
Tom ağır cezalandırılmalı.Tom must be severely punished.
Tom ağır hasta olabilir.Tom might be seriously ill.
Tom kulağı ağır işitiyor gibi davranıyordu.Tom pretended to be hard of hearing.
Neden kadınlar gözlerine makyaj yaparken ağızlarını açıyor?Why do women open their mouths when they apply makeup to their eyes?
Bu kılıç olacağını düşündüğümden daha ağır.This sword is heavier than I thought it would be.
Kaybedileceklerin faturası çok ağır olmayacak mı?Will not the price to be paid for the things to be lost, be too high?
Tom ağır yaralandı mı?Is Tom badly hurt?
Doktor bir süre ağırdan almak zorunda kalacağımı söyledi.The doctor said I'm going to have to take it easy for a while.
Bu günlükler ağır.These logs are heavy.
Leatherback kaplumbağaları yüzlerce kilo ağırlığında olabilirler.Leatherback turtles can weigh hundreds of kilos.
Kaç kilo ağırlığındasın?How many kilograms do you weigh?
Onun ne kadar ağır olduğunu nereden biliyorsun?How do you know how heavy it is?
Tom hayatı boyunca hiç ağır hasta olmadı.Tom has never been seriously ill in his life.
Philae'nin iniş alanına Agilkia adı verildi.Philae's landing site was named Agilkia.
Bu bavul senin için çok ağır.This suitcase is too heavy for you.
Bu kutular ağır.These boxes are heavy.
Ağır hasta mısın?Are you seriously ill?
Ağırlık basıyor. Dün gece daha erken yatmalıydım.I'm getting sleepy. I should've gone to bed earlier last night.
Onlar için tehlike çanları ağır ağır çalmaktadır.The bells of danger toll for them.
Çok ağır olduğu için onu hareket ettiremedim.I failed to move it for it was very heavy.
Misafirleri ağırlamayacaksın.You are not going to welcome the guests.
Köpeğin neden bir ağızlık takmıyor?Why doesn't your dog wear a muzzle?
Ağır bir içki içtikten sonra Tom bir sersemlik içinde uyandı.Tom woke in a stupor after a night of heavy drinking.
Hapishane ağır biçimde korunuyor.The prison is heavily guarded.
Tom hep sıkı ağızlıydı.Tom was always secretive.
Tom ağız dalaşına girmek istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to get into a shouting match.
Tom ağır ağır yolcu arayan bir taksiyi çağırdı.Tom hailed a cruising taxi.
Tom tüm ağırlığıyla kapıya abandı.Tom pushed against the door with all his weight.
Sizi ağırlamama izin verin.Let me entertain you.
Tom'un seni ağırlamayı neden sevdiğini görebiliyorum.I can see why Tom likes having you around.
Tom her zaman sıkı ağızlı.Tom is always secretive.
Bu kutu üç kilogram ağırlığında.This box weighs three kilograms.
Şimdi ağırdan alsan iyi olur.You'd better take it easy now.
Sanırım onu ağırdan alman gerekebilir.I think you might need to take it easy.
Mary, Tom onun ağırlığından söz ettiği zaman sinirlenir.Mary becomes angry when Tom mentions her weight.
Tom onun ağırlığından bahsettiğinde Mary kızdı.Mary became angry when Tom mentioned her weight.
Zeynep çok şişman. Günde beş öğün yer. Zeynep'in ağırlığı 100 kilogramdır.Zainab is very fat. She eats five meals a day. Zainab's weight is 100 kg.
Çocuklar neden bu kadar ağır bir çanta taşımak zorundalar?Why do children have to carry such a heavy bag?
Hep bir ağızdan şarkı söyledik.We all sang in unison.
Bu kutu bir ton ağırlığında.This box weighs a ton.
Tom yaklaşık 300 pound ağırlığında.Tom weighs around 300 pounds.
Neden sadece evde kalmıyorsun ve işi ağırdan almıyorsun?Why don't you just stay home and take it easy?
Onu ağırdan aldım.I took it easy.
Sizi ağırlamayı özleyeceğim.I'm going to miss having you around.
Onlar ağır silahlı mıydı?Were they heavily armed?
Tam yetişmiş Afrika fili yaklaşık dört ton ağırlığındadır.A full-grown African elephant weighs about four tons.
Bu bir ağır iş makinesidir.This is a heavy-duty machine.
Bu makine yaklaşık otuz ton ağırlığında.This machine weighs nearly thirty tons.
İlgili Sayfalar