Gözümü açar açmaz beynim çalışmaya başlıyor.Tan pronto como abro mis ojos, el cerebro salta a la acción.
Gözümü açar açmaz beynim çalışmaya başlıyor.Щом отворя очи, мозъкът се втурва в действие.
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Daca ti-as cere sa bei o cafea cu mine, nu ai face o gaura in papuci, nu?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ha megkérdezem, kér-e egy kávét, nem fog lyukat ütni a tornacipőjébe, ugye?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Jika aku mengajakmu minum kopi, kau tidak akan membuat lubang disepatumu kan?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Když se zeptám, jestli nechcete kávu, nevyšlapete svými teniskami díru, že ne?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Nếu tôi nói cùng uống cà phê, giày thể thao của cô sẽ không bị rách đấy chứ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Se le chiedo se vuole un caffč, non farā un buco nelle scarpe, vero?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si je vous demande si vous voulez un café, vous ne ferez pas de trous dans vos baskets, n'est-ce pas ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si te pregunto si te gustaría tomar un café... no romperás un huevo en tus zapatillas de deporte, ¿o sí?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ако ви попитам дали искате кафе, няма да си изтъркате обувката, нали?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Если я предложу тебе кофе, ты не стопчешь свои кеды?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?لو طلبت منكِ شرب القهوة, لن تقومي بصنع ثقب في حذائك, أليس كذلك؟
Kapıyı açmazsan... ...kıracağım.Háromig fogok számolni. Ha nem nyitod ki az ajtót, akkor betöröm.
Kapıyı açmazsan... ...kıracağım.Je vais compter jusqu'à 3.
Kapıyı açmazsan... ...kıracağım.اذا لم تفتحي بعد ان اعد ل3 فسأحطم الباب
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı. Bu yüzden bu halen yaklaşık olarak 13.7 milyar yıl önce.C'est donc à peu près 13,7 milliards d'années.
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı.En realidad, no hubiese modificado el dígito significante.
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı.To by ani nečinilo významný rozdíl.
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı.W zasadzie niewiele zmieniłoby to w tamtej liczbie.
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı.Στην πραγματικότητα δεν θα είχε αλλάξει καν καποιο σημαντικό ψηφίο.
Sayılarda belirgin bir değişikliğe yol açmazdı.Це було б якесь незначне число.
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.der hatte drei Reben, und er grünte, wuchs und blühte, und seine Trauben wurden reif;
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.En la vid había tres ramas. Parecía que ella brotaba, florecía y sus racimos de uvas maduraban
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.És a szõlõtõn három szál vesszõ vala, s alighogy bimbózék, virágozék, és gerézdjei megérlelék a szõlõszemeket.
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.gốc nho đó lại có ba nhành . Dường_như thấy nhành nảy chồi , trổ bông , chùm có trái chín thì_phải .
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.gốc nho đó lại có ba nhành. Dường như thấy nhành nảy chồi, trổ bông, chùm có trái chín thì phải.
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.그 나무에 세 가지가 있고 싹이 나서 꽃이 피고 포도송이가 익었고
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.og på vintreet var det tre grener, og det skjøt knopper, blomstene kom frem, klasene modnedes til druer.
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.на лозе три ветви; она развилась, показался на ней цвет, вырослии созрели на ней ягоды;
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.ובגפן שלשה שריגם והיא כפרחת עלתה נצה הבשילו אשכלתיה ענבים׃
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.وفي الكرمة ثلاثة قضبان. وهي اذ أفرخت طلع زهرها وانضجت عناقيدها عنبا.
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.樹 上 有 三 根 枝 子 、 好 像 發 了 芽 、 開 了 花 、 上 頭 的 葡 萄 都 成 熟 了
Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.樹上 有 三 根 枝子 、 好像發 了 芽 、 開 了 花 、 上頭 的 葡萄 都 成 熟了