ağı ile cümle

ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bebek yedi libre, sekiz ons ağırlığında.The baby weighed seven pounds, eight ounces.
Eşekler ağır paketleri taşıyorlardı.The donkeys were carrying heavy packs.
Net ağırlık üç kilogram.The net weight is three kilograms.
Tom ağırlığı hakkında endişeleniyor.Tom worries about his weight.
Boy ve ağırlığın nedir?What is your height and weight?
İzinsiz engelli bir bölgeye park etmek için ağır para cezası vardır.There are heavy fines for parking in a disabled zone without a permit.
Keskin ağızlı bir bıçak aldım.I received a knife with a sharp blade.
Tom ve Mary her ikisi de ağır kış kabanları giyiyordu.Tom and Mary were both wearing heavy winter coats.
Hem Tom hem de Mary ağır kış kabanları giyiyorlardı.Tom and Mary were both wearing heavy winter coats.
Tom ağır bir çay tiryakisi.Tom is a heavy tea drinker.
Kargo çok ağırdı. Sürücü onu alamadı.The cargo was too heavy. The driver couldn't take it.
Benim ahşap yatağım aslında oldukça ağır.My wooden bed is actually quite heavy.
Bir futbol topunun ağırlığı ne kadar?How much does a soccer ball weigh?
Bunun ağırlığı ne kadar?How much does this weigh?
Bu televizyon çok ağır.This television is very heavy.
Kitabım çok ağır.My book is very heavy.
Lütfen dinlenin ve ağırdan alın.Please relax and take it easy.
Tom Mary'den çok daha kısadır çok daha az ağırdır.Tom is much shorter and weighs much less than Mary.
Tom ağırlık kaldırıyor.Tom is lifting weights.
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
Seni ağırlamaktan mutlu oluruz.We'd be happy to accommodate you.
Tom ve ben hemen hemen aynı ağırlıktayızTom and I are almost the same weight.
Tom ve Mary aşağı yukarı aynı ağırlıktalar.Tom and Mary are more or less the same weight.
Tom her zaman ağırlığını koyuyor.Tom is always throwing his weight around.
Benim kedim yaklaşık on pound ağırlığında.My cat weighs about ten pounds.
Ben ağırdan almak istemiyorum.I don't want to mess around.
Benim valizim Tom'unki kadar ağır değil.My suitcase isn't as heavy as Tom's.
Tom ağırbaşlı görünmeye çalıştı.Tom tried to look dignified.
Kızınızın ağırlığı ne kadardır?How much does your daughter weigh?
İnternet ağındaki güvenilmez bilgilere inanmamalısın.You mustn't swallow unreliable information that's on the Web.
Ne ağır trafik!What heavy traffic!
Ben sadece ağır bir hastalık atlattım.I just got over a severe illness.
Tom uykusu ağır bir kimse.Tom is a heavy sleeper.
Tom Mary'nin ağır yaralanmış olabileceğinden endişelenmeye başlıyor.Tom is beginning to worry that Mary might be seriously injured.
Kapalı bir ağız sinek yakalayamaz.A closed mouth catches no flies.
Tom gençliğinde ağır biçimde içki içti ama şimdi yeşilaycıdır.Tom drank heavily in his youth, but is now a teetotaller.
Bu ağır masayı taşımama yardım eder misin?Will you help me move this heavy table?
Tom ne kadar ağır yaralandı?How badly injured is Tom?
Muhtemelen yaklaşık otuz kilogram ağırlığında.It probably weighs about thirty kilograms.
Tom'un annesi ona dolu ağızla konuşmamasını söyledi.Tom's mother told him not to talk with his mouth full.
Bir çileğin ortalama ağırlığının ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what the average weight of a strawberry is.
Bu kitap onun kadar ağır değil.This book isn't as heavy as that one.
Bir güvenlik ağına ihtiyacımız var.We need a safety net.
O, çaba harcamadan ağırlığı kaldırdı.He lifted the weight without effort.
Valiziniz çok ağır.Your suitcase is too heavy.
Bu elmaların ağırlığı iki kilodur.The weight of these apples is two kilos.
Çok ağır bir bavul taşıdığı için omzu acıyor.His shoulder hurts because he carried a very heavy suitcase.
Bir oyuncu kendi takımının ağına bir gol atarsa kendi kalesine gol olur.An own goal occurs when a player scores a goal into his team's net.
Açık ağızla gülme.Don't laugh with your mouth open.
Bir devekuşu yumurtası, yirmi dört tane kadar tavuk yumurtası ağırlığındadır.An ostrich egg weighs as much as twenty-four chicken eggs.
Biz onu ağırdan aldık.We took it slow.
Neyse ki kimse ağır yaralanmadı.Luckily nobody was seriously injured.
Kamyon okul binasına çarptığında neyse ki kimse ağır yaralanmadı.Luckily nobody was badly hurt when the truck ran into the school building.
O göründüğü kadar ağır mı?Is that as heavy as it looks?
Bavulun göründüğü kadar ağır mı?Is your suitcase as heavy as it looks?
Ağır sis ve yağmur, doğa yürüyüşçülerini aramayı engelledi.Heavy fog and rain hindered the search for the missing bushwalkers.
Ağırdan alabilirsin.You can take it easy.
Tom'un ağız kokusu var ve arkadaşları ona çok yaklaşmak için isteksiz.Tom has halitosis and his friends are reluctant to get too close to him.
Ağırdan almak zorundasın.You've got to take it easy.
Tom'un ağırlığı ne kadar?How much does Tom weigh?
İlgili Sayfalar