açmış ile cümle
açmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1837'de Rus İmparatorluğu'ndaki ilk Çince okulunu açmıştır.1837 – avati Tartu vene elementaarkool.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Domino oleks peaaegu surma saanud, kui orkaan Katrina 2005. aastal ta kodulinnast üle käis.
Lyon taraftarı oğlunun doğmasının ardından kendisi için pankart açmıştır.Dryden võttis oma poja pärast selle sündi endale.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.See tekitas aga vastuolusid nii juriidilisel kui poliitilisel pinnal.
Özellikle son 2 bölümde büyük savaş büyük bir çığır açmıştır.)Kirjutas peamiselt Teisest maailmasõjast (Suurest Isamaasõjast).
Blackwater şirketi ise davacılara 10 milyon dolar değerinde karşı dava açmıştır.Esindas Siim Kallast advokaadina kohtuprotsessis 10 miljoni dollari afääri asjus.
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (2 13 brugerrum i 4 EU-lande og Norge (
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (2 13 in vier EU-Ländern und Norwegen (
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (2 13 professioneel toezicht drugs kunnen worden gebruikt (
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (Kilenc másik országból 0–2 esetet jelentettek.
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (Stati membri dell’Unione europea e in Norvegia (
2 13 tüketim merkezlerinin açılmasına yol açmıştır (W dziewięciu innych krajach odnotowano od zera do dwóch przypadków.
46'nın açılımı bu. 43 de 40+3 ile aynı şeydir. Bunları daha önce açmıştık.46 er altså det samme som 40 plus 6, og 43 er det samme som 40 plus 3. .
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.EEA JELZÉSEK 2009 / TENGEREK / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.MILJÖSIGNALER 2009 / HAVSMILJÖN / 27 överlevnadsfrekvens för äggen och fler ungfiskar.
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.SEGNALI AMBIENTALI 2009 / AMBIENTE MARINO / 27 dal 1978 al 1983 è merito di quattro fattori.
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.SEÑALES DE LA AEMA 2009 / MEDIO MARINO / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.SIGNAUX DE L'AEE 2009 / ENVIRONNEMENT MARIN / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.SINAIS DA AEA 2009 / MARINHA / 27 causaram afluxos de salinidade nas águas do Mar do Norte.
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.SYGNAŁY 2009 EEA / MORZA / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.YMPÄRISTÖSIGNAALIT 2009 / MERET / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.ΣΗΜΑΤΑ ΕΟΠ 2009 / ΘΑΛΑΣΣΙΟ ΠΕΡΙΒΑΛΛΟΝ / 27
AÇA İŞARETLER 2009 / DENİZCİLİK / 27 olmasına yol açmıştır.СИГНАЛИ НА ЕАОС 2009 / МОРСКИ СВЯТ / 27
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.A fickó szétszedte, és az egyik darab, amit kivett belőle, egy lendkerék volt.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Ceasornicarul l-a dezmembrat, şi unul din lucrurile pe care le-a scos a fost unul dintre balansiere.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.De man haalde het uit elkaar, en haalde er onder andere een vliegwiel uit.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Der Mann nahm sie auseinander und unter den Dingen, die er herausnahm, war eines der Balanceräder.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Et le type l'a démontée, et une des choses qu'il a retirée était l'un des balanciers.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Hodinář je rozebral, a jedna z věcí, které vyndal bylo jedno z balančních koleček.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.그래서 시계공은 시계를 분리했죠. 그리고 그가 평형 바퀴 중 하나를 끄집어냈습니다.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.L'uomo lo smontò ed uno dei componenti che aveva estratto era una ruota di bilanciamento.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Người thợ mở chiếc đồng hồ ra và kéo ra từ đó một chiếc vòng điều chỉnh.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.O homem desmontou-o, e uma das coisas que retirou foi uma das rodas de balanço.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Si pembuat jam membuka kerangka jamnya lalu mengeluarkan roda-roda keseimbangan dari dalamnya.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Urmageren skiller det ad, og en af de ting, som han tager ud, er et af tandhjulene
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Zegarmistrz rozebrał zegarek, wyjmując ze środka między innymi koło balansu.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Ο άνθρωπος το ξήλωσε, και ένα από τα πράγματα που έβγαλε από μέσα ήταν ένα από τα μπαλάνζια.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.И човекът го разглобил, и едно от нещата, които извадил било балансиращото колело.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.І хлопець розібрав його, одна з частин що він витяг, була одним з балансуючих коліщат.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Часовщик разобрал механизм часов и вытащил маятник.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.והשען פירק את השעון ואחד החלקים שהוא פירק היה אחד מגלגלי האיזון
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.فقام الساعاتي بفك قطع الساعة واخذ يقوم بتنظيفها وواحدة من تلك القطع كانت عجلات التوازن
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.取り出した部品の一つに はずみ車がありました その作業を見て客は気付きました
Adıma 5-6 bin sterlin borç alınmıştı. Daireme taşınan insanlar adımı kullanarak farklı hesaplar açmışlar.Omdat de mensen in mijn flat zijn gaan wonen, mijn naam hebben gebruikt om verschillende rekeningen te openen.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Ako vychádzali z miestnosti, zapol rádio na stole.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Ale wychodząc lekarz włączył radio stojące na jego biurku.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Ampak ko sta zapuščala sobo, je prižgal radio na svoji mizi.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.A odešli. Ale jak odcházeli z pokoje, zapnul rádio, které měl na stole.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Când au ieșit doctorul a pornit radioul de pe birou.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.De ahogy elhagyták a szobát, az orvos bekapcsolta a rádiót, ami az íróasztalon volt.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.그런데, 방을 나가면서 의사는 책상 위에 있던 라디오를 켜고 나갔습니다.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Lähtiessään lääkäri laittoi radion päälle.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Maar voordat ze de kamer verlieten, zette hij de radio aan die op zijn bureau stond.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Mais quand ils quittèrent la pièce, il alluma la radio posée sur son bureau. Et quand ils quittèrent
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Ma quando lasciarono la stanza egli accese la radio appoggiata sulla scrivania.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Mas, antes de saírem, ele ligou o rádio que tinha na secretária.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Men på vej ud af rummet, tændte han for en radio der stod på hans skrivebord.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Men så fort dom hade lämnat rummet satte han på radion som stod på hans skrivbord.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Nhưng khi họ bước ra, ông bác sĩ bật chiếc đài đặt trên bàn của ông ấy.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Pero al salir de la sala, él encendió la radio que estaba sobre su escritorio.