açmış ile cümle
açmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Wirecard Bank geçtiğimiz günlerde 3 boyutlu sanal dünya olan Second Life’ta da sanal şube açmıştır.Wirecard Bank otworzył niedawno placówkę wirtualną w wirtualnym świecie Second Life.
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Służyło do drążenia (dziania) barci.
NRW.INVEST firması ikinci bir yan kuruluşunu 2008 yılında Chicago şehrinde açmıştır.Druga spółka-córka NRW.INVEST założona w 2008 roku działa w Chicago.
1896’da dünyanın ilk psikoloji kliniğini açmıştır.W 1850 roku założył pierwszą na świecie klinikę chorób dziecięcych.
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.W 1978 roku otwarto Biuro Oddziału.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.Synagoga została zbudowana w 2000 roku wraz z żydowskim centrum kulturalnym.
İşte o okul tam zamanında, 20 Eylül’de kapılarını öğrencilere açmış bulunmaktadır.Później zostanie on przygotowany, aby 1 września móc przyjąć uczniów.
Ancak diğer oyuncuların açmış oldukları masadaki setlere taş ekleyebilir.Swoje pozostawione na stole karty może podejrzeć.
1544 yılında İstanbul’da Tahtakale’de iki Suriyeli Arap ilk kahvehaneyi açmışlardır.W 1554 w Stambule otwarto pierwszą kawiarnię.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.Uniemożliwiło to więc kontakt między małżonkami.
Bu yenilgi Kartaca'da büyük bir telaşa yol açmıştır.Bieda wywarła na Cartlandzie duże wrażenie.
Çocukluğundaki bu travma onun insanlara güvenememesine yol açmıştır.Traumy z dzieciństwa, uniemożliwiają im normalne funkcjonowanie.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Ośrodek został przebudowany po zniszczeniach spowodowanych przez huraganu Katrina w 2005 r.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.Przyczyniły się do pobudzenia świadomości narodowej.
Kapıyı Kırmızı Gül açmış.Dodatkowo otwierają czerwone drzwi.
Otuzun üzerinde kişisel sergi açmıştır.Indywidualnie plasowała się tam w trzeciej dziesiątce.
Tomurçuk ve Çiçek açmış hali.Mają pachnącą korę i kwiaty.
Zaten kısa süre sonra Byzantion'a yelken açmışlardır.Mieli oni przybyć do Bizancjum niedługo później.
1970'li yıllarda başka milliyetçi akımların da ortaya çıkmasına yol açmıştır.W latach 30. i 40. partie narodowosocjalistyczne pojawiły się także w innych krajach.
Bu farklılık adaya benzersiz ve zengin bir ortam oluşturmuş, biyolojik açıdan çeşitliliğe yol açmıştır.Dzięki nieingerowaniu człowieka przyroda stworzyła bardzo zróżnicowane i bogate środowisko.
Kuramı ve formülasyonları cok yoğun tartışmalara yol açmıştır.Zarówno klip jak i utwór wywołały dużo kontrowersji.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Konflikt zwiększa zdolności adaptacyjne danego systemu społecznego.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.Peter Florrick odwołuje się od swojego wyroku.
1997 yılında Gant, Amerika Birleşik Devletlerinde ilk mağazasını açmıştır.Under 1997 öppnade Gant sin första butik i USA.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.År 1945 lämnade han företaget och grundade en egen radioverkstad i Tokyo.
1837'de Rus İmparatorluğu'ndaki ilk Çince okulunu açmıştır.1837 grundade han den första kinesiskspråkiga skolan i Tsarryssland.
Ancak yanlış tutum ve davranışları onun yanlış anlaşılmasına yol açmıştır.Deras handlingar och beteenden tolkas dock som onda.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Kommissionen har också ett kontor i Los Angeles.
2012 yılında 1,1 milyon erkekte görülmüş ve 307.000 ölüme yol açmıştır.År 2012 insjuknande 1,1 miljoner män i världen, och prostatacancer orsakade 307 000 dödsfall.
Yerleşim yerinin kötü yaşam şartları salgın hastalıklara yol açmıştır.Andra lokala minskningar av beståndet berodde troligen på sjukdomar.
Bu fikirler Schrödinger denkleminin keşfine yol açmıştır."Om ambivalensen i Schellings tänkande").
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.Han öppnade eget advokatkontor 1975.
