açlık ile cümle
açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Dan seperti yang saya katakan, ada keinginan kuat untuk berubah di luar sana.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.En zoals ik al zei, er is daarbuiten overal honger naar verandering.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.És én mondom: nagyon nagy a változás iránti éhség odakint!
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Et comme je le dis, il y a un désir de changement à prendre en compte.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.그리고 제가 말했듯이, 밖에는 변화를 향한 갈망이 있습니다.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Și cum ziceam, e o foame de schimbare în lume.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Und wie ich sagte, gibt es einen Hunger nach Veränderung dort draußen.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Όπως είπα, ο κόσμος διψάει για αλλαγή.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.И както казах, има жажда за промяна.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.Как я сказала, люди изголодались по переменам.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.וכפי שאני אומרת, יש רעב לשינוי בעולם.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.وكما أقول، هناك جوع للتغيير في هذه الأماكن.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.ここアメリカでも 今回の大統領選で 変革への切望をご覧になったでしょう
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Alebo hlad či choroby.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Atau kelaparan atau penyakit.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Fame, malattie.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Głodzie lub chorobach.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.또는 기아와 질병 문제의 해결에 참여할 수 있는 것입니다.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Nebo o hladu, či různých nákazách.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.O el hambre o las enfermedades.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Of honger of ziekte.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Ou a fome ou as doenças.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Ou la faim ou les maladies.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Sau foamea ori boala.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Голоде или болезнях.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.Голод чи хвороби.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.או רעב או חולי.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.أو الجوع أو المرض.
Veya açlık veya hastalıklarla ilgili muhabbete katılabilirsiniz.世界は他にも普遍的な言語があります
www.aclikoyunlari.net facebook.com/aclikoyunlarinet twitter.com/aclikoyunlari www.aclikoyunlari.netЯ никуда не денусь...
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Být snězen kanibaly, rozdrcen bouřkami, vyhladovět k smrti dřív, než dorazí k pevnině.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Da jih pojedo ljudožerci, da jih bijejo nevihte, da umrejo od lakote preden dosežejo kopno.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Essere mangiati da cannibali, squassati da tempeste, morire di fame prima di raggiungere la terraferma.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Être mangés par des cannibales, être battus par les tempêtes, mourir de faim avant d'atteindre la terre.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Kannibálok vacsorájának lenni, a viharok csapásait állni, halálra éhezni, mielőtt elérnék a szárazföldet.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.식인종에게 잡아 먹히는 것, 폭풍에 난파당하는 것, 그리고 육지에 도달하기 전에 굶어 죽는 것.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Làm mồi cho những kẻ ăn thịt, bị tấn công bởi những cơn bão, hay đói đến chết trước khi đến đất liền.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Opgegeten worden door kannibalen, gegeseld worden door stormen, van honger omkomen alvorens land te bereiken.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Să fie mâncați de canibali, loviți de furtuni, să moară de foame înainte de a găsi pământ.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Ser comidos por caníbales, golpeados por tormentas o morir de hambre antes de tocar tierra.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Serem comidos por canibais, serem maltratados por tempestades, morrerem à fome antes de chegarem a terra.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Von Kannibalen gegessen, von Stürmen gebeutelt, verhungert, bevor sie Land erreichen würden.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Zjedzenie przez kanibali, zatopienie przez sztormy czy zagłodzenie w podróży?
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.Бути з'їденими канібалами, загинути через шторм чи померти голодною смертю.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.להיאכל ע"י קניבלים, להיפגע מסערות, לגווע למוות לפני שיגיעו ליבשה.
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.ليؤكلوا بواسطة أكلي لحوم البشر, وليضربوا بالعواصف و ليجُعوا حتى الموت قبل الوصول إلى البر
Yamyamlar tarafında yenmek, fırtınalar tarafından hırpalanmak, karaya ulaşamadan açlıktan ölmek.陸に着く前に 飢え死にするか・・・ そんな恐怖が 想像力を支配し
Yemeğin zehirli olabileceğinden mi korkuyorsun? Kendini açlıktan öldürmek mi istiyorsun?Boisz się, że jest zatrute? chcesz się zagłodzić na śmierć?
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Albowiem dla niedostatku i głodu samotni byli, i uciekali na niepłodne, ciemne, osobne, i puste miejsce;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói kém thiếu thốn, đi gậm cạp đất khô hóc, Từ lâu đã bỏ hoang vắng vẻ.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói_kém thiếu_thốn , đi gậm cạp đất khô hóc , Từ lâu đã bỏ_hoang vắng_vẻ .
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De er uttæret av nød og sult; de gnager på den tørre mo, som allerede igår var ørk og øde;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De míngua e fome emagrecem; andam roendo pelo deserto, lugar de ruínas e desolação.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Desséchés par la misère et la faim, Ils fuient dans les lieux arides, Depuis longtemps abandonnés et déserts;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.die vor Hunger und Kummer einsam flohen in die Einöde, neulich verdarben und elend wurden;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.disfatti dalla indigenza e dalla fame, brucano per l'arido deserto
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.그들은 곧 궁핍과 기근으로 파리하매 캄캄하고 거친 들에서 마른 흙을 씹으며
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Mereka lapar dan menderita sekali, sehingga makan akar kering di gurun yang sunyi
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nebo chudobou a hladem znuzeni, utíkali na planá, tmavá, soukromná a pustá místa.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nedostatkom a hladom zmorení, tí, ktorí obhrýzali vypráhlu zem, šero pustiny a púšte,