açmış ile cümle

açmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu film kendisine Hollywood’a giden yolu da açmış oldu.Il film è stato girato a Hollywood.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Tutto ciò avviene anche per l'influenza delle mutate condizioni sociali dell'Europa.
Böylece o, kadının toplumsal konumunu toplumsal bir düzlemde tartışmaya açmıştır.A questo punto la donna lo convince ad affrontarla in un dibattito pubblico.
Birçok sanatçıya müzik şirketinin kapılarını açmıştır.Ciò gli spalancó definitivamente le porte dell'industria musicale.
1990li yıllarda bu puniversite Lincoln'a şube açmıştır.Ottocento anni dopo affidò il cuore a Lindsey.
Teknoloji alanındaki gelişmeler toplumsal yaşamda önemli değişikliklere yol açmıştır.Le nuove tecnologie dell'informazione stanno provocando dei cambiamenti nell'organizzazione sociale.
Bu durum, cephenin sol kesimini fazlasıyla etkilemiş ve Osmanlı savunmasının tümden çökmesine yol açmıştır.Questo ha danneggiato il ventricolo sinistro, mettendo a serio rischio la vita del dottore.
Ama biraz saftır ve bu saflığı başına büyük belalar açmıştır.È molto geloso di Luz e questo causerà alcuni problemi nel loro rapporto.
Gizlilik konusundaki endişeler Google'ın bu hizmetinin belirli ülkelerde askıya alınmasına yol açmıştır.Le preoccupazioni hanno portato Google a non fornire o a sospendere il servizio nei paesi di tutto il mondo.
Lefkoşa Havalimanı'nın durumu İngiltere ve Türkiye arasında bir krize yol açmıştır.La scoperta determinò una crisi diplomatica tra Gran Bretagna e Iran.
Bu büyük keşifler onun Aryan kültürünü bulduğunu sanmasına yol açmıştı.Alcuni dipinti lo portarono a credere di aver trovato tracce della cultura aryana, legata ai Franchi.
Bu grup onun yeteneklerinin göze çarpmasına yol açmıştır.Questa sua capacità lo aiutava a soddisfare i clienti.
1996'da derecesini almasının ardından bir arkadaşıyla bar açmıştır, fakat başarısız olmuştur.Nel 1996 ritorna a Istanbul, dove apre un bar con un'amica, ma questa attività si rivela un fallimento.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.La stagione raggiunge l'apice in negativo dopo l'uragano Katrina nell'agosto 2005.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Un nuovo ufficio è stato aperto a Los Angeles, Stati Uniti.
Diğer leylek türlerinin çoğunun aksine, leylekler hiçbir zaman kanatlarını açmış bir duruş sergilemezler.Diversamente da altri Petroicidi, non torna mai sullo stesso ramo dopo avervi già catturato una preda.
Bu resim, sonraki dönemlerde Velazquez'in "ilk kübistlerden" olduğunun iddia edilmesine yol açmıştır.Questo è uno degli argomenti usati più spesso per provare che Veldeke scriveva per l'entourage imperiale.
Cohen ve Greenfield iki dava açmış ve her ikisini kazandılar.Коэн и Гринфилд подали два судебных иска, и оба выиграли.
Şayet karış açmışsa (kendi karışıyla bir karış mesafeye yaklaşmışsa) 1 misket alır.А если он ударит посохом (булавой) об угол избы — непременно бревно треснет.
Bu film kendisine Hollywood’a giden yolu da açmış oldu.Этот фильм открыл Беате дорогу в Голливуд.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Жена Балдуина Мария, не зная об этих событиях, отплыла в Акру.
NRW.INVEST firması ikinci bir yan kuruluşunu 2008 yılında Chicago şehrinde açmıştır.В 2008 году агентство NRW.INVEST открыло вторую дочернюю компанию в Чикаго.
2005 yılında, Cates New York Madison Avenue'de .<Blue Tree > adlı kendi butiğini açmıştır.В 2005 году актриса открыла на Мэдисон-Авеню в Нью-Йорке свой бутик под названием «Blue Tree».
Bu görüşleri, Yahudilikle kesin bir ayrılığa yol açmıştır."С этого же времени они совершенно стали иудеями».
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Подобные же крылья украшали кормовую оконечность судна.
Savaş, Yüzük Savaşı'ndaki ana savaşlardan birisidir ve Üçüncü Çağ'ın bitmesine yol açmıştır.Это величайшее сражение Войны Кольца и всей Третьей Эпохи.
Acele evlilik kararları, çocuk söylentilerine yol açmıştır.Всё это приводит к слухам о помолвке.
Bu büyük değişiklik okulun öğrenci sayısının önemli ölçüde azalmasına yol açmıştır.Всё вышеперечисленное вызвало существенное сокращение приёма студентов.
Dişleri birçok tartışmya yol açmıştır.Он клещами выдирает несколько зубов.
18 bilimsel adaylık ve 2 bilimsel doktorası açmıştır.Подготовил 18 кандидатов и 2 докторов наук.
