ağı ile cümle
ağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şu anda sunucularımız ağır yük yaşıyorlar.Our servers are currently experiencing heavy load.
Şu anda bizim sunucularda ağır yükler yaşıyoruz.We are currently experiencing heavy loads on our servers.
Tom'u ağırlamayı devam ettir.Keep Tom entertained.
Ağırlık bastı.I got sleepy.
Oldukça ağır.It's pretty heavy.
Bu çok ağır.It's too heavy.
Biri ağırdı.One was heavy.
Bunlar ağır.These are heavy.
Onun ağır bir bedeni var.He has a heavy frame.
Bu katır daha ağır bir yük taşıyamaz.This mule can't carry a heavier load.
Sağanak çok ağırdı.The rainfall was very heavy.
Ne ağırbaşlı bir adam!What a dignified man!
Tom ağır hasta.Tom is gravely ill.
Tom ağır silahlı.Tom is heavily armed.
Ağırlığım hakkında endişelenmemeliyim.I don't have to worry about my weight.
Köşede büyük bir örümcek ağı var.There is a big cobweb in the corner.
Cüsselerine ve ağırlıklarına rağmen, su aygırları hızla yüzebilir.Despite their bulk and weight, hippos can swim rapidly.
Ben ağır başlıyım.I'm sober.
Rehineler bağlandı ve ağızları kapatıldı.The hostages were bound and gagged.
Tom Mary'den birkaç paund daha ağır.Tom is a few pounds heavier than Mary.
Tom Mary'den o kadar çok daha ağır değil.Tom isn't that much heavier than Mary.
Dosya 7 megabayt ağırlığındadır.The file is weighing 7 megabytes.
Buz senin ağırlığın altında kırılacak.The ice will break under your weight.
Fiziksel dünya olayların karmaşık ağıdır ve hiçbir şey tek bir sebeple gerçekleşmez.The physical world is a complex web of events, and nothing happens for only one reason..
Tom, John'dan daha kısa ve daha ağır.Tom is shorter and heavier than John.
Tom kendini ağırdan satıyor.Tom is playing it cool.
Ben ağırlığımı izliyorum.I'm watching my weight.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.I was heavily sedated.
Ben ağır uykucuyum.I'm a heavy sleeper.
Ben ağırdan alıyorum.I'm taking it easy.
Ağır yenilgiye uğratıldım.I was hammered.
Buruna basarsanız, ağız açılır.If you press the nose, the mouth opens.
Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.Tom speaks English with a heavy French accent.
Bavulun ne kadar ağır?How heavy is your suitcase?
Tom ve Mary yaklaşık aynı ağırlıktalar.Tom and Mary are about the same weight.
Tom ağır yaralanabilirdi.Tom could've been seriously injured.
Tom Mary'nin iki katı kadar ağır.Tom is twice as heavy as Mary is.
Tom ağır bir şekilde yaralanabilirdi.Tom could be seriously injured.
Tom bizi ağırlamaya devam etti.Tom kept us entertained.
Ağır ol, Tom.Hold your horses, Tom.
O kadar da ağır değildi.It wasn't that heavy.
O ağır olmalı.That must be heavy.
Tom işi ağırdan aldı.Tom took his time.
Sepet çok ağır ama kaldırabilirim.The basket is so heavy, but I can lift it.
Tom hâlâ köpeğinin ölümüne ağıt yakıyor.Tom is still lamenting the death of his dog.
Eskisi kadar ağır değilim.I'm not as heavy as I used to be.
Tom göründüğünden daha ağır.Tom is heavier than he looks.
Onun köpeği ağır duyar.His dog is hard of hearing.
Ben elden ağıza yaşıyorum.I live from hand to mouth.
Testi çok ağırdı.The jug was very heavy.
Tom yorgundu ve ağır bir uykuya daldı.Tom was tired and fell into a heavy sleep.
Sabah ağır bir yağmur vardı.In the morning, there was a heavy rain.
Bu kitap, okumak için ağırdır.This book is heavy reading.
O senin için fazla mı ağır?Is that too heavy for you?
Tom'un çantası ağır hasar gördü.Tom's bag was badly damaged.
Bu kutu o kadar ağır değil.This box isn't so heavy.
Ağır bir kutuyu tek elle yakalayamazsın.You cannot catch a heavy box with one hand.
Ben çocukken, evimizin yanındaki bir ağılda siyah bir domuz vardı.When I was a kid, there was a black pig in a pen beside our house.
Bu kitaplar ağır.These books are heavy.
Söz ağızdan bir kere çıkar.Words once uttered cannot be recalled.
İlgili Sayfalar