Arka planda veya yeni bir sayfa sayfaları açmak için yeteneği (Ayarlar değişim).デザインを変更し、はてなブログの新着や新着ニュース枠を新設。
Bir kartı açmak için (Land'ler dışında)o kartın mana bedeli ödenmelidir.事業に要する経費(簿価に含まれるものに限る。
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.孫和が太子となると、皇后と王を立てるべきという意見が広がった。
Bu da kuramda büyük bir soruna yol açmaktadır.ここで大きな疑問が生じる。
Bunun bozukluğu özellikle servikal disk hastalığına (boyun fıtığı) yol açmaktadır.これは特にセリアック病に言える。
Zeki bu maçtan sonra Geriden gelen arkadaşlarımın önünü açmak için iyi mücadele etmem gerekiyordu.攻守共に、闘志を前面に押し出したプレーで人気があった。
Birçok kişiye göre elmas çatışmasındakine benzer etik sorunlara yol açmaktadır.对于很多人,这导致了和冲突钻石类似的伦理问题。
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.2006年,此病共造成約12,500人死亡。
Daha sonra radyoterapi eğitimi için Paris'e gitti ve sonra özel kliniğini açmak için Mekke'ye gitti.然後他去了巴黎學習放射治療,然後回麥加開了他的私人診所。
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.电灼伤每年造成约1000人死亡,而闪电每年造成的死亡约有60人。
Yerde kâğıt az ise kâğıtları açmaktan çekinmeyin.國枝詩穗(国枝 詩穂,配音員:下地紫野) 請參考國枝詩穗。
Konum Hizmetleri'ni açmak veya kapatmak yeteneği.在系統設備中用來開啟或關閉電源供應。
Bir ay sonra İzmir İktisat Kongresi'ni açmak için şehre geldiğinde yine köşkte kaldı.潘基文就任联合国秘书长之后一个月之内,便访问了该定居点。
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.破冰船是一种专门用于在结冰的水面上开辟航道之特种船舶。
Bu durum zaman zaman karışıklıklara yol açmaktadır.這現象偶而會造成一些困擾。
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.随后得墨忒耳便向国王和王后吐露了真情。
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.砂眼是導致兩百二十萬人視力衰退的原因,當中有120萬人甚至已全盲。
Açmak için en az üç anahtardan iki tanesi gerekir.먼저 조종석에 최소한 2명 이상이 있어야 하는 법이 생겼다.
El açmak için en az 101 sayınız olmalıdır.2008년의 경우 승리를 위해서는 최소 1191석이 필요하다.
Bu okulu açmak o zamanın iş adamlarının fikriydi.이로 인해 직업 배우라는 개념이 최초로 생겨났다.
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.타로는 용궁성에 가서 용왕과 공주를 만난다.
Savaşta bozguna uğrayan Miletliler, Sisamlılara karşı dava açmak için Atina’ya geldi..전국이 악화하자 밀레투스의 사람들은 사모스에 소송을 제기하기 위해 아테네로 왔다.
Bu da bu bebeklerin mezotelyoma ve solunum rahatsızlıklarına yakalanmalarına yol açmaktadır.이러한 심계항진은 현기증이나 호흡 곤란을 동반하기도 한다.
Bunun yanında: Dosya açmak için dosya boyutu önemsizdir.첫째, 데이터 수집 상의 어려움이다.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.תום עובר במים הרפתקאות שונות.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.במהלך שתי העונות הראשונות, הוצאו מהסדרה מספר דמויות על מנת לפנות מקום לדמויות חדשות עם סיפורים חדשים.
El açmak için en az 101 sayınız olmalıdır.החוק משוריין ודרושה תמיכה של לפחות 61 ח"כים כדי לשנותו.
İzlanda isim sistemi bazen yurtdışına seyahat eden ailelerde sorunlara yol açmaktadır.שיטת השמות האיסלנדית גורמת לעיתים לאזרחי המדינה בעיות כאשר הם נוסעים לארצות אחרות.