Çağın başlangıcında Elflerin çoğu Valinor'a yelken açmıştır.В начале Четвертой эпохи многие синдар уплыли в Валинор.
Yaşlılardan bir tanesi elindeki bıçakla toprağa bir çukur açmış.Один из участников взялся копать ножом землю в этом месте.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.В 2000 году еврейская община открыла и освятила синагогу и культурный центр.
Bu karara Şili hükümeti tarafından muhalefet edilmiştir ve şu zamana kadar anlaşmazlıklara yol açmıştır.Это решение было осуждено чилийским правительством и было источником конфликта долгое время.
Junior’ın açmış olduğu Save Walter White sitesi gerçekten de vardır.Сайт «Спасём Уолтера Уайта», созданный во втором сезоне Уолтером младшим, действительно существует.
Bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açmıştır.В своё время этот результат вызвал бурные споры.
Bu ikilik başkentte giderek artan bir karışıklığa yol açmıştır.Эти слова вызвали в Гааге новую растерянность.
Bu geri çekilme birliklerin dağılmasına yol açmıştır.К сожалению, перестройка привела к расформированию дивизии.
20. yüzyılda daha başka salgın hastalıklar da ölümlere yol açmıştır.В двадцатом веке были описаны и прионные заболевания человека.
Mertay ve Sabri, ülkeye geri dönmüş ve kendilerine bir ofis açmışlardır.Рид согласился и открыл собственную контору.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.В этот момент ему становится плохо, и в результате он чуть не убивает не того человека.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Настоящая причина его смерти вызывает споры.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.Пропуски уроков из-за показов привели к проблемам в школе.
Resmi tarih tezlerine muhalefet ediyor olması, edebiyat dünyasından dışlanmasına yol açmıştır.Активно участвует в научных дискуссиях, выступает против фальсификации истории войны.
Claudius'un ölümü Agrippina'nın kendi oğlu 17 yaşındaki Luciuc Domitius Nero'nun önünü açmış oldu.Смерть Клавдия открыла путь на императорский престол для сына Агриппины, 17-летнего Луция Домиция Нерона.
Bu olay, büyük tartışmalara yol açmış ve kentte güvenliğin sorgulanmasına yol açmıştır.Его случай, потрясший всю страну, вызвал споры на тему высшей меры наказания.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.أدت الإبتكارات الجديده التي أدخلها في المدرسه إلي الشكوي.
Resmi tarih tezlerine muhalefet ediyor olması, edebiyat dünyasından dışlanmasına yol açmıştır.وإن تعارضها مع أطروحة التاريخ الرسمي قد أدت إلى إستباعدها من عالم الأدب.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.في عام 1945 غادر الشركة وأسس ورشة لإصلاح الراديو في طوكيو.
Hindistan'da Dekkan'da 1702-04 arasındaki kıtlık 2 milyonu aşkın can kaybına yol açmıştır.وتسببت المجاعة في ديكان في مقتل ما لا يقل عن مليوني شخص في 1702-1704.
1967 yılında İngiltere sahilinde batması sonucu büyük deniz kirliliğine yol açmıştı.أدى غرق السفينة سنة 1967 إلى حدوث كارثة بيئية.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.تطور معنى القومية.
Diğer leylek türlerinin çoğunun aksine, leylekler hiçbir zaman kanatlarını açmış bir duruş sergilemezler.على عكس أغلب أنواع اللقالق الأخري واللتى لاتظهر أبداً فارداً أجتحتها.
Dördüncü seriden sonra diziyi bıraktı ve üçüncü nesil karakterler için yer açmış oldu.ولكن بسبب الوقت الذي فقدته، حصلت على المركز الثالث.
Çok sayıda yapıtı özel koleksiyonlarda bulunan sanatçı, günümüze kadar on altı adet resim sergisi açmıştır.وكانت العديد من أعمال الفنانة توجد في مجموعات خاصة و فتحت خمسة عشر معرضاً للرسم حتى اليوم.
Bu cevap iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştır.أدى ذلك إلى زيادة حدة التوتر بين البلدين.
Babası, Kumanova’da “Işık” adlı Türk ilkokulunu açmış ve iki yıl aynı okulun müdür görevinde bulunmuştur.أنشأ والده أول مدرسة تركية في كومانوفو وهي مدرسة النور و عمل مدرسا لها عامين متتالين.
1917 Rus Devrimi ve sonra da Finlandiya'nın bağımsızlığını ilan etmesi ülkede çatışmalara yol açmıştır.كما تسببت الثورة الروسية (1917) واستقلال فنلندا الذي تلاه بصراعات في فنلندا.
Film tamamlandıktan sonra Paramount şirketi film setini ücretli olarak ziyaretçilere açmıştır.خلافا لرغبة كوبريك اشترطت الشركة الموزعة للفيلم وضع نهاية سعيدة.
İşte bu gelişme Irak-Suudi Arabistan ilişkilerinde sorunlara yol açmıştı.في ذلك الوقت كان يعتقد أن هذا الحدث قد يسبب صعوبات للعلاقات الكندية السعودية.

İlgili Sayfalar