açmış ile cümle

açmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Αλλά βγαίνοντας από το δωμάτιο, άνοιξε το ραδιόφωνο που ήταν πάνω στο γραφείο του.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Але, виходячи з кімнати, він увімкнув радіо, яке стояло на столі.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Но на излизане, той пуснал радиото, което било на бюрото му.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Перед тем как выйти, он включил стоя́щее на столе радио.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.אך בדרך החוצה הוא הפעיל את הרדיו שעמד על שולחנו,
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.إلا أنه مع خروجه من الغرفة، أدار المذياع الذي كان على مكتبه. وحين
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.その際に医者はラジオのスイッチを入れました そして部屋の外で母親に
Arap sosyalizmine, Arap milliyetçiliğine ve sonunda da İslamcı ideolojiye yol açmıştır.아랍 사회주의, 아랍 국수주의를 초래하고 궁극적으로는 이슬람주의 이데올로기를 초래했습니다.
Arap sosyalizmine, Arap milliyetçiliğine ve sonunda da İslamcı ideolojiye yol açmıştır.מה שהוביל לסוציאליזם ערבי, לאומניות ערבית ובסופו של דבר לאידיאולוגיה האיסלמית.
Arap sosyalizmine, Arap milliyetçiliğine ve sonunda da İslamcı ideolojiye yol açmıştır.قادت إلى الإشتراكية العربية .. والقومية العربية وشكلت في نهاية المطاف الايديولوجية الاسلامية اليوم
Arap sosyalizmine, Arap milliyetçiliğine ve sonunda da İslamcı ideolojiye yol açmıştır.現在のイスラム教を形作ったのです。 植民地から開放された時、
Arkadaki gemi yelkenlerini açmış, başlayacak esintiyi yakalamaya çalışıyor.Loď v pozadí zrovna vztáhla plachty a snaží se do nich chytit trochu větru.
Arkadaki gemi yelkenlerini açmış, başlayacak esintiyi yakalamaya çalışıyor.Корабель на фоні тільки-но розправив вітрила і намагається вловити легкий бриз, який ледь починає дути
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ak je oheň v tvare osoby s rukami po stranách, ako by zúfalo kričala: "Pomoc! Horím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Dacă focul e de forma unei persoane cu brațele ridicate de parcă ar striga frenetic: "Ajutor!" Sunt în foc!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --만약 불의 모양이 사람 두 팔에 불 붙은 거라면, 마치 그녀가 급하게 큰소리로
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Kształt ognia jest jak osoba z ramionami po bokach, gorączkowo krzycząca: "Pomocy! Palę się!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Nếu đám lửa có hình dạng của một người với hai cánh giơ lên, và khi người đó hét lên, "Cứu! Tôi đang bị cháy"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Obliko ognja lahko vidimo kot človeka z roko na vsaki strani. Videti je, kot da kriči: "Na pomoč!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Tvar OHNĚ je člověk s rukama po stranách, jakoby zoufale křičel: "Pomoc! Já hořím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ако формата на огъня е човек с 2 ръце от двете страни, сякаш пищи истерично "Помощ, горя!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --אם צורת האש היא של אשה עם שתי זרועות משני הצדדים, כאילו צורחת בטירוף,
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --إذا كان شكل النار يبدو كامرأة لها ذراعان بكلا الجانبين، كما لو أنها تصرخ باهتياج قائلة،
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --両側に広げている人のようなら まるで取り乱して こう叫んでいるようです 「助けて!火事なの!」
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.A reduzida salinidade levou também à diminuição da abundância dos copépodes, o principal alimento das larvas.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.Dadurch breitet sich der extreme Sauerstoffmangel auf ein größeres Gebiet aus.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.La menor salinidad ha mermado también las poblaciones de copépodos, el alimento básico de las larvas.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.Prognózy pre budúcu oceánsku klímu Baltskej oblasti hovoria o pokračujúcich nárastoch zrážok a poklese vstupov
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.Salinitatea redusă a avut ca urmare şi scăderea cantităţii de copepode, hrana principală a larvelor de cod.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.Suolapitoisuuden lasku on vähentänyt myös hankajalkaisia, jotka ovat turskan toukkien pääravintoa.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.To z kolei przyczynia się do geograficznej ekspansji strefy anoksji.
