Açmak istediğiniz proje zaten açık. Proje yeniden yüklemek istiyorsanız, tekrar açmadan önce projeyi kapatın.開こうとしたプロジェクトは既に開いています。プロジェクトを再読み込みするには、いったん閉じて再度開いてください。
Açmak mı?Arranjas maneira?
Açmak mı?¿Fabricarla?
Açmak mı?Gör en?
Açmak mı?Laver en?
Açmak mı?Miten?
Açmak mı?Ne farai una?
Açmak mı? Nereye?Θα φτιάξουμε; Πού;
Açmak mı?Zrobisz?
Açmak mı?Сделаешь?
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.2 つの単純な表現を展開するつもりです。
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.Esta é a expressão que queremos decompor-se ou expandir.
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.이 식이 우리가 분해 혹은 전개할 식입니다
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.Questa è l'espressione che vogliamo scomporre o espandere.
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.To jest wyrażenie, które chcemy rozłożyć na ułamki proste.
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.Това е израза, който искаме да разложим или разширим
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.هذه العبارة التي نريد تجزيئها او مدها
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Blázon nemá záľuby v rozumnosti, ale iba v tom, aby sa odkrylo jeho srdce.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ce n`est pas à l`intelligence que l`insensé prend plaisir, C`est à la manifestation de ses pensées.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren bryr sig ikke om å være forstandig, men vil bare vise hvad han tenker i sitt hjerte.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren frågar ej efter förstånd, allenast efter att få lägga fram vad han har i hjärtat.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.De dwaas heeft geen behoefte aan verstand, zijn dwaze hart ligt open.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ein Narr hat nicht Lust am Verstand, sondern kundzutun, was in seinem Herzen steckt.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.El necio no toma placer en el entendimiento, sino sólo en exponer lo que tiene en su corazón
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu muội không ưa thích sự thông sáng; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày tỏ ra.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu_muội không ưa_thích sự thông sáng ; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày_tỏ ra .
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.미련한 자는 명철을 기뻐하지 아니하고 자기의 의사를 드러내기만 기뻐하느니라
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Lo stolto non ama la prudenza, ma vuol solo far mostra dei suoi sentimenti
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nebunului nu -i este de învăţătură, ci vrea să arate ce ştie el. -
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nem gyönyörködik a bolond az értelemben, hanem abban, hogy az õ elméje nyilvánvalóvá legyen.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ne veseli se bedak umnosti, marveč samo, da se razodeva srce njegovo.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nezalibuje sobě blázen v rozumnosti, ale v tom, což zjevuje srdce jeho.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nie kocha się głupi w roztropności, ale w tem, co mu objawia serce jego.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Orang bodoh tidak suka diberi pengertian; ia hanya ingin membeberkan isi hatinya
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.O tolo não toma prazer no entendimento, mas tão somente em revelar a sua opinião.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tåben ynder ej Indsigt, men kun, at hans Tanker kommer for Lyset.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tyhmän halu ei ole ymmärrykseen, vaan tuomaan julki oma mielensä.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ο αφρων δεν ηδυνεται εις την συνεσιν, αλλ' εις ο, τι φανταζεται η καρδια αυτου.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Безумният не се наслаждава от благоразумието, Но само от изявяване сърцето си.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Глупый не любит знания, а только бы выказать свой ум.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.לא יחפץ כסיל בתבונה כי אם בהתגלות לבו׃
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.الجاهل لا يسرّ بالفهم بل بكشف قلبه.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚 昧 人 不 喜 愛 明 哲 、 只 喜 愛 顯 露 心 意
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚昧 人 不喜愛 明哲 、 只 喜 愛顯露 心意
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Avšak, sestra zašepkala: "Gregor, otvorte dvere - Prosím ťa."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Azonban a nővére súgta, "Gregor, nyissa ki az ajtót - Könyörgöm."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Cu toate acestea, sora şopti, "Gregor, deschide uşa - Te rog."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Doch, flüsterte die Schwester, "Gregor, mach die Tür - ich bitte dich."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Echter, de zus fluisterde, "Gregor, open de deur - Ik smeek je. '
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Jednak siostra szepnął: "Gregor, otwórz drzwi - błagam was."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,그러나, 언니는 "문을 열고, 그레고르를 - 난 당신을 애원."속삭였다
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Kuitenkin sisko kuiskasi, "Gregor, avaa ovi - Rukoilen teitä."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Men søster hviskede, "Gregor, åbne døren - jeg beder dig."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Men viskade syster "Gregor, öppna dörren - Jag ber dig."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Namun, adik berbisik, "Gregor, buka pintu - Saya mohon."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Nicméně, sestra zašeptala: "Gregor, otevřete dveře - Prosím tě."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,No entanto, a irmã sussurrou: "Gregor, abra a porta - Eu lhe imploro."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Sin embargo, la hermana susurró: "Gregor, abre la puerta - te lo ruego."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Toutefois, la sœur a murmuré: "Gregor, ouvrez la porte - je vous en supplie."
Ancak, kardeş "kapı açmak, Gregor - Sana yalvarıyorum." Fısıldadı,Tuttavia, la sorella sussurrò: "Gregor, aprire la porta - ti prego."