açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Dat is waar het onbewuste brein naar verlangt.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.De asta e înfometată mintea inconştientă.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Đó là cái mà những tâm trí vô thức khao khát tới.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.É isso de que a mente inconsciente tem fome.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Eso es lo que ansía la mente inconsciente.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Ez az, amire a tudatalatti elme éhezik.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Itulah yang selalu dirindukan pikiran tak sadar.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.이것이 무의식적인 마음이 목말라 하는 것입니다.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Po tom touží nevědomá mysl.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Po tom túži podvedomie.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Questo è quello di cui ha fame la mente inconscia.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Tego właśnie pragnie podświadomy umysł.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Για τέτοια διψά το ασυνείδητο.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Саме цього прагне несвідомий розум.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Това е, за което жадува подсъзнанието.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.Это то, чего жаждет подсознание.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.זה מה שהמוח הבלתי-מודע רעב לו.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.تلك الاشياء التي يتعطش لها العقل اللا واعي.
Bilinçdışı zihnin açlık duyduğu budur.私たちは恋愛時に
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Być nie, hang, błagam, głodować, śmierć i 'na ulicach, Na, przez moją duszę, ja partacz uznać cię,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Egy légy sem, hang, könyörgök, éhezni, die i "az utcán, Mert a lelkem, én semmire elismerni téged,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du ikke hænge, tigge, sulte, dør jeg 'på gaden, Thi ved min sjæl, jeg ne'er anerkender dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,En du inte vara, hänga, tigga, svälta, dö i "gatorna, för, av min själ, jag drönarna erkänner dig,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,너, 기다려 구걸, 굶어, '거리에서 내가 죽으면, 위해, 내 영혼으로, 나는 쓸모없는 인생이 그대를 인정 겁니다되지 않습니다,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,O ai fi, nu atârnă, implor, mor de foame, mor i "pe străzi, Pentru, prin sufletul meu, voi ne'er te recunosc,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Te olla, roikkua, kerjätä, nälkää, kuolevat i 'katuja, Sillä minun sieluni, minä kulkumiesten tunnustaa sinut,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Un ser que no, cuelgue, ruego, de hambre, me muero "las calles, porque, por mi alma, yo nunca te reconocen,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vam ni, visi, prosim, stradajo, i die "ulice, Za, po moji duši, bom Nikoli ti priznati,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás není, pověsit, prosím, hladovět, umřít i "na ulici, U, v mé duši, budu tě ne'er vědomí,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Vás nie je, zavesiť, prosím, hladovať, umrieť i "na ulici, U, v mojej duši, budem ťa ne'er vedomie,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Да не, подожди, прошу, голодать, умирать я 'улицы, Действительно, по мою душу, я никогда признают тебя,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,Един не се мотае, просят, гладувам, аз ще умра на улицата, Защото, от душата ми, ще никога да ти признае,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,אתה לא תהיה, לתלות, להתחנן, להרעיב, למות אני ברחובות, שכן, על ידי הנשמה שלי, אני לעולם לא יהיה להכיר אותך,
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,لأنك لا معطلا ، التسول ، تجويع ، ويموت ط 'في الشوارع ، لأنه ، من قبل نفسي ، وأنا سوف ne'er نعترف اليك ،
Bir değil, asmak, dilenmek, açlıktan, 'sokaklarda ben ölmek için ruhumu, ben serseri seni kabul,、信頼to'tあなたを熟考する、私は偽証したことはないでしょう:も鉱山が良いtheeを決してしないものものです。
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Atunci vom genera ceva ce ne-ar plăcea tuturor să avem - un echilibru între foame şi starea de îndestulare.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Damit würden wir etwas erzeugen, dass wir alle gerne hätten: Ein Gleichgewicht zwischen Hunger und Sättigung.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Då skulle vi kunna skapa något som alla skulle vilja ha -- en balans mellan hunger och mättnad.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Então geraríamos uma coisa que todos nós gostaríamos de ter -- um equilíbrio entre a fome e a saciedade.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Generovali by sme niečo, čo by každý z nás rád mal - rovnováhu medzi hladom a nasýtením.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.In quel caso produrremmo qualcosa che tutti noi vorremmo avere: un equilibrio tra fame e sazietà.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Khi đó chúng ta sẽ tạo ra -- một thứ mà ai cũng muốn -- sự cân bằng giữa đói bụng -- và thỏa mãn.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Kita akan menghasilkan sesuatu kita semua ingin memiliki -- keseimbangan antara rasa lapar dan rasa kenyang.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.우리는 무엇이라도 만들어 냅니다 여러분 모두는 배고픔과 포만감 사이에서 균형을
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Luego generaríamos algo, que a todos nos gustaría tener, un equilibrio entre el hambre y la saciedad.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Moglibyśmy stworzyć coś, co każdy z nas chciałby mieć -- balans pomiędzy głodem a sytością.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Έτσι θα κατορθώναμε κάτι που όλοι μας επιθυμούμε -- μια ισορροπία μεταξύ πείνας και κορεσμού.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тогава ще създадем нещо, което всички от нас биха искали да имат - баланс между глада и насищането.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тогда мы бы получили то, что каждый из нас хотел бы иметь -- баланс между голодом и насыщением.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тоді ми б отримали те, що кожен з нас хотів би мати -- баланс між голодом і насиченням.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.שעלינו לדבר בה עם המוח שבקרביים כדי שאותותיו יהיו כה חזקים שהמוח הגדול לא יוכל להתעלם מהם?
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.مما يدفعنا لنولد شيئاً جميعناً يعرف ذلك التوازن بين الجوع
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.ある状態を生み出します 空腹と飽食の 均衡状態です
Bugüne kadar bir çok mülteci açlıktan öldü.Plusieurs réfugiés sont morts de faim.
Bugüne kadar bir çok mülteci açlıktan öldü.Многие беженцы умирают от голода.
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık,A maioria das histórias africanas hoje em dia, falam de fome,
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık,Die meisten Geschichten aus dem Afrika von heute erzählen von Hunger,
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık,Hầu hết những câu chuyện về Châu Phi Họ nói về nạn đói,
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık,요새 아프리카에 대한 얘기 대부분이 기근과 HIV(인간면역결핍바이러스)
Bu günlerde çoğu Afrika hikayesi, açlık, HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.De meeste Afrikaanse verhalen dezer dagen gaan over hongersnood, hiv en aids, armoede of oorlog.

İlgili Sayfalar