açmış ile cümle

açmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zorunlu göç gerek Türk, gerek Yunan ekonomisinde yaklaşık 20 yıl süren ağır bir krize yol açmıştır.רוסיה הצארית לקחה חלק במלחמה הטורקית הגדולה שנמשכה כ-20 שנים.
Buna benzer bir durum, İrlanda'da büyük bir patates kıtlığına yol açmıştır.דוגמה למקרה כזה היא הגורם לתקופת רעב תפוחי האדמה הגדול באירלנד.
Bu durum Alman halkında büyük tepkiye yol açmıştı.דבריו גרמו לתגובה חריפה של ממשלת גרמניה.
İzlanda'dan sürülünce Grönland' a yelken açmış ve oraya yerleşmişti.משם הגיע להלסינקי והפליג ארצה.
1544 yılında İstanbul’da Tahtakale’de iki Suriyeli Arap ilk kahvehaneyi açmışlardır.בשנת 1554 נפתח בית הקפה הראשון באיסטנבול על ידי שני סוחרים סורים.
Bu durumun Amerikalı izleyiciler tarafından fark edilmesi ise birçok çelişkinin doğmasına yol açmıştır.בהערכה כיצד ומתי אוכלסו האמריקות קיימות נקודות מחלוקת רבות.
Onun ölümü dünyada yeni bir sayfa açmıştır.נראה כי ניסה לפתוח דף חדש בחייו.
Konferans, sömürgeci yönetimlerin dünyanın değişik bölgelerini hızla işgal etmelerinin önünü açmıştır.הרכב המועצה מבטיח מראש חלוקה בין האזורים השונים בעולם.
Bu iklim değişimlerini, Yeryüzü yörüngesindeki değişmelerin yol açmış olması teziyle açıklamaya çalıştı.Той се опитва да покаже, че те произлизат от промени в земната орбита.
Dosya paylaşımı telif hakkı sorunlarını gündeme getirir ve birçok dava açmıştır.Правния дебат около споделянето на файлове причинява много съдебни дела.
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.През 1988 година основава адвокатска кантора.
Üstelik tetikçiler senatörün adını vererek yukarı çıkmışlar ve onlara da kapıyı itirafçı açmıştır.После двамата адютанти повдигнаха американеца и го доведоха при нас.
2007'de Tjörn Nordik su renkleri Müzesi bünyesinde bir sergi açmıştır.2007 г. – Открит е Музей на киселото мляко в с. Студен извор.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Неговата смърт предизвиква масови демонстрации.
Bu cevap iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştır.Това довело до нарастване на напрежението между двамата.
Esasen Donanma, kısa bir süre sonra Byzantion'a yelken açmıştır.Скоро след това корабът е ескортиран до Сурабая.
Bu talep artışı, organik üretim yapılan tarım alanlarının artışına yol açmıştır.Това сериозно засилва натиска на увеличаващите се земеделски земи върху горите.
Otuzun üzerinde kişisel sergi açmıştır.Реализирал е над тридесет самостоятелни изложби.
Bu konferans Uluslararasi Tarım Enstitüsü'nün kurulmasına yol açmıştır.По този начин става възможна Международната конференция за учредяване на ООН.
Bununla birlikte gelişen çevresel etmenler durumun olumsuz hale gelmesine yol açmıştı.След него наследниците му успяват да успокоят положението.
Müze kapılarını ziyaretçilere resmen 2001 yılında açmıştır.Светилището е отворено за посетители през 2003 година.
Her iki alanda da çığır açmıştır.U oba područja je briljirao.
Bu durum Katolik İspanyollar arasında vatansever duyguların oluşumuna yol açmıştır.Ta je pobjeda rezultirala valom patriotskog sentimenta među katoličkim Španjolcima.
Bu konferans Uluslararasi Tarım Enstitüsü'nün kurulmasına yol açmıştır.Rezolucijom konferencije za osnivanje nacionalnog osnivačkog vijeća Kosova.
Önceki incelemelerin sonuçları, burada çıkarsama yapılması gereken çok ilginç sonuçlara yol açmıştır.Na osnovi rezultata prethodnog eksperimenta, napravljena su izvjesna poboljšanja koja je trebalo ispitati.
Fransisken tarikatı, Mostar'da 1895 tarihinde Hersek'in ilk üniversitesini açmıştır.Franjevci su osnovali i prvo sveučilište u Mostaru 1895.
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.S tim niskim kamatima počeo je ubrzani rast cijena nekretnina u SAD.
Güller demet demet çiçek açmış.")Umijesto koga ruža cvijeta - prev.
İşçilerine zarar verilmesi Schindler'in şikayetlere ve hükümetten tazminat taleplerine yol açmıştır.Kada bi Nijemci ozlijedili njegove radnike, Schindler bi odmah ulagao prigovore vladi.
Fakat Denise Richards 2. çocuğuna hamile iken eşine boşanma davası açmıştı.Njezin suprug Dennis Quaid zbog preljuba je zatražio razvod.