Azalan tuzluluk oranı da larvaların temel besini olan kopepodların azalmasına yol açmıştır.Že majhno zmanjšanje slanosti lahko prevesi tehtnico in spremeni sestavo baltskega habitata.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Cedi-joukkue on löytänyt Mustangin ryhmän sektorilla C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Cedi-patruljen har opsporet og angrebet Mustang i sektor C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Cedi-patrullen har upptäckt och attackerat Mustang i sektor C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.El Pelotón Cedi del sector oeste ha descubierto e interceptado al grupo de Mustang en el sector C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Esquadrão Cedi no sector oeste descobriu e tratou do grupo do Mustang, no sector C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.La squadra Cedi nel settore Ovest ha scoperto e attaccato il gruppo di Mustang nel settore C75.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Na zachodzie oddział Cedi natknął się w sektorze C75 na grupę Mustanga.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Η Ομάδα στον δυτικό τομέα ανακάλυψε και απασχόλησε στον C75 την ομάδα του Μάστανγκ.
Batı bölgesindeki Cedi Ekibi C75 sektöründe Mustang'in grubunu görmüş ve ateş açmış.Отряд Седи в западном секторе обнаружил и открыл огонь по группе Мустанга в секторе С75.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.Dans certains pays, ce choix thérapeutique a conduit à une augmentation rapide du nombre de patients traités.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.In alcuni paesi questa opzione terapeutica ha determinato rapidi aumenti del numero di pazienti trattati.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.În anumite †≤ri, aceast≤ op†iune de tratament a condus la creªteri rapide ale num≤rului de pacien†i trata†i.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.I nogle lande har denne behandlingsmulighed medført en hastig stigning i antallet af behandlede klienter.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.I vissa länder har denna behandlingsmetod lett till en snabb ökning av antalet behandlade patienter.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.Néhány országban ez a kezelési lehetőség a kezelt páciensek számának ugrásszerű növekedéséhez vezetett.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.V nekaterih državah se je zaradi te možnosti zdravljenja hitro povečalo število zdravljenih uživalcev.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.V některých zemích tato alternativa léčby vedla k rychlému nárůstu v počtu léčených pacientů.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.V niektorých krajinách táto možnosť liečenia viedla k rýchlemu zvýšeniu počtu liečených klientov.
Bazı ülkelerde bu tedavi seçeneği, tedavi edilen hastaların sayısın da hızlı artışlara yol açmıştır.Θεραpiεία υpiοκατάστασης οpiιοειδών
Ben kadar sıçradı önce ve aslında koridor giden kapıyı açmıştı benim sandalye.제가부터 leaped 전에 실제로 복도에 선도적인 문을 열어 놓았다 내 의자.
Ben kadar sıçradı önce ve aslında koridor giden kapıyı açmıştı benim sandalye.ו פתחה למעשה את הדלת המובילה למסדרון לפני שאני זינק הכיסא שלי.
Ben kadar sıçradı önce ve aslında koridor giden kapıyı açmıştı benim sandalye.وفعلا فتحت الباب المؤدي الى الممر قبل أن قفز من أعلى مقعدي.
Ben kadar sıçradı önce ve aslında koridor giden kapıyı açmıştı benim sandalye.私の椅子。 "、待って"私は"私はあなたがしたい..."、叫んだ"私は、夜に再びあなたと食事ができない、"彼は、
Ben söylerken aynı zamanda bu eklemi açmış oluyorsunuz.Allo stesso tempo, come ho detto, aprite questa giuntura.
Ben söylerken aynı zamanda bu eklemi açmış oluyorsunuz.Al mismo tiempo, como les decía, uno abre esta unión.
Ben söylerken aynı zamanda bu eklemi açmış oluyorsunuz.Dans le même temps, comme je le dis, vous ouvrez cette articulation.
Ben söylerken aynı zamanda bu eklemi açmış oluyorsunuz.Gleichzeitig, wie gesagt, öffnen Sie dieses Gelenk.
Ben söylerken aynı zamanda bu eklemi açmış oluyorsunuz.동시에, 아까 얘기 했듯이 이 관절을 열어서

İlgili Sayfalar