Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Nechceli by sme pre ne namiesto toho otvoriť dvere?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Nechceme jim raději usnadnit cestu a otevřít jim ty dveře?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Non vorremmo invece aprire delle porte per loro?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?¿No querríamos, en cambio, abrirles puertas?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Nu ar fi mai bine să-i deschidem o ușă?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Thay vào đó, lẽ nào ta không muốn mở ra cho họ những cánh cửa sao?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Tidakkan kita ingin membuka pintu peluang bagi mereka?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Wäre es nicht schöner, Ihnen Türen zu öffnen?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Willen we niet liever deuren voor ze openen?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Αντ' αυτού, δεν θα θέλαμε να τους ανοίξουμε πόρτες;
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Не бихме ли искали вместо това да им отваряме врати?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Не хотим ли мы вместо этого открыть ему двери?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?Чому б замість цього не відкрити перед ними двері?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?לא עדיף היה, לו היינו פותחים בעבורם דלתות?
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?ألا نريد أن نفتح لهم أبوابا بدلا من ذلك؟
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?私に便宜を与えてくれた人の中に
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunu그는이 방법으로 문을 열어야만 했으니까, 벌써없이 매우 넓은 오픈했습니다
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunuParce qu'il avait à ouvrir la porte de cette manière, il était déjà ouvert très large, sans
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunuPerché doveva aprire la porta in questo modo, è stato già aperto molto ampio, senza
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunuΓιατί έπρεπε να ανοίξει την πόρτα με αυτόν τον τρόπο, ήταν ήδη ανοίξει πολύ μεγάλη, χωρίς να
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunuכי הוא היה צריך לפתוח את הדלת בדרך זו, זה כבר היה פתוח מאוד ללא
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunuلكنه كان قد فتح الباب في هذا الطريق ، وكان مفتوحا بالفعل واسعة جدا من دون
Bu şekilde kapıyı açmak zorunda kaldı, çünkü zaten olmaksızın çok geniş bir açık olduğunu彼はまだ実際に見られていない。
Bu tıpkı 300 yeni kömür güç santrali açmak ve bir yıl boyunca onları çalıştırmaya benziyor.C'est comme ouvrir 300 nouvelles centrales électriques au charbon et les faire fonctionner pendant un an.
Bu tıpkı 300 yeni kömür güç santrali açmak ve bir yıl boyunca onları çalıştırmaya benziyor.Det är som att öppna 300 nya kolkraftverk och köra dem i ett år.
Bu tıpkı 300 yeni kömür güç santrali açmak ve bir yıl boyunca onları çalıştırmaya benziyor.Dies ist gleichbedeutend mit der Eröffnung von 300 Kohlekraftwerken und ihrem Betrieb in einem Jahr.
Bu tıpkı 300 yeni kömür güç santrali açmak ve bir yıl boyunca onları çalıştırmaya benziyor.Es como la apertura de 300 nuevas centrales eléctricas de carbón y ejecutarlas durante un año.
Bu tıpkı 300 yeni kömür güç santrali açmak ve bir yıl boyunca onları çalıştırmaya benziyor.To je jako otevření 300 nových uhelných elektráren a jejich provozování po dobu jednoho roku.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Así que, quería abrirle los ojos con respecto a cuánta simetría fluye a través de la Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Chciałem mu uświadomić, ile symetrii można dostrzec w Alhambrze.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Così, volevo aprirgli gli occhi davanti a tutta la simmetria che pervade l' Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Deci am vrut să-i deschid ochii asupra cât de multă simetrie se găseşte în Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ich wollte ihm daher die Augen öffnen dafür, wie viel Symmetrie sich in der Alhambra finden lässt.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Így hát megpróbálom észrevetetni vele, hogy a szimmetria mennyire végigkíséri Alhambra-t.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ik wilde hem tonen hoezeer symmetrie verweven is met het Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Jadi, saya mau mencoba membuka matanya kepada berapa banyak simetri yang terukir di seluruh Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.J'ai donc voulu lui ouvrir les yeux sur toutes ces symétries présentes à l'Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.그래서 저는 제 아들이 알함브라 궁전에 얼마나 대칭이 많은지 깨닫게 되기를 바랬죠.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ήθελα να του ανοίξω τα μάτια στη συμμετρία που ρέει μέσα στην Αλάμπρα.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Исках да му отворя очите за това колко много симетрии има в Алхамбра.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Отже, я захотів відкрити його очі на те, якою кількістю симетрії пронизано Альгамбру.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Я хотел обратить его внимание на то, что симметрия переполняет здание Альгамбры.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.ולכן, רציתי לפקוח את עיניו ולראות כמה הסימטריה מצויה בכל פרט באלהמברה.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.و هكذا أردت أن أفتح عينيه على وجود التماثل عبر أنحاء قصر الحمراء.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.私は息子に見せたかったのです 宮殿に入ってすぐにわかるのは
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.CA: 이 문제에 대해 질문을 조금 더 계속하지요.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Erről nekem eszembe jut valami.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Ich möchte diesen Gedanken noch weiter ausführen.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Ik wil nog even bij het onderwerp stilstaan.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Je veux juste encore prolonger la discussion sur ce problème.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Quiero continuar aún con este tema.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.Я сейчас просто хочу немного углубиться в эту тему.
CA: Ben bu konuyu biraz daha açmak istiyorum.انا ما زلت أريد أن أستخلص المزيد من هذا الموضوع.
Cezaevindeki uyuşturucu kullanıcılarına yardım yapılmasına yol açmaktadır (42).A kábítószerhasználók támogatása a börtönökben díjkötelessége (Belgium franciaajkú közössége).
Cezaevindeki uyuşturucu kullanıcılarına yardım yapılmasına yol açmaktadır (42).Hjälp till narkotikamissbrukare i fängelse begränsad tillgång till denna typ av behandling i fängelserna (42).
Cezaevindeki uyuşturucu kullanıcılarına yardım yapılmasına yol açmaktadır (42).ve věznici je schváleno v 21 zemích.
Daha fazla ışık, knaves ve tabloları kadar açmak,Ánh sáng hơn, bạn knaves; và biến các bảng,
Daha fazla ışık, knaves ve tabloları kadar açmak,Enemmän valoa, sinä knaves, ja käännä taulukot ylös,
Daha fazla ışık, knaves ve tabloları kadar açmak,Lebih ringan, Anda knaves, dan mengubah tabel atas,
Daha fazla ışık, knaves ve tabloları kadar açmak,Mai multă lumină, vă knaves şi rândul său, tabelele de sus,