Yarbay Güride: Sayın Valim yolu açmak için silah kullanmak zorunda kalacağız.נוקר נע (דינמי) - הנוקר מוסתר בתוך הסדן, וכדי להתחיל את שרשרת הירי צריך לבצע פעולת נקירה.
Değişik meslek gruplarına kurslar açmak.(חוברות לכיתות הלימוד השונות.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.דבר שעורר חילוקי דעות וציפייה לסרטו.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Осветлението причинява смърт на около 60 души годишно.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Депресията води до голяма безработица и бедност и до нарастващи обществени вълнения.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.Нападението на болничен кораб при всички други обстоятелства се счита за военно престъпление.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Заболяването е причината за слабото зрение при 2.2 милиона хора, от които 1.2 милиона са напълно слепи.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.През първите два сезона, някои герои са премахнати, за да направят място на други с нови истории.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Отпраят запитване за включване в Английската футболна лига.
Bu da yıldızın nispeten sönük görünmesine yol açmaktadır.И точно тогава неговата звезда започва да блести.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.След като си размениха няколко думи, Хеймън заплаши Трите Х с още едно дело за нападение и побой.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.Gađanje brodova bolnica je ratni zločin.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomac je naziv za posebno sagrađeni brod kojemu je svrha razbijanje leda radi otvaranja plovnih puteva.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Ključ je uređaj koji se koristi kada se želi otključati ili zaključati brava.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.Tijekom prve dvije sezone neki likovi bili su "otpisani" kako bi napravili mjesta za nove s novim pričama.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Opekline od električne struje su uzrok oko 1000 smrti godišnje, dok munje usmrte oko 60 ljudi godišnje.
İlk girişimleri, Beyazıt, Koska’da Valide Mektebi (Emetullah Kadın Mektebi)’ni açmak idi.Njezine početne riječi čest su metonim za Hrvatsku (Lijepa Naša).
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Nakon povratka u stan, Rita pronalazi ključ, a Betty misteriozno nestaje.
Bu durum genç nüfusun dışarıya gitmesine yol açmaktadır.Najviše je do toga dovelo izrazito iseljavanje mladog stanovništva.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Nezaposlenost je česti uzrok kriminala i društvenih nemira.
O-ebilmek açmak dev yaptığında o kızgın.Tetko jedna, baš si se uprljao!
1967 yılında, Expo '67 Dünya Fuarı Etiyopya pavyonunu açmak için Kanada'nın Montreal şehrini ziyaret etti.U srpnju 1967., de Gaulle je posjetio Kanadu koja je bila domaćin svjetske izložbe Expo 67'.
Bu kutuları açmak için herhangi bir anahtara ihtiyaç yoktur.U ovom slučaju ključeve nije potrebno čuvati u tablici.
Hastalık köpeklerde ölüme kadar giden ciddi problemlere yol açmaktadır.Hromadná nákaza môže spôsobiť vážne zdravotné problémy až smrť.
Yandan taş alan kişi o taşı kullanarak elini açmak zorundadır.Hráč, ktorý je na ťahu, si vytiahne kameň.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Jeho proroctvá aj naďalej vyvolávali špekulácie a spory.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Bolezen je vzrok za slabovidnost 2,2 milijona ljudi, od njih je 1,2 milijona popolnoma slepih.
Bu sahneler sonradan Michelangelo'nun Son Hüküm freskine yer açmak için tahrip edilmiştir.Te slike so bile kasneje uničene, da so dale prostor Michelangelovi Poslednji sodbi.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Ta spor je najbrž tudi pospešil njegovo smrt.
Bu da kuramda büyük bir soruna yol açmaktadır.Vse skupaj mi predstavlja velik izziv.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomilec je ladja, posebej izdelana za plovbo po morju, ki je večino časa prekrito z ledom.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Vratna kljuka je pritrjen mehanizem, ki služi za odpiranje ter zapiranje vrat.