Dişleri birçok tartışmya yol açmıştır.Hos många yngre arter tillbakabildades tänderna.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.Hon försökte profilera partiet inom bl.a. social- och miljöpolitiken.
Dünyada 14 ofisi bulunan Schiebel , 13. ofisini 2013'te Türkiye'de açmıştır.Sveriges femte hus med 14 platser öppnade i Uppsala år 2013.
Kanat açmış bozkır kartalı özgürlük ve bağımsızlığı anlatır.En bruten kedja som representerar strävan efter frihet och självständighet.
Bestelerinde halk müziği öğelerini etkin biçimde kullanarak bando müziği besteciliği alanında çığır açmıştır.Bolaget hade i början ekonomiska hinder för att få in bandens musik i affärer.
Ohio'nun denetimini sağlamaya yönelik bu sürtüşme Fransız - Hint Savaşı'na yol açmıştır.Fransk-indianska kriget betydde början till slutet för Ohiokompaniet.
18 bilimsel adaylık ve 2 bilimsel doktorası açmıştır.Підготував 18 кандидатів наук та 2 докторів наук.
İlk kişisel sergisini 1954 yılında Paris'te Galerie Lucien Durand'da açmıştır.У 1953 відбулася його перша персональна виставка у Парижі у Люсьєна Дюрана (Lucien Durand).
Komitenin bu girişimi 1925'te Cenevre Protokolü'nün imzalanmasının yolunu açmıştır.Конвенція доповнює собою Женевський протокол 1925 року.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Став засновником династії Гільємідів.
Dedelerimiz meşeleri budayarak keserek kendilerine ev yerleri açmışlar.Сусіди просили і їхні хати прикрасити.
Kocası Bay Puff'ın ölümünden sonra sürücü kursu açmıştır.Після смерті свого наставника прмч.
Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açmışlardır.У перший раз вони з дружиною змогли побудувати власний будинок.
İlk mağazasını 1960 yılında Mannheim, Almanya'da açmıştır.Перший магазин відкрився у 1970 році в Гамбурзі (Німеччина).
Litvanya, altı kıtada 149 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve konsolosluklar açmıştır.Литва встановила дипломатичні відносини з 149 країнами.
Bu da Talas Muharebesi'ne yol açmıştır.Це і стало причиною появи мови Vala.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.І тепер Майкл висуває обвинувачення проти компанії.
Bu olay aynı zamanda başka anlaşmazlıklara yol açmıştır.В той же час це твердження вступає в іншу суперечність.
Bu film kendisine Hollywood’a giden yolu da açmış oldu.Цей фільм відкрив Беаті дорогу до Голлівуду.
Kanat açmış bozkır kartalı özgürlük ve bağımsızlığı anlatır.В навмисному програші змагання Сміт демонструє свій вільний дух та незалежність.
2006 yazında, Canonical küresel destek ve hizmetler için Montreal'de de bir ofis açmıştır.V létě 2006 otevřel Canonical kancelář v Montrealu zajišťující celosvětovou uživatelskou podporu.
Wirecard Bank geçtiğimiz günlerde 3 boyutlu sanal dünya olan Second Life’ta da sanal şube açmıştır.V poslední době banka Wirecard otevřela svou virtuální pobočku v 3-D virtuálním světě Second Life.
Ancak, Son yıllarda Fransa'nın sonuçları biraz hayal kırıklığına yol açmıştır.Rok 2000 byl pro některé možná zklamáním.
Paris'e 128 km mesafeden 320-367 atış yapılmış, kentte geniş bir paniğe yol açmıştır.Celkově bylo na Paříž vypáleno 320 až 367 střel s frekvencí asi 20 výstřelů za den.
İlk mağazasını 1960 yılında Mannheim, Almanya'da açmıştır.První obchod Bauhaus byl otevřen v německém Mannheimu v roce 1960.
Böylece gerçekleşecek Ekim Devrimi'nin önünü açmışlardır.Byla tak zahájena Říjnová revoluce.
Taşlanma sırasında çekilen görüntüler internette hızla yayılmış ve büyük tepkilere yol açmıştır.Záběry a fotografie ze zásahu se okamžitě objevily v médiích a vzbudily velký rozruch.
Din felsefesiyle ilgili ilk çalışmaları birçok tartışmaya yol açmıştır.Rodinné vazby Edwarda de Vere jsou předměrem mnoha úvah.