Bestelerinde halk müziği öğelerini etkin biçimde kullanarak bando müziği besteciliği alanında çığır açmıştır.U posljednje vrijeme, mediji mnogo pozornosti posvećuju plagijatima na području zabavne glazbe.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.V roku 2000 miestna komunita otvorila synagógu a kultúrne centrum.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.Vojnové straty a masový exodus spôsobili, že sa počet obyvateľov značne znížil.
Tomurçuk ve Çiçek açmış hali.Zbiera sa koreň a kvet.
Eser o zaman akademik çevrelerde oldukça büyük eleştirilere yol açmıştır.Tento prístup si vyžiadal značnú kritiku akademickej obce.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Zdrvený žiaľom a zúfalstvom, odhodlal sa k činu, ktorý dovtedy žiadny smrteľník nevykonal.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.No i táto skutočnosť sa na zlepšení vzťahu medzi manželmi neprejavila.
IRA ve İrlanda’nın bağımsızlığından yana olanlar ise kurum ayrımı yapmayarak işgalcilere karşı savaş açmıştı.Potom ako získali majetok a moc, podporovali hnutie za osamostatnenie Írska.
Her iki alanda da çığır açmıştır.V obeh mestih je tudi razstavljal.
20. yüzyılda daha başka salgın hastalıklar da ölümlere yol açmıştır.V 20. stoletju se je pojavilo več resnejših izbruhov bolezni.
Temel olarak, Bizans mimarisi, batıda, Romanesk ve Gotik mimarilerine yol açmıştır.Končno je bizantinska arhitektura na Zahodu omogočila karolinško, romansko in gotsko arhitekturo.
Lefkoşa Havalimanı'nın durumu İngiltere ve Türkiye arasında bir krize yol açmıştır.Reševanje njenega tovora bi skoraj povzročilo vojno med Britanijo in Portugalsko.
Claudius'un ölümü Agrippina'nın kendi oğlu 17 yaşındaki Luciuc Domitius Nero'nun önünü açmış oldu.Klavdijeva smrt je odprla pot na prestol Agripininemu sinu, sedemnajstletnemu Luciju Domiciju Neronu.
Harry'nin Üçbüyücü Turnuvası'ndan kazandığı 1000 Galleon sayesinde bu dükkânı açmışlardır.Za to je zaslužen tudi Harry, ki jima da 1000 guldov, ki jih je dobil, ko je zmagal na Trišolskem turnirju.
Müze kapılarını ziyaretçilere resmen 2001 yılında açmıştır.Muzej je septembra 2001 odprl vrata za javnost.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Domenili so se za sestanek v Los Angelesu.
Bu konu büyük bir teorik ve pratik araştırma alanı açmıştır.Temu je sledil izreden teoretični in eksperimentalni razmah področja.
Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açmışlardır.Z ženo delata v odvetniški pisarni v Celju.
Bu yıl üniversite Tıp bölümünü he hizmete açmıştır.To leto obnovijo tudi podružnično šolo na Rudniku.
Ancak, Son yıllarda Fransa'nın sonuçları biraz hayal kırıklığına yol açmıştır.Pastaraisiais metais, Prancūzijos rezultatai šiek tiek nuviliantys.
1970'lerden bu yana dünyayı dolanarak eğitmenlik yapmış ve meditasyon merkezleri açmıştır.Nuo 1970-ųjų keliauja po pasaulį, skaitydamas paskaitas ir vesdamas meditacijos kursus.
Bu film kendisine Hollywood’a giden yolu da açmış oldu.Ši rolė jai atvėrė kelius į Holivudą.
Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açmışlardır.Vėliau su savo žmona sugulė Tindarėjas.
Oyun bittiğinde, masaya en çok seriyi açmış olan oyuncu oyunun galibi olur.Kai baigia kariauti kariaujantys žaidėjai, laimėtoju tampa didžiausio rango kortą ant stalo padėjęs žaidėjas.
18 bilimsel adaylık ve 2 bilimsel doktorası açmıştır.Parengė 20 mokslo daktarų ir 4 habilituotus mokslo daktarus.
Bu fikirler Schrödinger denkleminin keşfine yol açmıştır."Šiuo požiūriu man pavyko suformuluoti Hjumo indukcijos problemą“.
Özellikle son 2 bölümde büyük savaş büyük bir çığır açmıştır.)Antrojo pasaulinio karo pabaigoje čia vyko smarkūs mūšiai.
Ancak, Son yıllarda Fransa'nın sonuçları biraz hayal kırıklığına yol açmıştır.Viimastel aastatel on Prantsusmaa tulemused jäänud tagasihoidlikeks.
Borçlanma, sermaye akınına yol açmış, bu da ülke kaynaklarının kurutulmasına neden olmuştur.Nende mahasurumiseks oli ta sunnitud võtma laene, mis viisid riigi võlgadesse.
Dişleri birçok tartışmya yol açmıştır.Välja olid löödud mitmed Kingi hambad.

İlgili Sayfalar